24 Temmuz’da Merkez Bankası kritik bir toplantı yapacak. Toplantıdan çıkacak karar şimdiden belli gibi: Faiz indirimi. Evet, Merkez Bankası faiz indirecek. Çünkü bu kararın zemini çoktan hazırlandı.
Peki ama asıl soru şu: Ne kadar indirecek?
Enflasyona bakıldığında yüzde 30’ların biraz üzerinde. Faiz oranı ise yüzde 46 seviyesinde. Bu fark, klasik iktisatçı bakışıyla agresif bir indirim çağrısı gibi görünebilir. Ancak Merkez Bankası’nın ajandasında yalnızca enflasyon yok.
Aslında uzun süredir asıl belirleyici olan, döviz rezervleri.
Ne yaparsa yapsın, Merkez Bankası’nın dikkati faiz oranlarından çok döviz piyasasında. Çünkü hâlâ, İmamoğlu süreciyle birlikte yurtdışına çıkan yaklaşık 60 milyar dolar ülkeye dönmedi. Bu para gelmediği sürece Merkez Bankası'nın her faiz kararı bir rüyanın parçası olacak.
Ve bu rüya, dövize olan talebin düşeceği hayali.
Geçtiğimiz hafta yayımlanan Merkez Bankası verileri yine net bir gerçeği yüzümüze çarptı: Halk, bu faiz oranlarına da bu para politikasına da güvenmiyor.
Nasıl güvensin? Yıllardır ekonomi yönetimi tarafından baskılanan döviz, bir noktada patlamak zorunda kalıyor. Sonuç? Halk birikimini korumak için dövize yöneliyor.
Bugün bankalardaki toplam mevduatın yüzde 63’ü döviz cinsinden.
Bu ne anlama geliyor?
Çok net: Bu ülkenin vatandaşları, kendi paralarına değil, başka ülkelerin paralarına güveniyor. Çünkü bu ekonomi politikasına inanmıyor.
İşte bu yüzden Merkez Bankası faiz indirimine korkarak gidecek.
Bir tarafta siyasi baskı, diğer tarafta kırılgan döviz dengesi...
Piyasalarda 500 baz puan ve üzeri bir faiz indirimi beklentisi konuşuluyor.
Ancak ben bu kadar cesur bir adımın atılacağını sanmıyorum.
Zira böyle bir agresif indirim, zaten gelmeyen dövizin daha da hızla çıkmasına yol açabilir.
Bana kalırsa Merkez Bankası’nın en fazla 250-300 baz puanlık bir indirimle yetinmesi olası.
Daha fazlası, ekonomik istikrar açısından ciddi riskleri beraberinde getirir.
Velhasıl, 24 Temmuz’da verilecek karar sadece bir faiz oranı kararı değil.
Aynı zamanda Merkez Bankası’nın bağımsızlığına, halkın güvenine ve dövize olan bakışına dair çok şey anlatacak.
Gerçekten zor bir karar.
Ama bu zor kararın sonuçlarını hep birlikte yaşayacağız.