Prof. Dr. Şenol Babuşçu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanı’nın Londra'da yabancı yatırımcılara gerçekleştirdiği sunumu mercek altına aldı. Babuşçu, sunumda aktarılan veriler ile Türkiye'nin mevcut ekonomik gerçekleri arasındaki tezatlara dikkat çekti.
Şenol Babuşçu gizli riskleri açıkladı: Şimşek’in Londra’da anlattığı ile gerçek Türkiye farklı
Prof. Dr. Şenol Babuşçu, Hazine ve Maliye Bakanı’nın Londra sunumunu analiz ederek vitrindeki iyimser tablo ile satır aralarındaki ekonomik kırılganlıkları ve rezerv, enflasyon, cari açık gibi temel riskleri değerlendirdi.
Londra sunumunda yatırımcılara Türkiye'nin büyük fırsatlar ülkesi olduğu, savaşın yönetilebilir kaldığı ve rezervlerin yeterli seviyede bulunduğunun aktarıldığını belirten Babuşçu, sunumun ana mesajının "Risk var ama biz kontrol ediyoruz" şeklinde kurgulandığını ifade etti.
Ekonomi yönetiminin İran savaşı, sermaye çıkışları ve altın fiyatlarındaki düşüşe rağmen rezervlerin "hâlâ yeterli" olduğunu vurgulamasının, aslında bu konunun ne kadar hassas olduğunu gösterdiğini dile getirdi. Sunumdaki iyimser enflasyon ve cari açık mesajlarını sayılar üzerinden eleştiren Babuşçu, şu verileri paylaştı:
Enflasyon Verileri: 2026 yılı Nisan ayı enflasyonu yüzde 32,4 seviyesindeyken, yıl sonu ara hedefinin yüzde 24, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tahmininin ise yüzde 26 olduğunu hatırlatan Babuşçu, düşüş trendi anlatılsa da hedef ile gerçek arasında ciddi bir mesafe olduğunu vurguladı.
Cari Açık Tahminleri: Cari açık için sunumda "yönetilebilir" ifadesi kullanılsa da savaşın etkileriyle 2026 yılı cari açık tahmininin yüzde 1,3’ten yüzde 3,0’a yükseldiğine dikkat çekti. Bu durumun program hedeflerinin korunamadığını, sadece ortaya çıkan bozulmanın yönetilmeye çalışıldığını gösterdiğini belirtti.
Kamu maliyesi tarafında düşük bütçe açığı ve düşük borçluluk oranının öne çıkarılmasını "başarıdan ziyade bir şoku taşıyabilme kapasitesi" olarak nitelendiren Babuşçu, sunumun büyük bir kısmının ekonomi yerine jeopolitik unsurlara ayrıldığını ifade etti.
Türkiye'nin enerji koridoru, lojistik üs, savunma sanayisi, yeniden inşa fırsatları ve arabuluculuk rolünün ön plana çıkarılarak ekonomik kırılganlıkların jeopolitik değerlerle dengelenmek istendiğini aktardı.
Yabancı sermayeyi çekmek adına agresif bir pazarlama stratejisinin yürütüldüğünü belirten Babuşçu, sunumda yatırımcılara sunulan vergi teşviklerini şu şekilde sıraladı:
Üreticiler için yüzde 12,5 kurumlar vergisi,
Hizmet ihracatına yüzde 100 istisna,
Transit ticarete sıfır vergi uygulaması,
Bölgesel merkez ve non-dom (yerleşik olmayan) rejimi avantajları.
Prof. Dr. Şenol Babuşçu, analizinin sonuç bölümünde sunumda iki farklı Türkiye tablosunun yer aldığını özetledi:
"Sunumda gösterilen Türkiye; “Güçlü, dayanıklı, fırsat üreten bir Türkiye.” Ama satır aralarında görülen Türkiye, “rezervini savunmak zorunda olan, enflasyon hedefini yukarı çeken ve güveni hâlâ anlatmak zorunda kalan bir Türkiye. Sonuç; bu sunum şöyle bir Türkiye anlatıyor. Kırılganlıklar geri planda, fırsatlar öne planda. Yani veri kadar, hatta belki veriden çok, yatırımcıya güven verme dili var.”
Ekonomist Timothy Ash, Şimşek’in Londra’da BBVA Türkiye konferansında sunum yaptığı sırada CHP’ye yönelik mutlak butlan haberinin ajanslara düştüğünü, salondaki insanların telefonlarına bildirim geldiğini ve birçok kişinin ofislerine geri dönmeye başladığını aktarmıştı.