Yükseköğretim Kurulu ile Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı arasında, Suriye'nin başkenti Şam'da kurulacak Suriye-Türkiye Üniversitesine ilişkin mutabakat zaptı ile yükseköğretim ve bilimsel araştırma alanlarını kapsayan işbirliği anlaşması imzalandı.
YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, imza töreni öncesinde, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Mervan El Halebi başkanlığındaki heyetler bir araya geldi.
Görüşmede konuşan Özvar, Suriye'nin eğitim altyapısının güçlenmesi için Türkiye'nin her türlü desteği vermeye devam edeceğini belirterek Türk üniversitelerinin Suriye üniversiteleriyle her türlü işbirliğine hazır olduğunu ifade etti.
***
Yükseköğretim ve bilimsel araştırma alanlarında imzalanan işbirliği anlaşmasıyla da iki ülkenin üniversiteleri ile eğitim ve araştırma kurumları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi, yükseköğretim, bilimsel araştırma ve teknoloji alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi amaçlanıyor.
Anlaşma kapsamında, karşılıklı burs ve öğrenci kontenjanları tahsis edilmesi, akademik derece ve diplomaların tanınması (denklik), Suriyeli öğrencilerin yatay geçişlerinin kolaylaştırılması, ileri teknoloji odaklı eğitim programlarının geliştirilmesi, Suriye üniversitelerinin dijital altyapısının desteklenmesi, akademisyen ve öğrenci değişimlerinin teşvik edilmesi, ortak bilimsel araştırma projelerinin yürütülmesi, ortak lisans, yüksek lisans ve doktora programlarının açılması ile kalite güvencesi ve akreditasyon alanlarında işbirliği yapılması öngörülüyor.
Anlaşmada ayrıca her yıl dönüşümlü olarak Türkiye-Suriye Üniversiteler Forumu düzenlenmesi, iki ülke üniversiteleri arasında "Kardeş (İkiz) Üniversite Programı" uygulanmasının değerlendirilmesi ve Şam'da kurulması planlanan Suriye-Türkiye Üniversitesine yönelik çalışmaların birlikte yürütülmesi yer alıyor.
Her iki ülke birbirlerinin yükseköğretim kurumları tarafından verilen akademik yeterlilikleri ve yükseköğretim kurumlarını ülkelerinin yürürlükteki iç hukuklarına tabi olmak kaydıyla karşılıklı olarak tanıyacak.
***
Bugüne dek 40 bini aşkın Suriyeli öğrenci Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarından mezun oldu. 60 bin öğrenci de halihazırda Türkiye'deki üniversitelerde eğitimlerine devam ediyor.
Özvar, daha önceki Suriye temasları sırasında da "Şam ile Anadolu’nun ilim yolculuğu geçmişte olduğu gibi bugün de birlikte yürüyecek, üniversitelerimiz arasında kurulacak iş birlikleri sayesinde ortak tarihimizin mirasını geleceğe taşıyacağız.” ifadelerini kullanmıştı.
***
“Şam’da Suriye-Türkiye Üniversitesi kurulacak” deniliyor ama üniversitenin Şam yönetiminin tahsis edeceği arazi üzerinde Türkiye’nin imkânlarıyla kurulacağı anlaşılıyor.
Suriyeli, 100 bin gencin, Türkiye üniversitelerinde okutulması yeterli olmamış ki bir de Şam’da da üniversite kurulacak.
Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da Suriyelilerin Türkiye ekonomisine çok ciddi katkıları olduğunu vurgulamış ve Türkçe bilen, Türkiye'ye entegre olmuş ciddi bir yeni nesil Suriyeli nüfusun oluştuğunu ifade etmişti.
Yılmaz’a göre bundan sonraki sürecin, geri dönüşler üzerinden değil; Türkiye ve Suriye arasında güvenlik, ticaret ve karşılıklı iş birliğine dayalı bir entegrasyonla şekillenmesi planlanıyor.
***
Bütün bu adımlar, iç siyasette kullanılan “Türk-Arap-Kürt ittifakı” formülü ve ABD’nin Türkiye-Irak ve Suriye koordinatörü Tom Barrack’ın, “Osmanlı Millet Sistemi” ve “Türkiye, Irak ve Suriye'yi Amerikan kaldıraç noktasında tek bir odakta dengelemek Trump yönetiminin hayati misyonudur” söylemlerinin gereğidir.
Tom Barrack, Akdeniz'e açılan enerji hatları bağlamında ulus devletlerin bir engel olarak görüldüğünü ve yeni bir bölgesel düzenlemenin hedeflendiğini ifade etmişti. Barrack, “1919'dan beri ulus-devletler tarafından engellenmiş durumdayız” demişti.
İşte şimdi o bölgesel düzenlemenin alt yapısı hazırlanıyor.
Meclis’e sunulan ve fiilen PKK’ya af anlamına gelen teklif de bu “çerçeve”de değerlendirilmelidir.
Tom Barrack, bölgede sınır veya silah meselelerinden ziyade liderler ve yönetimler bazında “meşruiyet üzerinden bir politika” izlendiğini Trump’ın Türkiye’deki yönetime meşruiyet sağladığını da söylemişti.
Irak ve Suriye yönetimlerine meşruiyeti veren de Trump...
