Yeni anayasa diyenlere bakıyorum, bu anayasanın neyine karşı olduklarını söyleyemiyorlar. Bütün dedikleri, sivil bir anayasa.

Bir anayasayı siviller yapınca sivil, askerler yapınca darbe anayasası olmuyor. Darbecilerden daha otokrat, daha baskıcı siviller tanıyoruz.

Bu anayasanın yüzde 75’i AKP yapımı. Şimdi aynı AKP sivil anayasa yapalım diyor. Anayasanın yüzde 75’ini değiştirirken siz sivil değil miydiniz?

Dertleri başka, maksat Erdoğan’ın kaydı hayat şartı ile iktidarını temin etmek.

CHP’ye yapılan operasyonun arkasında da aynı zihniyet ve düşünce yatıyor. Türkiyenin artık birinci partisi olan CHP’nin kolunu kanadını kırarak seçim kazanmak istiyorlar. Hukuk, adalet kimsenin umurunda değil, hedefe ulaşmak için her yol mübah görülüyor.

CHP’li belediyelerde iddia edilen oranda bir yolsuzluk olmuş mudur? Hiç sanmıyorum, yapanlar elbette vardır ama hepsini toplasanız bir AKP’li ilçe belediyesinde dönen fırıldaklar kadar etmez.

Herkes bu soruşturmaların yolsuzlukları önleme hassasiyetinden kaynaklanmadığını biliyor. Öyle olsa yargının her biri birer rüşvet ve yolsuzluk batağına dönen iktidar belediyelerinden başlaması gerekirdi. Melih Gökçek niye görevden alındı? İstanbul Büyük Şehir belediye başkanı Topbaş niçin istifa ettirildi? Bütün CHP’li belediyelerle ilgili iddiaları toplasanız,

Gökçek’in Dinazorlu parkında kamuya verdiği zararın yüzde biri etmez. Adil olan önce buradan başlar.

Hukuk hepimize lazım. İnsanlar gider devlet kalır. Bir gün biri çıkıp bugün muhalefete uygulanan kin hukukunun aynısını bugünün güçlülerine de uygular. Doğru olan kendimize nasıl muamele edilmesini istiyorsak başkalarına da öyle muamele etmektir.

Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı yok, yeni anayasayı Erdoğan ile DEM partililer istiyor, Erdoğan kendisi için, DEM partililer amaçları için istiyorlar. Kişiye özel veya etnik bir grubu tatmine yönelik anayasa olmaz. Anayasalar toplumsal mutabakat metinleridir. Kişisel ihtiraslar yeni bir anayasanın gerekçesi olamaz. Millet, anayasa değil huzur, adil yönetim, refah, birlik istiyor. Bunları gerçekleştirmenin yolu, Erdoğan’ı daha fazla güçlendirmek değil, milleti güçlendirmektir. Gücü dağıtmak, paylaştırmak yerine bir kişide toplamak demokrasiden, hukuktan, adaletten uzaklaşmaktır. Onun için her gün biraz daha geri gidiyor, her gün biraz daha batıyoruz.