
Artık adeta müzminleşmiş kötü bir alışkanlığımız, ülkemizin değerli insanlarının kıymetini onlar yaşarken bilmemektir. Ne zaman ki böyle bir değerimizi kaybederiz, ardından onu övme, takdir etme ve hizmetlerini anlatma yarışı başlar. Söylenenler, anlatılanlar o kişiyi tanımayanlarca bazen abartı gibi görünse de yüzde 99 doğrudur. Bunları okuyup dinleyince ne kadar önemli bir değerimizi yitirdiğimizi anlarız. Gönül ister ki milletimizin değerlerine vefa ve saygımızı onlar aramızdan ayrılmadan gösterebilelim. Bu kişiler için düzenlenen toplantı, konferans gibi etkinlikler ve hazırlanan armağan kitaplar, onlara sağlığında vefa gösterme vasıtalarından ilk akla gelenler.
Deneyimli meslektaşım Hüseyin Sarıkoç, böyle bir armağan kitaba imza atarken milliyetçi camia adına da geç kalmış tarihi bir görevi yerine getirdi. Adına armağan kitap hazırlanan kişinin 12 Eylül darbesi sonra açılan, “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası”nın efsane avukatı Şerafettin Yılmaz olması Sarıkoç’un bu çalışmasının önemini ortaya koymaya yetiyor. Sarıkoç, “Yakınlarının Kaleminden Şerafettin Yılmaz” adıyla Ötüken Neşriyat’tan çıkan armağan kitap için milliyetçi cenahın “Şeref Ağabey”i Şerafettin Yılmaz’ı yakından tanıyan yüze yakın isimle tek tek konuşmuş. Bunlar arasında pek çok tanınmış akademisyen, siyasetçi, hukukçu, gazeteci, iş ve kültür insanı yer alıyor.
Kitabın girişinde, “Zor zamanlarda ortaya çıkan dava ve gönül adamı Şerafettin Yılmaz” başlığıyla yer verilen kapsamlı söyleşiyle Hüseyin Sarıkoç ustalığını gösterirken tarihe de not düşüyor.
Gelelim işin öznesi değerli büyüğümüz Şerafettin Yılmaz’a... 12 Eylül sonrası 220 idam istenen 587 sanıklı “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası”nın avukatlığını hiçbir maddi karşılık beklemeden üstlenen bu ülkü devinin ismini milliyetçi camiada bilmeyen yok gibidir. Türk milliyetçilerinin o ateşten günlerinde, kurduğu ekibiyle birlikte gösterdiği fedakarlıkla tarih yazmıştır.
220 idam talepli bu “ünlü dava” 7 yıl sürmüş, yapılan çetin savunmaların ardından 5 idam ve bazı sanıklara da kısa süreli hapislerle sonuçlanmış, Yargıtay safhasındaki yargılamada ise verilen 5 idam hükmü de bozularak büyük bir hukuk zaferine imza atılmıştır. Bu davanın sonuçlanmasının ardından 20 yıllık fiili avukatlığını 1987 yılında sonlandırıp cübbesini çıkaran Şerafettin Yılmaz halen Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Türk Kültürüne Hizmet Vakfı’nda çok değerli yayınları ve etkinlikleriyle Türk milletine karşılık beklemeden hizmet etmeyi sürdürüyor. Vakıf faaliyetleri ile ömrünün kalanını Türk kültürüne adayan Şerafettin Yılmaz; Avukat, öğretmen, siyaset ve iş insanı, dava adamı, vakıf başkanı, ağabey, baba, dede, amca… Kendisiyle okul, mesai ve dava arkadaşlığı yapmış isimlerin anlatımlarıyla Şerafettin Yılmaz’ı daha yakından tanırken Türkiye’nin yakın siyasi geçmişine dair de pek çok yeni şeyler öğreniyoruz bu armağan kitaptan.
Eserde, Taha Akyol, Namık Kemal Zeybek, Tevfik Yamantürk, Cezmi Bayram, Ahmet Malkan, Köksal Anadol, Prof. Dr. Abdurrahman Küçük, Prof. Dr. Ahat Andican, M. Sinan Genim, Musa Serdar Çelebi, Prof. Dr. Suphi Saatçı, Prof. Dr. Fahameddin Başar, Bilge Erdem, Derviş Koyuncu, Murat Denizhan Kakaç, Adnan İslamoğlular, Ali Osman Mola, Dr. Tarık Sülo Cevizci, Cevat Saraç, Şaban Gülbahar ve çok sayıda siyasetçi, akademisyen, hukukçu, gazeteci, iş ve kültür insanının Şerafettin Yılmaz’a ilişkin hatıraları ve değerlendirmeleri yer alıyor.
Hüseyin Sarıkoç’un hazırladığı armağan kitap vesilesiyle ben de ismen tanıdığım ancak bugüne kadar cismen karşılaşmadığım değerli büyüğümüz Av. Şerafettin Yılmaz’ı tanıma fırsatı buldum. Sultanahmet’teki Türk Kültürüne Hizmet Vakfı merkezinde beni ağırlayıp sohbetinden nasiplendiren Yılmaz, “Mutlaka okuyunuz” diyerek bana çok önemli bir kitap daha hediye etti:
“Dava’nın Davası / Kurgulanmış Bir Davanın Arka Planı”

Üç yıl kadar önce Ötüken Neşriyat’ın yayımladığı ve MHP davasının tüm seyrini ve belgesel hikayesini anlatan kitap, o dönem Av. Şerafettin Yılmaz’ın ekibinde bulunan Raşit Demirtaş ve Mahir Durakoğlu’nun olağanüstü emek ve gayretiyle ortaya çıkmış. Siyasi tarihimiz için çok önemli olan ve Türk milliyetçiliğinin yargılandığı bu davanın arşivi bu kişilerin fedakar çalışmalarıyla yok olmaktan ve unutulmaktan kurtulup kitaplaşmış.
MHP lideri Alparslan Türkeş 1 numaralı sanığı olduğu ve 220 ülkücünün idamının istendiği, 12 Eylül sonrasına damga vuran bu tarihi davayı ayrıntılarıyla öğrenmek isteyenler için kaçırılmayacak bir kaynak eser.
Ötüken Neşriyat
Tel:(0216) 546 03 50
++++++