Axios’ta yer alan habere göre, ABD Başkanı Donald Trump, hükümetin kapanmasını, uzun süredir hedef aldığı federal bürokrasiyi zayıflatmak ve yürütme yetkisini güçlendirmek için stratejik bir hamleye dönüştürdü. Trump, bu süreci "önlenemez bir fırsat" olarak nitelendirdi ve uygulamaya koyduğu adımlar, kurumlar üzerindeki denetimin giderek ortadan kalktığını ortaya koyuyor.

Trump, geçtiğimiz Perşembe günü Beyaz Saray Bütçe Direktörü Russ Vought ile bir araya gelerek, “Demokratlara ait” olduğunu öne sürdüğü federal kurumlarda kesinti yapılmasını ele aldı. Bu görüşmenin ardından temiz enerji projelerine ayrılmış yaklaşık 8 milyar dolarlık fonun 16 Demokrat eyalette iptal edildiği açıklandı. Ayrıca New York’taki 18 milyar dolarlık altyapı yatırımı da askıya alındı. Bu adımlar, Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries’e açık bir siyasi mesaj olarak yorumlandı.

ORDU, AKADEMİ VE HUKUK KURUMLARI DA HEDEFTE

Axios’un aktardığına göre Trump:

800’den fazla general ve amirale hitaben yaptığı konuşmada, şehirleri “eğitim alanı” ilan ederek iç düşmanlara karşı “savaşa hazırlık” çağrısı yaptı,

Üniversitelere, muhafazakâr konuşma özgürlüğünü ve katı cinsiyet tanımlarını şart koşan, 10 maddelik bir federal fon anlaşması sundu,

Adalet Bakanı Pam Bondi’ye, siyasi rakiplerine dava açması yönünde açık baskı uyguladı, ardından eski FBI Başkanı James Comey hakkında iddianame hazırlandı,

FBI Direktörü Kash Patel’in, Charlie Kirk’ün öldürülmesinin ardından Anti-Defamation League’yi “terör örgütü gibi davranmakla” suçlayarak kurumla tüm ilişkileri kestiği ifade edildi,

Trump’ın ayrıca Microsoft’tan, Biden döneminde görev almış Lisa Monaco’yu görevden almasını istediği; Intel CEO’sunu ise Çin bağlantısı gerekçesiyle istifaya zorladığı öne sürüldü.

Beyaz Saray basın ofisinden gelen yanıt mesajlarında kapanmanın sorumlusu olarak "Demokratlar" gösteriliyor. Bu tür partizan mesajlar federal yasa ve etik kuralları ihlal edebilir.

Trump’ın yürütme gücünü genişletme girişimlerinin hukuki sınırları zorladığı, bütçe yetkisinin Kongre’ye ait olması nedeniyle bazı adımların yargıya taşınmasının kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor.