Asitli içeceklerin günlük hidrasyon kaynağı olarak tercih edilmesi, sindirim sorunlarını artırdı ve milyonlarca insanın sağlığını tehdit etti.
Son bilimsel araştırmalar, karbonatlı ve asitli gazlı içeceklerin mide asidini yükselterek gastroözofageal reflü hastalığını (GERD) kötüleştirdiğini ortaya koydu. Bu içecekler, suyun yerini aldığı ölçüde sindirim kanalında gaz birikimine, şişkinliğe ve hatta kronik rahatsızlara yol açtı.
Bilim insanları, bu sorunun özellikle genç yetişkinler ve obez bireyler arasında yaygınlaştığını vurguladı.
Nutrition, Metabolism & Cardiovascular Diseases dergisinde yayımlanan bir derleme çalışmasında, İtalyan gastroenterolog Prof. Dr. Rosario Cuomo ve ekibi, karbonatlı içeceklerin üst sindirim yolunu etkilediğini belirledi.
Araştırma, bu içeceklerin karbondioksit içeriğinin mide boşalmasını yavaşlattığını ve asit birikimini tetiklediğini gösterdi; sonuç olarak, katılımcıların yüzde 30'unda reflü semptomları gözlendi.
Cuomo, "Karbonatlı içecekler, sindirim sisteminin doğal dengesini bozarak mitlerden öteye geçen gerçek bir risk oluşturdu" diye ifade etti.
Benzer bulgular, 2010'da Alimentary Pharmacology & Therapeutics'te yer alan sistematik bir incelemede de doğrulandı.
Amerikalı gastroenterolog Prof. Dr. Nicholas J. Talley liderliğindeki ekip, 15'ten fazla epidemiyolojik çalışmayı tarayarak, asitli içecek tüketiminin GERD semptomlarını yüzde 20 oranında artırdığını saptadı.
İnceleme, bu içeceklerin düşük pH değeri ve gazlı yapısının özofagusu tahriş ettiğini, özellikle yemek sonrası dönemde kalp yanması vakalarını çoğalttığını ortaya koydu.
Talley, "Asitli içecekler suyun yerini aldığı takdirde, sindirim sistemi kronik bir savaş alanına dönüştü" şeklinde değerlendirdi.

Hidrasyon açısından bakıldığında, karbonatlı içeceklerin su kadar etkili olmadığına dair kanıtlar da çoğaldı.
Journal of Functional Morphology and Kinesiology'de yayımlanan bir pilot çalışma, Avustralyalı araştırmacı Dr. Kylie J. Smith ve meslektaşları tarafından yürütüldü.
Sekiz sağlıklı gönüllü üzerinde yapılan deneyde, asitli kolalı içeceklerin tükürükteki pepsin seviyelerini yükselterek reflü olaylarını tetiklediği gözlendi.
Katılımcıların yüzde 40'ında mide rahatsızlığı rapor edildi, oysa sade su tüketenlerde bu oran sıfırdı.
Smith, "Bu içecekler hidrasyonu sağlarken sindirimi baltaladı; gaz salınımı mide duvarını zorladı" dedi .Uzmanlar, risk grubundakilere uyarıda bulundu.
Amerikan Gastroenteroloji Derneği'nden (AGA) Prof. Dr. William D. Chey, Eat This Not That platformunda yaptığı açıklamada, asitli içeceklerin kronik dehidrasyona yol açtığını ve bağırsak hareketlerini bozduğunu belirtti.
Chey'e göre, bu alışkanlık obeziteyle birleştiğinde sindirim kanseri riskini bile yükseltti. Öte yandan, Scripps Health'ten gastroenterolog Dr. Sarah Lodhi, bir raporunda, fosforik asit içeren kolaların mide asidini artırarak ülser oluşumunu hızlandırdığını vurguladı.Araştırmalar, alternatiflerin önemini de ortaya koydu.
Sade su veya bitkisel infüzyonların sindirimi desteklediği, gazlı içeceklerden kaçınıldığında semptomların yüzde 50 azaldığı görüldü.
Uzmanlar, günlük su alımını en az 2 litreye çıkarmayı ve asitli içecekleri sınırlamayı önerdi. Bu bulgular, halk sağlığı politikalarını yeniden şekillendirdi ve gıda endüstrisini etiketleme kurallarını gözden geçirmeye zorladı.