Geride bıraktığımız Cumartesi günü, YENİÇAĞ’ın internet sitesine “Taht kavgasına ‘son dakika’ ayarı verdi: Trump, Saray dengesini bozmuyor” başlığıyla Sıcak Analiz yapmıştım. Aynı günün sabah saatlerinde, “Gazze Barış Kurulu ile Yürütme Kurulu'nun üyeleri belli oldu. Trump'ın başkanlık edeceği Barış Kurulu'nun Yürütme Kurulu'nda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yer aldı” haberini almıştık. İkindi vakti ise İletişim Başkanı Burhanettin Duran’dan "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2803 sayılı kararıyla, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Planı (Comprehensive Plan to End the Gaza Conflict) desteklemeyi kararlaştırmıştır.
Bu çerçevede, Gazze'de güvenliğin sağlanmasından ve yeniden imarından sorumlu olacak Barış Kurulu ve organları tesis edilmektedir.
ABD Başkanı Donald Trump, 16 Ocak 2026 tarihinde, Barış Kurulu'nun kurucu başkanı sıfatıyla bir mektup göndererek “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı Barış Kurulu'nda kurucu üye olarak yer almaya davet etmiştir” müjdesine nail olduk!..
Sıcak Analiz de özetle şöyle bir durum değerlendirmesi yapmıştım;
-Ankara’da saray dengelerini çok iyi bilen ve hatta onu yöneten Trump, çok kritik bir hamle yaptı. Başkentte cereyan eden taht kavgalarını dikkate aldığınızda her gün el yükseltmeye çalışan Hakan Fidan’ın tüm dünyanın gözünü çevirdiği, Trump’ın kendi elleriyle itina ile seçtiği isimler arasına böyle bir organizasyona alınması hırslı Dışişleri Bakanımız için müthiş bir fırsattı. Trump’a birileri ya son dakika da uyardı veya onun jetonu da biraz gecikmeli düşmüş olacak, vaziyet Washington’dan hemen toparlandı!.. Yani; Trump, Türkiye’ye yönelik, Tayyip Erdoğan sonrası için kapışanlara da şu ince mesajı verdi;
“Hassas dengeleri gözetiyorum. Şu anda dostum Tayyip Erdoğan’ın önüne kimseyi geçirtmem. Yarına Allah kerim…”
Haydut Trump, bir iş yaparsa, bunu, babasının hayrına veya dostluklarına, “kardeşlerine” çok bağlı olduğundan onları çok sevdiğinde mi yapar?..
Hayır!..
Trump’ın, yönetme tarzını, kendine özgü diktatörlüğünü, herhalde, yeniden örneklendirmeye ve tarife gerek yoktur…
Trump’ın Gazze Barış Kurulu’na duygusal yaklaşımının gerçeği de önceki gün ABD medyasında çıkan haberlerle belli oldu!..
Amerikan medyası, Donald Trump'ın Gazze Barış Kurulu'nda kalmak isteyen ülkelerden para talep ettiğini yazdı. Buna göre; davet edilen 60 ülke kurulda 3 yıl kalacak. Kalıcı olmak isteyenler ise 1 milyar dolar ödeyecek.
Bloomberg, Barış Kurulu üyelik tüzüğünün taslağına dair ilginç bir iddiayı haberleştirdi.
Buna göre davet edilen ülkeler kurulda 3 yıl yer alabilecek. Kurul üyeliğinin bu sürenin sonunda devam edebilmesi için ise 1 milyar dolar ödenmesi gerekecek.
Bloomberg'ün haberine göre taslak tüzükte, üye devletlerin bir oy hakkı olacağı ve Trump tarafından davet edileceği de yer alıyor.
Tüzükte Barış Kurulunun nasıl toplanacağı ve karar alacağına dair detaylar da var. Barış Kurulu yılda en az bir kez ve "Başkanın uygun gördüğü zaman ve yerlerde" oylama toplantıları düzenleyecek. Gündem, başkanın onayına tabi olacak. Halefini de başkan kendisi atayacak.
Barış kurulu, yürütme kurulu ile düzenli olarak oylama yapılmayan toplantılar düzenleyecek. Bu toplantılar en az üç ayda bir yapılacak. Ayrıca üyelerin oyuyla bazı üyeler görevden alınabilecek.
Bir daha hatırlatalım;
ABD Başkanı Donald Trump başkanlığını yapacağı Barış Kurulu'na, Recep Tayyip Erdoğan'ı da kurucu üye olarak davet etmişti.
1 milyar dolar!..
Az para mı?.. Hele bizim gibi 20 bin lira aylığa mahkûm edilen emeklilerin ülkesi için…
Barış Kurulu’nda Trump’ın damadı Jared Kushner var. Demek ki; para önce damatta toplanacak sonra Trump’a gidecek. Bu, Trump, elden ödeme almayacak demek.
Asıl merak ettiğim hususlara gelince;
-Türkiye ödemeyi peşin mi yaptı?.. Yoksa vadeye mi bağladı?..
-Trump’ın istediği paranın ödemesi örtülü ödenekten mi yapılacak?.. Eğer örtülü ödenekten yapılmayacaksa, devletin hangi harcama kaleminden ne gideri olarak adlandırılarak gösterilecek?
- Yanılma ihtimalimi de göz önünde bulundurarak; Trump, bir kıyak çekip Türkiye’ye, “siz bu sefer muafsınız. Sizin ekonomi çok sıkıntılı. İleride eliniz bollaşınca ödersiniz” demiş olabilir mi?..
Trump, dünyayı haraca bağladı!..
“Bana yaslanacak olan paraya da kıyacak” diyor!..
Aynı zamanda haydut olan bu başkan, dünyanın hiçbir yerinde demokrasi istemiyor. “Demokrasi” adına çektiği nutukların hepsi palavra. Haydut Trump’ın dünyada görmek istediği yönetim biçimi, kendine bağlı liderlerin yönettiği uyduruk başkanlık sistemleri. Maalesef bunun bir örneği de Türkiye’de var!..
Trump, ABD’nin başından kovulana dek, Türkiye’de parlamenter sisteme geçişi veya yarı başkanlık sistemini konuşmasak hatta hiç kafamızı bile yormasak derim!..