Türkiye'deki 26 milyon konutun 6 milyonu deprem riski taşıyor. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, özellikle 1980 ile 2000 yılları arasında inşa edilen binaların acilen incelenerek güçlendirilmesi veya kentsel dönüşüme dahil edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Türkiye'nin en riskli binaları belli oldu
Türkiye’de milyonlarca konut için deprem alarmı verildi. Uzmanlar, özellikle belirli yıllar arasında inşa edilen yapılar için dikkat çeken uyarılarda bulunuyor. Peki neler yapılmalı? İşte detaylar...
Kaynak: Haber Merkezi
Hıdır Çak, Türkiye'deki binaların durumuna yönelik kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Türkiye’de bina yaşına ilişkin son kapsamlı çalışmanın TÜİK tarafından 2021 yılında hane halklarına sorularak yapıldığını belirten Çak, son 5 yılda inşa edilen yeni binaların da hesaplamaya eklenmesiyle Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon konut bulunduğunu kaydetti. Konutların bir kısmının boş, ikinci veya üçüncü konut ya da satış aşamasında olduğunu aktaran Çak, aktif kullanılan konut sayısının yaklaşık 26 milyon olduğunu özellikle belirtti.
‘Türkiye’de ortalama bina yaşı 25 olarak karşımıza çıkıyor’
Hıdır Çak, “Türkiye’de bina yaşının hesaplanması ile ilgili en son çalışma 2021 yılında TÜİK tarafından yapıldı. Bu verilerin üzerine biz İnşaat Mühendisleri Odası olarak son 5 yılda yapılan yeni binalarımızı da eklediğimiz zaman Türkiye genelinde 36 milyon konut olduğunu, yaklaşık 26 milyon konutun ise aktif olarak kullanıldığını görüyoruz” diye konuştu.
‘Yaş tek başına binanın güvenliliğini göstermez’
Bina yaşının tek başına yapının güvenli olup olmadığını ortaya koymadığını vurgulayan Çak, özellikle 1980-2000 yılları arasında yapılan çok katlı yapıların risk açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu kriterlere göre yaklaşık 6-7 milyon konutun risk havuzunda bulunduğu görünüyor. Dolayısıyla Türkiye’deki risk havuzunda bulunan 6 milyon civarındaki konutun incelenmesini, risk analizlerinin yapılmasını, gerekirse deprem performans analizleriyle beraber binaların risk durumlarının çıkarılmasını bekliyoruz.
Aslında yaş bize doğrudan bir binanın güvenli olup olmadığıyla ilgili çok önemli bir parametre verisi sunmuyor. Ama eğer binamız 1998 deprem yönetmeliğinden önce yapıldıysa yani 1975 deprem yönetmeliğine göre yapıldıysa, çok katlıysa, elle beton dökülmüşse, binamızda çok ağır çıkmalar varsa bu aslında binamızın bir ölçüde riskli olduğu izlenimi verir” dedi.
'Risk havuzundaki binaların deprem performans analizi yapılmalı'
Risk havuzunda bulunan konutlar için öncelikle ön inceleme yapılması gerektiğini belirten Çak, “Risk havuzunda bulunan bu konutlar için ilk olarak ön incelemeler yapılmalıdır. Karot, profometre gibi birtakım çalışmaların ardından laboratuvarda elde edilen verilerle birlikte bilgisayar ortamında bir modelleme çıkarılmalı, bu modellemeyle deprem performans analizleri ölçülmelidir.
Sonuç riskli çıkarsa bina ya güçlendirilmeli ya da güçlendirme maliyeti çok yüksek çıkarsa yıkılmalı ve yeniden yapılmalıdır. Ama çok fazla riskli binanın bir arada olduğu ada bazlı ya da mahalle bazlıysa bölgenin kentsel dönüşüm alanı ilan edilerek yeniden planlanması ve yeniden yapılanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.