Sahiden de Hükümet asgari ücretlileri, emeklileri “Sefalet ücretine mahkûm etmemesi gerekirdi”.
Bunu ben demiyorum, Cumhur İttifakı ortağı Sayın Bahçeli diyor.
*
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı:
“Bugün ne yapıyorsak emekliler için, kadınlarımız, gençlerimiz emekçilerimiz, emektarlarımız için yapıyoruz.” dese de hepsinin de durumu ortada.
Sayın Bahçeli’nin de ifadesiyle, hükümet, asgari ücretlileri ve emeklileri bu yıl da sefaletten kurtaramadığını eğip bükmeden söylüyor.
Bu durumda özellikle o insanlar için hayat geçtiğimiz yıldan çok daha kötü olacak.
*
Açlık artacak…
Umutlar yarım kalacak…
Gençler evlenemeyecek…
Dedeler torunlarına bu yıl da harçlık veremeyecek...
Yanlarına giderlerken torunlarına bir şey alamamanın acısını…
Hüznünü…
Ve mahcubiyeti yaşayacaklar.
Maalesef, bugünün iktidarı asgari ücretlisine, emeklisine tam da bunları yaşatıyor!
Bu duruma AKP hariç, MHP dahil bütün milletvekilleri tepkililer.
*
Haksızlar mı?
Değiller.
İktidar söyleminde samimi mi?
Sanmıyorum!
Eğer İktidar asgari ücretlisine ve emeklisine samimi olmuş olsaydı, onları “Sefalet ücretine’ mahkûm etmezdi.
Etmemeliydi.
*
Sayın Bahçeli:
“Emeklilerin sefalet ücretine mahkûm edilmemesi gerektiğini” belirtmiş.
“Onların insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine ulaşmaları için gerekirse elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymalıyız” demiş.
Keşke “Koyarız” demiş olsaydı.
Sayın Bahçeli’nin bu ifadesi ne yalan söyleyeyim bana ‘Popilist’ bir ifade imiş gibi geliyor.
Sayın Bahçeli’ye İnanmıyor muyum?
Siyasetin bir ikna sanatı…
Sakinleştirme, umut verme sanatı olduğunu ve benim ülkemde yıllardır da bu yöntemin uygulandığını biliyorum. Oysa Sayın Bahçeli’nin bu durumu düzeltme etkisi olduğu halde ‘Gövdesini taşın altına koymaya’ gerek duymadan, söylem yerine eylemi denemiş olsa Sayın Bahçeli, her konuda desteklediği Erdoğan’ı ikna edebilir.
*
Saadet Partisi, İstanbul Milletvekili Sayın Bülent Kaya’nın, asgari emekli maaşının asgari ücrete eşlenmesi için Meclis’e sunulan kanun teklifine dikkat çekerek:
“5 milyon emeklinin yaşam koşullarını iyileştirmek için gövdeyi taşın altına koymaya gerek yok, sadece ‘Evet’ oyu vermek yeter” diyor.
*
Onun nasıl olacağı da çok belli.
Verilen teklif mecliste okunmasının ardından, sayın vekillerin oylarına sunulduğunda ‘Evet’ anlamına gelen eller havaya kaldırılacak.
Sonra ne olacak?
Sonra yine -bu hayat pahalılığında- çok bir şey olmayacak, ama kötünün iyisi olacaktı elbette.
*
Oysa bugün eller havaya kaldırıldığında 20 bin liraya mahkûm edilen emeklilerin kısmen de olsa asgari ücret seviyesinde maaş alacak olmaları, onların biraz daha rahatlamasına neden olacak.
Sayın Bahçeli’nin gövdesini taşın altına koyma yerine, elini kaldırması halinde kimse ezilme riski taşımayacak.
*
Demem o ki Sayın Bahçeli ile birlikte bu tasarıya MHP gurubunun el kaldıracak olmaları kendileri için küçük bir dokunuş olsa da o insanları tebessüm etmelerine neden olacağı da bir gerçek.
*
Olmazlar mı yoksa!
Yoksa ben çok şey mi istiyorum?