Yozgat Bozok Üniversitesi öğretim üyesi tarihçi Taha Niyazi Karaca, “Milli Mücadele Yükselirken: İşgal Dönemi Politikaları ve 1919 Seçimleri” adlı kapsamlı çalışmasıyla Mütareke Dönemi ardından Türk milletinin, giriştiği varoluş mücadelesini farklı bir perspektiften gündeme taşıyor. Bilindiği gibi 1918 yılında imzalanan Mondros Mütarekesi sonrası Batılı devletler, Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarını işgal etti.1918-1922 yılları arasında Türkiye, tarihinin en kritik sürecinden geçti. Türk milleti, giriştiği varoluş mücadelesinden zaferle çıkmayı başardı, ancak bu süreç hiç de kolay olmadı.

Taha Niyazi Karaca, “Milli Mücadele Yükselirken: İşgal Dönemi Politikaları ve 1919 Seçimleri” kitabında, siyasi karmaşalarla dolu Mütareke Dönemi’nde yaşanan gelişmeleri “1919 milletvekili seçimleri” çerçevesinde ele alıyor. Milli Mücadele hareketinin perde arkasını ve işgal günlerinde yükselen milli egemenlik mücadelesini dönem gazeteleri ve arşiv belgelerinden derlediği bilgiler ışığında bütün detaylarıyla okuyucuya aktarıyor.

Osmanlı’da seçmen olabilmenin 12 şartı - Resim : 1

Süreci, 1919 seçimleri merkezinde derinlemesine inceleyen çalışmasının Türk parlamento tarihine sağladığı katkıya da dikkat çeken Taha Niyazi Karaca şu değerlendirmeyi yapıyor:

“1919 seçimleri, son Osmanlı parlamentosunun toplanması ve Büyük Millet Meclisi’nin açılışına giden yolu hazırlayan yan olaylarla bağlantısı nedeniyle başlı başına önem atfedilmesi gereken süreci oluşturmaktadır. Milli Mücadele hareketinin doğuşu, lider kadronun talepleri, Osmanlı hükümetlerinin Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti ile uzlaşma ve çatışma alanlarını en ince ayrıntısına kadar bu süreçte görmek mümkündür. Bu açıdan çalışmam, Milli Mücadele hareketinin perde arkası olaylarını ve işgal günlerinde hayata geçirilmek istenen milli egemenlik mücadelesini ayrıntılı olarak okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır.”

Taha Niyazi Karaca kitabın giriş bölümünde Osmanlı İmparatorluğu’nda seçim sisteminin ilk kez Birinci Meşrutiyet’in ilanı ile ortaya çıktığını belirttikten sonra dikkat çekici seçmen olma şartlarını da şöyle açıklıyor:

“25 yaşını geçmiş her erkek Osmanlı vatandaşı seçme ve seçilme hakkına sahip değildir. Bu hakka sahip olabilmek için bazı şartları taşıması gerekir. Bunları şu şekilde özetlemek mümkündür:

  1. İtibardan düşmüş olmamak,
  2. Ecnebi bir devletin vatandaşlığında bulunmamak,
  3. Ecnebilik davasında bulunmamak,
  4. Ticaret ile uğraşıyor ise iflas etmemiş olmak,
  5. Malına mülküne haciz gelmemiş olmak,
  6. Herhangi bir adama hizmet etmemek,
  7. Kötü tanınmamak,
  8. Herhangi bir şekilde ceza almamak,
  9. Emlak sahibi olmak,
  10. Memur olmamak (seçilmek istiyorsa mesleğinden ayrılması gerekli)
  11. Vergi vermek,
  12. Türkçe bilmek.

Belirtilen şartların birinin bulunmaması, kişinin seçme ve seçilme hakkını kaybetmesi için yeterliydi.

TİMAŞ Yayınları

Tel:(0212) 511 24 24

Osmanlı’da seçmen olabilmenin 12 şartı - Resim : 2

Kültür hazinemizin

değerli mirasları

Çukurova, yalnızca bereketli topraklarıyla değil, masal ve efsaneleriyle de binlerce yıllık kültürün taşıyıcısıdır. Olcay Bağır’ın derlediği “Çukurova Masalları” adlı kitap, bu topraklarda kuşaktan kuşağa aktarılan büyülü anlatıları günümüze taşıyor. Devlerin, cadıların, ejderhaların, Zümrüdüanka kuşunun ve nice fantastik varlığın dolaştığı bu masallar, yalnızca çocuklara değil, en çok da hayallere ihtiyaç duyan büyüklere sesleniyor. Unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yeniden canlandırmayı amaçlayan “Çukurova Masalları” hem geçmişe bir selam hem de geleceğe bırakılmış kültürel bir miras.

Kara Karga Yayınları

Tel: (0545) 573 99 44