İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, bu yaz etkili olması beklenen “Süper El Nino”nun Türkiye’de sıra dışı hava olaylarını artırabileceğini söyledi. Uzmanlara göre sıcaklık rekorları, uzun süreli kuraklık, orman yangınları ve ani sel olaylarında artış yaşanabilir.
Süper El Nino alarmı: Orman yangınları, ani seller, kavurucu sıcaklar ve fırtına…
Pasifik Okyanusu’nda etkisini artırması beklenen Süper El Nino, Türkiye’de sıcak hava dalgaları, kuraklık, orman yangınları ve ani sel riskini yükseltebilir. Uzmanlar Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu için kritik uyarılarda bulunurken, sonbaharda medicane tipi fırtınaların görülebileceğini belirtti.
EL NİNO NEDİR?
El Nino, Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşan doğal bir iklim olayı olarak tanımlanıyor. Bu durum atmosferdeki rüzgar sistemlerini ve yağış düzenlerini değiştirerek dünya genelinde hava olaylarını etkileyebiliyor.
SÜPER EL NİNO İÇİN KRİTİK UYARI
Tağıl, El Nino’nun Türkiye üzerinde doğrudan etkili olmadığını ancak atmosferik dolaşımı değiştirerek dolaylı sonuçlar oluşturabileceğini belirtti. Küresel ısınmanın etkileriyle birleşen güçlü bir El Nino sürecinin iklim sistemi üzerinde daha sert sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.
GEÇMİŞ YILLARDA ETKİLERİ GÖRÜLDÜ
Prof. Dr. Şermin Tağıl, geçmişte yaşanan güçlü El Nino dönemlerinde dikkat çekici iklim olaylarının görüldüğünü hatırlattı. Özellikle 1997-1998, 2015-2016 ve 2023-2024 dönemlerinde kuraklık ve orman yangınlarında ciddi artışların kaydedildiğini söyledi.
Bu yaz dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tağıl, sıcak hava dalgalarının daha sık görülebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yaz mevsiminin stabil bir yaz olarak değil, zaman zaman sıcaklıkların yüksek olduğu, kuraklığın şiddetli olduğu, yangın frekansının yüksek olduğu bir yaz olarak gerçekleşeceğini öngörüyoruz ama aynı zamanda da kısa süreli ekstrem hava olaylarıyla da bu dönemin zaman zaman parçalanacağını öngörebiliriz.”
SONBAHARDA FIRTINA VE SEL RİSKİ ARTABİLİR
Uzmanlara göre yaz boyunca deniz yüzeyi sıcaklıklarında yaşanacak artış, sonbahar aylarında şiddetli hava olaylarını tetikleyebilir. Özellikle Akdeniz ve Karadeniz’de ortalamanın üzerindeki sıcaklıkların etkili olması bekleniyor.
Tağıl, kuzeyden gelecek soğuk hava kütleleriyle sıcak denizlerin birleşmesinin kuvvetli sağanak, fırtına ve medicane (Akdeniz’de görülen tropikal benzeri fırtına) olarak adlandırılan tropikal benzeri sistemler için uygun koşullar oluşturabileceğini belirtti. “Özellikle yaz sonunda, yaz boyunca biriken deniz yüzeyi sıcaklıkları ile Akdeniz ve Karadeniz'de gözlemlediğimiz ortalamanın üzerindeki sıcaklıklar, sonbahar mevsiminde kuzeyden sokulacak soğuk hava kütleleriyle birleştiğinde, fırtınalar, kuvvetli sağanaklar ve yer yer Akdeniz'e özgü tropikal benzeri fırtına olan medicane olayları için uygun koşullar oluşturabilir. Bu durumun özellikle Doğu Akdeniz'de etkili olabileceği öngörülmektedir.” dedi.
YENİ SICAKLIK REKORLARI KAPIDA
Prof. Dr. Tağıl, Süper El Nino etkisinin yalnızca bu yazla sınırlı kalmayabileceğini ve 2027’ye kadar devam edebileceğini ifade etti. Özellikle 2026 ve 2027 yıllarında sıcaklık rekorlarının yeniden kırılabileceğine dikkat çekildi.
Tağıl, “2026-2027 döneminde sonbahar mevsiminin daha sıcak ve mevsim normallerinin üzerinde geçeceğini öngörüyoruz ancak ortalamaların üzerindeki bu sıcaklıklara ekstrem hava olaylarının da eşlik etmesi bekleniyor. Özellikle orman yangınları ve sel olaylarının daha sık yaşanabileceği bir dönem öngörüyoruz, hatta 2026 yazında ve 2027 boyunca yeni sıcaklık rekorlarının kırılması da olası görünüyor.” ifadelerini kullandı.
BÖLGELERE GÖRE RİSKLER DEĞİŞİYOR
Uzman değerlendirmelerine göre Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kuraklık riskinin daha da artması bekleniyor. Karadeniz Bölgesi’nde ise aşırı yağış ve sel olaylarının öne çıkabileceği belirtiliyor.
Prof. Dr. Şermin Tağıl, yaşanabilecek sürecin yalnızca meteorolojik bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Enerji, tarım, su yönetimi ve afet planlaması açısından hazırlık yapılmasının önemine dikkat çeken Tağıl, özellikle su kaynaklarının korunması ile kuraklık ve yangın riskine karşı önlemlerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.