ET
Et, insanlık tarihinin en eski ve en belirleyici besinlerinden biri. Avcılık çağından yerleşik düzene geçişe, göç yollarından şölen kültürüne kadar pek çok toplumsal dönüşümün merkezinde yer aldı. Bugün dünyanın hemen her mutfağında farklı pişirme teknikleriyle karşımıza çıkan et, kültürel kimliklerin, dini kuralların ve ekonomik yapının önemli bir parçası.
Arkeolojik bulgular, insanların binlerce yıl önce hayvanları hem beslenme hem de gündelik yaşam için evcilleştirmeye başladığını gösteriyor. Zaman içinde et; kurutma, tütsüleme, tuzlama ve uzun pişirme teknikleri sayesinde dayanıklı hale getirildi. Bu yöntemler ticaret yollarını ve şehir yaşamını da etkiledi.
Çin mutfağındaki uzun pişmiş et yemeklerinden Orta Asya’nın kazan kültürüne, Avrupa’nın tütsülenmiş ürünlerinden Amerika’nın barbekü geleneğine kadar farklı coğrafyalar kendi et pişirme tekniklerini geliştirdi.
Bugün modern gastronomide halen kullanılan pek çok yöntem, aslında yüzyıllar öncesinin koruma ve saklama tekniklerinden doğdu.
Etin tarih boyunca taşıdığı anlam da değişti. Bazı toplumlarda güç ve zenginlikle ilişkilendirilirken, bazı kültürlerde dini sınırlamalar ve ritüellerle şekillendi.