İstanbul’un en kritik içme ve kullanma suyu kaynaklarından biri olan Ömerli Havzası’nda yapılaşma baskısı yıllardır önemli bir tehdit oluşturuyor. İSKİ, havza mevzuatına aykırı yapılaşmayla mücadeleyi aralıksız sürdürerek kentin su güvenliğini koruma altına alıyor.
Bu kapsamda Pendik ilçesi Emirli Mahallesi’nde yürütülen son operasyonda, havza açısından zararlı yapı olarak tespit edilen 59 yapı tamamen kaldırıldı.
2560 sayılı İSKİ Kanunu ve ilgili havza mevzuatı kapsamında yapılaşmaya izin verilmeyen alanlarda yapılan denetimler sonucunda Emirli Mahallesi’nde toplam 71 yapı belirlendi. İlgililere tebligat gönderilerek yasal süre içinde mevzuata aykırı yapılarını kaldırmaları istendi. Bu süre içinde 43 yapı sahipleri tarafından sökülürken, kalan 16 yapı İSKİ ekiplerince yıkılarak ortadan kaldırıldı. Hakkında yürütmeyi durdurma kararı bulunan 12 yapı için ise mahkeme süreci devam ediyor. Operasyon tamamlandığında toplam 59 yapı havza dışına çıkarılmış oldu.
İSKİ’nin havza koruma çalışmaları yalnızca Ömerli ile sınırlı kalmıyor. Son 7 yılda Avrupa Yakası’nda bin 58, Anadolu Yakası’nda 741 ve Melen Havzası’nda 8 olmak üzere toplam bin 807 kaçak yapı kaldırıldı. Bu rakamlar, kurumun su kaynaklarını koruma konusundaki kararlılığını net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle yoğun yapılaşma baskısı altındaki bölgelerde yürütülen düzenli denetimler sayesinde havza sınırları içinde yeni kaçak yapıların oluşmasının önüne geçilmeye çalışılıyor.
İçme suyu havzalarının korunması amacıyla oluşturulan koruma kuşakları, baraj gölünün maksimum su kotu esas alınarak tespit ediliyor. Maksimum su kotundan itibaren 300 metre içindeki alanlar mutlak koruma alanı, 300 ile 1.000 metre arasındaki alanlar ise kısa mesafeli koruma alanı olarak tanımlanıyor. Bu bölgelerde havza mevzuatına aykırı hiçbir yapıya izin verilmiyor. Mutlak koruma alanlarında tarım bile sınırlı tutulurken, kısa mesafeli alanlarda da yapılaşma tamamen yasak. Amaç, baraj gölüne ulaşabilecek her türlü kirlilik riskini en aza indirmek.
Ömerli Barajı, İstanbul’un günlük su ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyor. Anadolu Yakası’nın en büyük içme suyu kaynaklarından biri olan bu havza, milyonlarca insanın temiz suya erişimini doğrudan etkiliyor. Kaçak yapıların varlığı, atık su sızıntısı, katı atık ve tarımsal kirlilik riskini artırarak su kalitesini tehdit ediyor.
İSKİ yetkilileri, bu tür yapıların kaldırılmasıyla hem suyun fiziksel hem de kimyasal kalitesinin korunmasının hedeflendiğini vurguluyor. Havza içinde kalan her metrekare alanın titizlikle denetlenmesi, gelecekte yaşanabilecek su kıtlığı riskine karşı da önleyici bir adım niteliği taşıyor.
İSKİ, İstanbul’un artan nüfusu ve iklim değişikliğinin yarattığı baskılar karşısında su havzalarını koruma çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Ömerli dışında diğer baraj havzalarında da benzer denetim ve yıkım operasyonları planlanıyor.
Kurum, hem yasal süreçleri takip ederek hem de sahada fiili müdahalelerde bulunarak kaçak yapılaşmanın önüne geçmeyi amaçlıyor. Bu mücadele sayesinde kentin su kaynaklarının uzun vadeli güvenliği sağlanmaya çalışılıyor.
İSKİ yetkilileri, vatandaşların da havza koruma kurallarına uyması gerektiğini hatırlatarak, ihbarların değerlendirilmeye devam edeceğini belirtiyor.