Apo yakalandığında, hayatını kurtarmak için yapmadığı şaklabanlık kalmamıştı. İşbirliği yapmaya hazır olduğunu söylemiş, defalarca Türk bayrağını öpmüş, yalvaracak noktaya gelmişti.

Apo’yu sorgulayanlar ve o dönemin ANASOL-M hükümeti, çözülmüş, tükenmiş Apo’yu televizyona çıkarıp işini bitirmemişti. Öcalan televizyona çıkarılıp sorguda söyledikleri tekrarlatılsaydı bugün farklı bir gündemimiz olurdu.

Niye çıkarmadılar sorusu hala bir muamma. Apo gibi çözülmüş bir kişi başka bir ülkenin eline geçseydi onu günlerce televizyonlardan indirmezlerdi. Lideri çözülen örgütü darmadağın ederlerdi.

Bitmiş Apo’yu televizyona çıkarıp konuşturmayanlar 25 yıl sonra özgüvenini kazanmış, Suriye’de emellerine ulaşmış Apo’yu meclise konuşmaya çağırdılar. Çektiği videoyu yandaş televizyonlarda yayınladılar. Onun çizdiği yol haritası ile terör ve bölücülük sorununu çözmeye çalışıyorlar. Ortada gerçekten bir devlet aklı olsaydı Apo yakalandığı gün yakarışlarını tekrar etmesi için ekranlara çıkarılır, örgüt başından vurulurdu.

Şimdi onu sorgulayanlar hava atıp geziyor, kimse bu haini niye teşhir edip işini bitirmediniz diye sormuyor.

Öcalan’ın mahkemedeki tutumundan dolayı bile yüzlerce terörist Örgütü bırakıp Kuzey Irak veya Avrupa’ya göçmüştü. Ülkeyi yönetenler hem onu itirafçı yapmadılar hem de asmayıp içeride tutarak daha da büyüttüler. Dün sorguculara yalvaran adam bugün iktidarla pazarlık yapıyor. Bu ülkenin esas muhtaç olduğu şey liyakatli devlet adamlarıdır. Tam bir kaht-ı rical hali yaşıyoruz. Üç cümleyi bir araya getirip konuşamayana bilge, ülkenin hiç bir temel sorununu çözememiş olana ‘dünya lideri’ diyoruz. Onun için de iki yakamız bir araya gelmiyor, yalanla, propaganda ile çoklu medya taarruzu ile oyalanıp duruyoruz. Bu kafa ve bu politik akılla hiçbir mesele çözülmez. Ucuz nutukların ayran kabartıcı sözleriyle kendi kendimizi aldatıp dururuz. Ülkede sanki hiç akıllı adam yokmuş gibi Apo’nun talebi ile komisyon kuruluyor. Apo, bu komisyona CHP mutlaka girmeli diyordu. O öyle diyordu diye Cumhur ittifakının bileşenleri de Özgür Özel’e “gel bu masaya otur yaramazlık etme” dediler. Özgür Özel de ben uslu bir çocuğum diyip,gidip masaya oturdu. Elimizde geriye net, açık siyasetiyle bir İYİ parti ve Dervişoğlu kaldı. Zafer partisininde hakkını yemeyelim. O da net bir duruş sergiliyor. Artık iki masa var; Apo’nun masası Müslüman Türk milletinin masası.İsteyen istediği masaya oturabilir, bizim masamız belli. Sonuna kadar ülkemizin birliğinden, milletimizin refahından ve devletimizin, dilimizin, bayrağımızın tekliğinden yana olacağız. Ya Apo’yla ya milletle... Not: Bugün Marmara bölgesinde geçerli sebebi olanlar haricinde buluşacağımız adres İYİ Parti’nin Bursa mitingidir.