Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası enflasyon ara hedefini ve yıl sonu tahminlerini değiştirme kararı aldı.

Daha birkaç ay önce yüzde 18 olarak açıklanan 2026 yıl sonu enflasyon tahmini şimdi yüzde 26’ya çıkmış durumda.

Ara hedef ise yüzde 16’dan yüzde 24’e yükseltildi.

Bu arada Merkez Bankası yıllardır kullandığı “tahmin aralığı” uygulamasını da kaldırdı.

Merkezin bu kararı oldukça önemli.

Çünkü tahmin aralığını kaldırarak aslında, “Ekonomide işler kötü, enflasyonda kontrolü kaybettik.” itirafında bulunuyor.

***

Ekonomi yönetimi uzun süredir “En kötüsü geride kaldı.”, “Dezenflasyon süreci başladı.”, “Enflasyon daha da düşecek.” geyikleri yapıyordu.

Geyik diyorum; çünkü bu açıklamalara 5 yaşındaki çocuk bile inanmıyordu.

Ama ne yazık ki inanılması imkânsız bu söylemler üzerinden vatandaşa düşük ücret zamları yaptılar.

Şimdi de çıkmış pişkin pişkin;
“Enflasyon düşmüyor… Fiyatlar inmiyor…”
deyip kürsülerinden inip sırça köşklerine gidiyorlar.

***

İyi de söyleyip kaçmak bu kadar kolay mı?

Bu bahsettiğiniz sadece rakam olsa neyse de siz bu rakamlarla milletin içinden geçmediniz mi?

Hedef enflasyon ayağı ile millete düşük maaş zamlarını ben mi yaptım?

Milletin alım gücünü kim düşürdü?

Fiyatlar her geçen gün biraz daha artarken, sabit gelirli vatandaş kimin yüzünden fakirleşti?

Onun için yok öyle söyleyip kaçmak.

Madem resmî olarak itiraf ettiniz, vatandaşın gelirini de artırmak zorundasınız.

***

Şimdi size tavsiyem…

Hemen “sırça köşklerden” çıkın ve etrafınıza bakın.

Bakın bakalım millet sizin yüzünüzden ne halde.

Markette, pazarda zam üstüne zam yağan ürünleri vatandaş sizin yüzünüzden bakıp bakıp alamıyor çünkü.

Uçuşa geçen kirasını ödeyemeyen kiracı ile ev sahibi sizin yüzünüzden gırtlak gırtlağa geldi.

Elektrik, doğalgaz ve su faturalarını ödeyemeyen vatandaş sizin yüzünüzden kışı battaniye altında geçirmek zorunda kaldı.

Sizin yüzünüzden millet; bırakın eti; domates, biberi bile yiyemez duruma düştü.

Bugün milyonlarca aile sizin yüzünüzden açlık sınırının altına mahkum oldu.

Sizin yüzünüzden insanlar artık markete ihtiyaç listesiyle değil, bütçe hesabıyla giriyor.

Onun için öyle “Söyledim, kaçtım.” yok!

***

Bitti mi?

Tabiki bitmedi…

Eskiden vatandaş markette ürün seçerdi. Şimdi sizin yüzünüzden gramaj seçiyor.

Eskiden çocuklarına istediği meyveyi alan aileler, şimdi sizin yüzünüzden tane hesabı yapıyor.

Bir kilo peynir almak eski Türkiye’de normaldi, şimdi sizin yüzünüzden “ertelenecek kalemler listesine” girdi.

Onun için öyle “Söyledim, kaçtım.” yok!

***

Madem Merkez Bankası olarak durumu itiraf etmek zorunda kaldınız, o zaman gereğini de yapacaksınız !!!

Çünkü sizin düşük ücret politikanız nedeniyle vatandaş bitmiş durumda.

Çünkü son üç yıldır milyonlarca çalışana, emekliye ve memura sizin “hedef enflasyon” saçmalığınız üzerinden zam yapıldı.

