Bir köşede ufuk çizgisine doğru uzanan demiryolu hattı, sessizce zamanı kat ederken, başka bir köşede teknoloji ve doğa yeni bir başlangıç için el sıkışıyor. İsviçre’nin yemyeşil vadilerinde, alçakgönüllü raylar artık sadece demir değil, enerji de taşıyor. Güneşin sadece gökyüzünde değil, artık raylarda da parladığı bir tarih yazıldı.

***

Bu kez İsviçre’den gelen haber, küresel enerji dönüşümüne dair yeni bir sayfa açtı. Neuchatel’den Alp Dağları’na uzanan demiryolu hattı üzerine yerleştirilen güneş panelleri, Sun-Ways adlı İsviçreli girişimin cesur vizyonuyla buluştu. Dünyanın ilk sökülebilir güneş enerjisi santrali artık rayların üzerinde hayat buluyor. Toplamda 18 kW gücünde bir elektrik üretim kapasitesine sahip olan bu santral, klasik enerji üretim alışkanlıklarını sarsacak türden.

***

Gözünüzde canlandırın: Hızla ilerleyen bir trenin altındaki raylar sadece metali değil, güneşi de taşıyor. 48 adet 385 W gücündeki panel, trenlerin altından geçen rüzgarın esintisiyle birleşerek elektrik üretiyor. Bu panellerin ürettiği enerji, yaklaşık 500 metre uzaktaki kamu şebekesine akıyor. Kurulum, Scheuchzer SA tarafından tasarlanan ve günde 1.000 metrekare panel döşeyebilen özel bir makineyle yapılmış. İsviçre’nin 5.300 kilometrelik demiryolu ağı düşünülünce, bu teknolojiyle yılda 1 TWh’ye kadar elektrik üretmek mümkün. Bu, ülkenin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 2’si demek.

***

Ama asıl soru şu: Türkiye bu oyunda nerede? Türkiye gibi geniş demiryolu ağına sahip, güneş zengini bir ülke neden bu trene hâlâ atlamadı? Elbette jeopolitik koşullar, altyapı gereksinimleri ve yatırım maliyetleri bu sorunun en bariz cevapları fakat daha derin bir mesele var: Yenilikçi düşünceyi ve teknolojik cesareti raylara dökebilmek. Ülkemizin güneş enerjisi potansiyeli tartışılmaz ama bunu raylara taşıyacak vizyon gelişmeye açık duruyor.

***

Belçika, Fransa, Endonezya, İsrail ve Güney Kore gibi ülkelerin temsilcileri, İsviçre’deki bu açılışta hazır bulundu. Bu ülkeler de benzer sistemleri kendi demiryolu ağlarında denemeyi planlıyor. Peki Türkiye neden bu listenin dışında? Yeterli irade, finansman ve mühendislik gücüyle bu teknolojiyi Anadolu'nun dört bir yanına yaymak hayal değil.

***

Belki de yeni bir dönemin kapısındayız. Raylarda sadece trenlerin değil, enerjinin de hareket ettiği, yenilikçi bir geleceğin kıyısında bekliyoruz. O güneş, bir gün bizim raylarımızı da ısıtacak mı? Zaman gösterecek.

***

Bu vizyonu gerçeğe dönüştürecek adımları atmak, gelecekte enerji bağımsızlığına giden rayları döşemek demek. Bize düşen, bu treni kaçırmamak.