Yargıtay, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında bırakılan ev hizmetleri, tarım ve hayvancılık gibi alanlarda çalışan milyonlarca işçiyi yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, bu sektörlerde çalışanların iş sözleşmelerinin haksız feshedilmesi durumunda ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmetti.
Yargıtay'dan emsal karar: Artık o meslekteki milyonlarca kişi tazminat alacak
Yargıtay, İş Kanunu kapsamı dışındaki ev hizmetleri ve tarım işlerinde çalışanlar için emsal bir ihbar tazminatı kararı aldı. Karara göre, kanun kapsamında bulunulmasa dahi belirsiz süreli sözleşmeyle çalışanlar, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca ihbar tazminatı alabilecek.
Kaynak: İHA
Oy birliğiyle alınan kararda, bu çalışanların ihbar tazminatı haklarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerine tabi olduğu belirtildi. Dava konusu olayda, bir at çiftliğinde 5 yıl boyunca kesintisiz çalışan Z.M. ve S.M. isimli karı koca, tazminatsız şekilde işten çıkarıldı.
İş Mahkemesinin kapısını çalan çiftten S.M., çiftlikteki 15 at, 1 inek ve iki köpeğin bakımından, ahır temizliğinden ve bahçe işlerinden sorumlu olduğunu; eşi Z.M.’nin ise ev işleri ve yemekle ilgilendiğini beyan etti. İş sözleşmelerine haksız ve ihbarsız son verildiğini iddia eden çift; kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, yıllık izin ve tatil alacaklarının tahsilini talep etti.
Davalı çiftlik sahibi ise S.M.'nin at bakıcılığı yaptığını, bu nedenle taleplerinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu. Davacının gün içinde sadece birkaç saat çalıştığını, geri kalan zamanlarda boş kaldığını ileri süren işveren, davanın reddini talep etti.
Davayı gerçekleştiren 1. İş Mahkemesi, at bakıcılığı yapan S.M.’nin seyis olarak görev yapması nedeniyle İş Kanunu hükümlerinden yararlanamayacağına karar verdi. Eşi Z.M.’nin de ev hizmetlerinde çalıştığını belirten mahkeme, ilgili kanunun ev hizmetlerini hariç tutan maddesi gereğince her iki davacının da taleplerini geri çevirerek davanın reddine hükmetti.
Yerel mahkemenin ret kararının ardından dosya temyiz edilerek Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin gündemine geldi. Dosyayı inceleyen daire, işverenin feshin haklı bir gerekçeye dayandığını kanıtlayamadığını ve dosyaya herhangi bir devamsızlık tutanağı sunmadığını saptadı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işin niteliği gereği işçilerin kıdem tazminatına hak kazanamayacağını teyit etse de ihbar tazminatı konusunda ezber bozan şu kararı verdi:
“Davalı işverence dosyaya davacılar hakkında işe gelmedikleri iddia edilen günlere ilişkin herhangi bir devamsızlık tutanağı ibraz edilmemiştir. Belirtilen hususlar ve dosya kapsamı dikkate alındığında; davacıların iş sözleşmelerinin davalı işverence feshedildiği ancak ispat yükü üzerinde olan işverence feshin haklı nedene dayalı olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Şu hâlde yapılan işin niteliği göz önünde bulundurularak davacılar kıdem tazminatına hak kazanamasa da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 432 ve 438. maddeleri uyarınca ihbar tazminatı hakkı kazandıklarından, sözü edilen alacağın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir.’