Bırakın gerçek hayat pahalılığını, gerçekleşen resmî enflasyon bile baz alınmadı.

Şimdi ise çıkıp karşımıza “Hedefi değiştiriyoruz.” diyorsunuz.

Onun için öyle “Söyledim, kaçtım.” yok!

***

Peki tamam, hedefi değiştirdiniz de bizim maaşlar ne olacak?

Size göre her şey sadece rakamdan ibaret olabilir ama vatandaş rakamla ekmek almıyor.

İnsanlar sizin yüzünüzden bırakın ay sonunu, ay ortasına bile getiremiyor.

Millet sizin yüzünüzden borç batağına batmış durumda.

Milyonlarca vatandaş sizin yüzünüzden icralık.

Memleket resmen survivor oldu.

Sizin yüzünüzden artık mesele seçim değil, hayatta kalma mücadelesine döndü.

Sizin yüzünüzden;
Orta sınıf bitti.

Sizin yüzünüzden;
Asgari ücret açlık sınırına ezildi.

Sizin yüzünüzden;
“Gariban” dediğiniz emeklinin maaşı harçlık düzeyine düştü.

Ev, araba alabilen; çocuk okutabilen; yılda bir kez tatil planı yapabilen insanlar sizin yüzünüzden temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz durumda.

Sizin yüzünüzden, bugün Türkiye’de insanlar artık “Hangi ürünü alayım?” sorusunu sormuyor. Artık “Hangi üründen vazgeçeyim?” sorusunu konuşuyor.

Sizin yüzünüzden insanlar “Kaç kilo et alayım?” demiyor. “Etin yerine ne koyabilirim?” diyor.

Sizin yüzünüzden tatile gitmek yerine parkta yürüyüş yapmayı “tatil” sayıyor.

Sizin yüzünüzden çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamadığı için okuldan alıp işe veriyor.

Sizin yüzünüzden Üniversite kazanan gençler, şehir dışında kira ödeyemem diye okuldan vazgeçiyor.

Sizin yüzünüzden sağlık giderlerini karşılayamadığı için doktora gitmeyen, ilaçlarını yarım kullanan insanlar var.

Sizin yüzünüzden gençler evlenemiyor.

Sizin yüzünüzden evlenen gençler çocuk yapamıyor.

Sizin yüzünüzden emekliler yokluktan arka sokaklardaki berduş otellerinde koyun koyuna kalıyor.

İşte tüm bu olanlar da sizin yüzünüzden.

Onun için öyle “Söyledim, kaçtım.” yok!

***

“Hedef enflasyon” dediğiniz şey sizin için sadece bir rakam olsa da bizim için bunun çok ötesinde.

Sizin için sadece rakam olan bu veri, bizim için yaşamın ta kendisi.

Tam da bu nedenle pişkin pişkin “Hedefi değiştirdik.” deyip kürsüden inemezsiniz.

Madem enflasyonun yüksek olduğunu itiraf ettiniz, vatandaşın gelirini de acilen düzeltmek zorundasınız.

Bakın, şu oranda bu oranda zam yapın demiyorum.

Acilen Düzeltme diyorum.

Çünkü ortada artık normal ekonomik şartlar yok.

Ekonomi yönetimi bu “talep enflasyonu” ezberini bir kenara bırakarak vatandaşın maaşını yoksulluk ve açlık sınırına göre yeniden düzenlemek zorunda.

Asgari ücreti en az yoksulluk sınırının yarısına,

Emekli maaşını eskisi gibi asgari ücretin yüzde 110’u seviyesine,

Ortalama maaşı ise yoksulluk sınırıyla eşit pozisyona getirmek zorunda.

Çünkü mesele artık yalnızca ekonomi değildir.

Mesele toplumsal denge meselesidir.
Mesele aile yapısı meselesidir.
Mesele gençlerin geleceği meselesidir.
Mesele bu ülkenin ayakta kalabilme meselesidir.
Mesele BEKA meselesidir.