İnsan zaten bu lafı duyarak büyüdüğünde özgüveni bir tık zedeleniyor. Baban annene araba kullandırtmıyor ya da kullandığında güvenmiyor, abin kız kardeşine güvenmiyor. Kadınsan çocuğun bile kullandığın arabaya güvenmiyor. Herkes emniyet kemerini sımsıkı takıyor; yetmezmiş gibi poposuyla koltuğa, ayaklarıyla halıya, elleriyle de tavan tutamaçlarına tutunarak kendi güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Yani o an kaza olsa boş. O kadar sıkı tutunuyorlar ki Azrail gelse hayattan koparamaz onları.

Diyeceğim odur ki toplum bu cümleyle manipüle oluyor. Negatif bir şoförlük tarzı olduğunda direkt “Kadındır kesin.” deniyor. O kadar alıştık ki normalleşti. Yalan olmasın, ben de bir yere park edemeyen birini gördüğümde “Kadındır kesin.” diyorum. Genelde de kadın çıkıyor. Fakat acı tarafı şu: Muhtemelen ne zaman park edilecek olsa “Dur, ben park edeyim, sen park edemezsin.” denilmesi kadınları bu hâle getiriyor.

Güvenilmemiş bir sürü kadın... Sanki erkekler anadan doğma park edebiliyorlar. Rahat rahat, çarpa çarpa, “Aslanım, sen yaparsın.”larla profesyonelleşiyorlar. Erkekler daha soğukkanlı, daha az duygusal kabul ediliyor. Bunlar da avantaj sayılıyor. Ayrıca çarparlarsa onlara kızacak biri yok. Ama biz çarptığımızda beş ay boyunca “Yine arabayı mı çarptın?”, “Nasıl oldu?” soruları... Zaten korkudan soğukkanlı davranamıyorsun. Panikle ne kadar araba park edebilirsin ki?

Bu arada övünmek gibi olmasın; çoğu erkekten daha iyi araba kullanıyorum. Çünkü mecburum. Hatlı bir dolmuş şoförü gibi sürekli yollardayım. Sabah akşam, yaz kış, paso yol. O yüzden iyi kullanmak zorundayım.

Ha, iyi kullanıyorum da huzurlu mu kullanıyorum? Hayır. Yine yanıma çocuğum oturduğunda tırnaklarını yiyor, poposuyla koltuğa tutunuyor. Vücutta gam, kas, sinir ne varsa hepsi çıkıyor stresten, kendini sıkmaktan.

Canları sağ olsun. Bu zamana kadar sağ salim gelmişiz, bir şekilde yaşamışız, kullanmışız. Bundan sonra da kullanırız herhâlde.

Belki de mesele kadınların kötü şoför olması değil; yıllarca direksiyon başında kendilerine güvenilmemiş olması. Sürekli eleştirilen, sürekli hata yapması beklendiği hissettirilen insanın rahat davranması kolay değil. Yine de direksiyonun başına geçmeye, öğrenmeye ve deneyim kazanmaya devam ediyoruz. Çünkü iyi şoför olmanın cinsiyeti yok; pratiği, özgüveni ve tecrübesi var.