Altın piyasasında yüksek tahvil getirileri, kısa vadeli faiz oranları ve güçlenen ABD doları baskı oluşturmaya devam ediyor.
WisdomTree rakam verdi: Altın 2027'de hangi seviyede olacak? (1 Ekim)
ABD merkezli küresel şirket WisdomTree Emtia ve Makroekonomik Araştırma Başkanı Nitesh Shah, yüksek tahvil getirileri ve güçlü doların altını kısa vadede baskıladığını belirtti. Shah, buna karşın altının önümüzdeki 12 aylık seyrine dair pozitif bakışını koruyarak rakam tahmininde bulundu.
WisdomTree Emtia ve Makroekonomik Araştırma Başkanı Nitesh Shah, değerli metalin uzun vadeli görünümüne ilişkin iyimser değerlendirmelerde bulundu.
Shah, mevcut koşulların altın açısından kısa vadede zorlu bir tablo oluşturduğunu söyledi.
Ancak yatırımcıların faiz ve tahvil getirilerindeki yükselişe fazla odaklandığını savundu.
Shah’a göre, bu gelişmelerin orta vadede farklı bir etki yaratması mümkün.
Shah, özellikle küresel borçluluk seviyesinin altın açısından önem taşıdığını belirtti.
ABD kamu borcundaki artışa dikkat çeken Shah, tahvil getirilerinin uzun süre olağanüstü düşük seviyelerde kalmasının sürdürülebilir olmadığını ifade etti.
Federal Rezerv’in küresel finansal kriz sonrasında biriktirdiği yüksek miktardaki tahvil varlıklarını azaltmasının da bu süreçte etkili olduğunu söyledi.
Shah, yüksek faizlerin kısa vadede altının cazibesini azaltabileceğini vurguladı.
Ancak mali baskıların ve borçların sürdürülebilirliğine ilişkin sorunların daha uzun vadede değerli metal açısından destekleyici bir ortam yaratabileceğini belirtti.
Altın açısından bir diğer önemli unsurun enflasyon olduğunu dile getirdi.
Shah, piyasa verilerinde enflasyon beklentilerinin görece istikrarlı kaldığını söyledi.
Buna karşın tüketicilerin yüksek fiyatlara ve tekrarlanan enflasyon şoklarına daha fazla alıştığını ifade etti.
Shah, tüketicilerin önemli bir bölümünün enflasyonun kısa sürede yüzde 2 seviyesine döneceğini düşünmediğini belirtti.
Altın piyasasındaki psikolojinin yatırımcıların piyasa bazlı enflasyon beklentilerinden ziyade günlük hayatın içindeki tüketici algısına daha yakın olabileceğini savundu.
Merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına almak amacıyla faizleri yükseltebildiğini belirten Shah, para politikasının küresel emtia piyasalarında meydana gelen jeopolitik kaynaklı arz sorunlarını ortadan kaldıramayacağına dikkat çekti.
Hava koşullarından kaynaklanabilecek yeni arz problemlerinin de fiyat baskılarının devam etmesine yol açabileceğini söyledi.
Bu nedenle enflasyon baskılarının merkez bankalarını kısa vadede daha sıkı politikalara yöneltebileceğini belirtti.
Shah, altın açısından asıl önemli gelişmenin tahvil piyasasındaki borç dinamikleri olduğunu ifade etti.
Shah, kısa vadede yüksek getiriler, faiz oranları ve güçlü doların altın üzerinde baskı oluşturmayı sürdürebileceğini kaydetti.
Buna rağmen altın fiyatlarının yılın kalan bölümünde ons başına 4 bin doların üzerinde kalmasını beklediğini söyledi.
Önümüzdeki 12 aylık döneme ilişkin tahminini de paylaşan Shah, devam eden ekonomik belirsizlik ortamında enflasyonun yavaşlamasıyla tahvil getirilerinin gerileyebileceğini ve ABD dolarının zayıflayabileceğini belirtti.
Bu koşulların gerçekleşmesi halinde altın fiyatının 12 ayda ons başına 5 bin dolara yaklaşabileceğini öngördü.
Shah, önümüzdeki yıl altın açısından olumlu bir görünüm bulunduğunu belirtirken, tahvil piyasasındaki olumsuz koşulların sürmesi ve mevcut beklentilerin gerçekleşmemesi durumunda fiyatların büyük ölçüde yatay seyretmesinin de mümkün olduğunu ifade etti.
NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi vermemektedir.