Vermont’un bağımsız temsilcisi ve Sağlık, Eğitim, Emek ve Emeklilik Senato Komitesi’nin kıdemli üyesi Senatör Bernie Sanders, hazırladığı rapora ilişkin yaptığı konuşmada, “Amerika’da mevcut olan dev gelir ve varlık uçurumu yalnızca ekonomik bir mesele değil, kelimenin tam anlamıyla ölüm kalım meselesi” dedi.

Sanders, araştırmaya katılanların yanıtlarından oluşturulan analize göre, maaştan maaşa yaşamanın yol açtığı stresin “yüksek seviyede kaygı, depresyon, kalp damar rahatsızlıkları ve kötü bir sağlığa” neden olduğunu belirtti.

Defend Democrasy’nin aktardığı BirGün’ün çevirdiği habere göre analiz, farklı araştırmalardan elde edilen bulgulara da yer vererek, daha yüksek gelirin daha uzun ömürle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. 2021’de yayımlanan bir Kongre Araştırma Servisi raporuna göre, ABD’de pandemi dönemi hariç zaman içinde yaşam beklentisi artmış olsa da, “araştırmacılar uzun zamandır daha düşük sosyoekonomik statüye sahip insanların, daha yüksek olanlara kıyasla yaşam beklentilerinin daha kısa olduğunu ortaya koyuyor. Yakın dönemde yapılan araştırmalar bu farkın son birkaç on yılda giderek arttığını gösteren kanıtlar sunuyor.”

Sanders’in raporu, pandemi öncesinde 2015-2019 yıllarını kapsayan beş yıllık vilayet bazlı verilere dayanıyor. Sanders’in ekibi, bu dönemde tüm Amerikan vilayetleri için ABD Sayım Bürosu’nun ortalama hane gelirleri verilerini, Sağlık Metrik ve Değerlendirme Enstitüsü’nün ortalama yaşam beklentisi verileriyle eşleştirdi.

Yaşam beklentisi farkı, daha yüksek gelirli kent ve banliyölerle düşük gelirli kırsal bölgeler karşılaştırıldığında daha belirgin hale geliyor. Rapora göre, “ortalama 100 bin dolarlık hane gelirine sahip kent ve banliyö vilayetlerinde ortalama yaşam beklentisi 81,6 yılken, ortalama hane gelirinin 30 bin dolar olduğu küçük kırsal vilayetlerde ortalama yaşam beklentisi 71,7 yıl, tam 1 yıllık bir fark var.”

Gelirdeki artış, yaşam beklentisinde de artış anlamına geliyor. Raporda, “kırsal eyaletlerde, ortalama yıllık hane gelirlerinde 10 bin dolarlık bir artış yaşam beklentisine 2,6 yıl eklenmesi demek” deniliyor.

YOKSULLUK ÖMRÜ KISALTIYOR

Analiz, Sanders tarafından toplanan niteliksel verileri de içeriyor. Sosyal medya üzerinden yapılan bir araştırmada, insanlara stresin hayatlarını nasıl etkilediği sorulmuş ve ülke çapında binden fazla yanıt alınmıştı.

Raporda, Colorado’dan Caitlin’in şu sözlerine yer veriliyor:

“Stres benim için yalnızca bir can sıkıntısı değil, doğrudan kalbime yönelik bir tehdit. Doğuştan kalp rahatsızlığı ve birden fazla mekanik kapakçıkla yaşamak her anksiyete atağı, faturalardan kaygılanarak geçirilen her uykusuz gece yalnızca zihinsel bir yorgunluk değil doğrudan kalbimde fiziksel bir yorgunluk anlamına da geliyor.”

Missouri’den Patrick ise şunları söylüyor:

“Maaş gününden maaş gününe yaşayarak aileme destek olmaya çalışmak beni çok streslendiriyor. Her an evsiz olmaktan tek bir finansal kriz kadar uzağız.”

Bir başka kişi, sürekli geçici işlerde çalıştığı için sağlık sigortasını karşılayamadığını ve önleyici sağlık hizmetlerinden yararlanamadan yaşadığını ifade ediyor.

Rapor, analizdeki kritik bulgulara yönelik çeşitli politika çözümleri öneriyor: asgari ücretin saatlik en az 17 dolara yükseltilmesi, ücretli aile ve sağlık izninin güvence altına alınması ve tek ödemeli sağlık sigorta programı olan Medicare for All yasasının kabul edilmesi gibi.