Ata yurdumuz, Kazakistan sokaklarında dolaştığınızı hayal edin. Karnınız acıktı, köşedeki seyyar satıcıdan sıcacık bir simit alacaksınız. Elinizi cebinize atıp bozuk para aramanıza hiç gerek yok.

Hatta nakit verirseniz, para üstü bulamama ihtimaliniz çok yüksek.

Neden mi?

Yedi yaşındaki çocuktan yetmiş yaşındaki dedeye kadar herkesin hayatının tam merkezinde Kaspi adlı bir uygulama var. Telefon numarası eşittir banka hesabı.

Taksiciye, tesisatçıya, restorana ödemeler saniyeler içinde telefondan telefona akıp gidiyor.

Söz konusu şirket öylesine büyüdü ki, sınırları aşıp Türkiye'nin e-ticaret markalarından Hepsiburada'nın yüzde 65,4'lük hissesini 1,13 milyar dolara bünyesine kattı.

Kazakistan, Ukrayna derken, 25 milyon tüketici ile 900 bin satıcı geniş bir ekosistemde buluştu. Hikâye bitmedi. Çin'in teknoloji devlerinden Tencent, satranç tahtasındaki yerini aldı.

Kaspi CEO'su Mikheil Lomtadze ve üst yönetimin de dahil olduğu bir yatırımcı grubuyla beraber, 518 milyon doları masaya koyarak şirketin yüzde 3,2'sine ortak oldular.

Hatırlarsanız 2018 yılında Çinli e-ticaret devi Alibaba, Trendyol'un çoğunluk hissesini satın alarak pazara güçlü bir giriş yapmıştı.

Şimdi bir başka Çinli şirket, dolaylı yollardan Hepsiburada'ya ortak olmuş oldu. Doğu'nun sermayesi, Orta Asya'nın teknolojik altyapısıyla birleşerek Batı'ya doğru kararlı adımlarla ilerliyor.

Bir yanda finansal sınırlar kalkarken, diğer yanda dijital dünyanın kuralları baştan yazılıyor. Yapay zekâ hayatımıza fırtına gibi girdi. Sohbet botu olarak tanıdığımız ChatGPT, her ay 120 milyon kullanıcının aklındaki sorulara yanıt bulduğu kapsamlı bir arama motoruna dönüştü.

Avrupa Komisyonu gidişatı uzaktan izlemekle yetinmeyeceğini açıkça ilan etti. Dijital Hizmetler Yasası kapsamında alınan yeni kararla birlikte, OpenAI firmasını Google gibi köklü aktörlerle aynı ringe çıkarıyorlar.

Kurallar son derece net. “Benim algoritmam kapalı kutu, kimse karışamaz” devri kapanıyor. Şirket sistemin perde arkasını şeffafça açıklamak mecburiyetinde. Yasa dışı içerikler hızla silinecek, düzenli risk analizleri masaya konacak.

Kuralları çiğnemenin bedeli ise epey ağır. Avrupa, tıpkı daha önce X platformuna kestiği 120 milyon euroluk cezada olduğu gibi, yumruğunu sert vurmaya hazırlanıyor. İhlâl durumunda faturaya, küresel yıllık cironun yüzde 6'sı yansıyacak. Trilyon dolarlık markalar için bile göze alınamayacak kadar büyük bir rakamdan bahsediyoruz.

Dünya, gözlerimizin önünde iki farklı cephede yeniden şekilleniyor. Paranın el değiştirme hızı büyük oyuncuların akıl almaz ortaklıklarıyla yepyeni bir boyuta taşınıyor.

Diğer taraftan uçsuz bucaksız veri yığınlarını yöneten yapay zekâ sistemleri kanun yapıcıların katı kurallarıyla terbiye edilmeye çalışılıyor.

Bütün gelişmeler dijital çağın sade vatandaşları olarak bizlerin hayatını doğrudan etkileyecek. Nakit paranın tarih olduğu sokaklardan, algoritmaların mahkemelerde hesap verdiği bir geleceğe doğru hızla yol alıyoruz…