
Yasin Topaloğlu yayımladığı ilginç kitaplarla sektöründe dikkat çeken deneyimli bir yayınevi sahibi. Nisan 2026’da birinci baskısını okurla buluşturduğu “Yahudi Yüzyılı” adlı kitap modern dünyanın şekillenmesinde Yahudilerin oynadığı merkezî rolü çarpıcı ve özgün bir perspektifle ele alıyor. Yuri Slezkine’in 2004’de yayımlanan, modern çağın siyasal ve kültürel dönüşümlerini Yahudi tarihi penceresinden inceleyen bu kitabı uluslararası akademik çevrelerde büyük yankı uyandırdı. 20. yüzyılın, yalnızca savaşların, devrimlerin ve ideolojilerin yüzyılı değil; aynı zamanda bir kimliğin, bir zihniyetin küresel ölçekte belirleyici hâle geldiği bir çağ olduğunu savunan Slezkine'e göre Yahudiler, tarih boyunca yerleşik olmayan; ticaretle ve bilgiyle özdeşleşmiş bir topluluğun temsilcileridir. Modernite ise tam da bu özelliklerin evrenselleştiği bir dönemi ifade eder. Bu açıdan bakıldığında 20. yüzyıl, yalnızca Yahudilerin yükselişi değil, aynı zamanda dünyanın "Yahudileşmesi" olarak da okunabilir: "Modern Çağ aynı zamanda Yahudi Çağı'dır. Özellikle de yirminci yüzyıl, Yahudi Yüzyılı'dır."
Slezkine, bununla da kalmayıp daha da ileri giderek, “Yahudi Yüzyılı’nı geride bıraktık, ancak Yahudi Çağı… İşte o henüz bitmemiştir.” iddiasında bulunuyor.
Bu önemli çalışmayı çevirip Türkçe’ye kazandıran Muhammed Eren Karataş da eser hakkında şu çarpıcı değerlendirmeyi yapıyor:
“Slezkine bu eserinde sadece bir halkın veya inanç grubunun kronolojik tarihini anlatmıyor, çok daha iddialı ve provokatif bir tez ileri sürüyor.
Modern Çağ’ın aslında bir Yahudi Çağ’ı olduğunu ve hepimizin, modernitenin gerekliliklerine uyum sağladığımız ölçüde Yahudi haline geldiğimizi savunuyor.
Türkiye’de Yahudi tarihi ve kimliği üzerinde konuşmak çoğu zaman ideolojik kutuplaşmaların, komplo teorilerinin ve siyasi pozisyon alışların gölgesinde kalmıştır.
Türk okuyucusu için bu kitap antisemitizmin tarihsel kökenlerini anlamak adına da eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Slezkine, antisemitizmin sadece bir nefret objesi olmadığını, aslında geleneksel toplumların modern dünyanın kaçınılmaz yükselişine karşı verdikleri bir tür tepki olduğuna vurgu yapıyor.”
Muhammed Eren Karataş, kitabın bir tarafgirlik rehberi değil, bir anlama çabası olduğunu da değerlendirmelerinin sonuna ekliyor.
ELİPS Kitap
Tel: (03129 475 40 33

NE TAM MÜSLÜMAN NE TAM HRİSTİYAN…
Osmanlı İmparatorluğu, farklı din ve kültürleri yüzyıllar boyunca bir arada barındıran benzersiz bir medeniyetti. Ancak bu çok dinli yapının gölgesinde, ne tam Müslüman ne de tam Hristiyan sayılan, “iki din taşıyanlar” adıyla anılan topluluklar da vardı.
Mehmet Bilgin’in “Osmanlı İmparatorluğunda İki Din Taşıyanlar” adlı araştırması, Osmanlı’nın özellikle Trabzon ve Gümüşhane çevresinde yaşayan bu grupları, onların gündelik hayatlarını, dini pratiklerini ve toplumla kurdukları hassas ilişkileri arşiv belgeleri, konsolos raporları ve seyahatnameler ışığında inceliyor. Tanzimat’tan mübadeleye uzanan süreçte iki dinli kimliğin nasıl bir sosyal, siyasi ve kültürel problem haline geldiğini gözler önüne seriyor.
Osmanlı İmparatorluğunda İki Din Taşıyanlar, Osmanlı toplumunun gölgede kalmış bir yönünü aydınlatmakla kalmıyor; din değiştirme, kimlik, aidiyet ve toplumsal hafıza üzerine de düşündürücü sorular ortaya koyuyor.
Ötüken Neşriyat
Tel: (0216) 546 03 50