Gazeteci Levent Gültekin, Suriye'de SDG ve yönetim güçlerinin çatışmasına değinerek 'Türkiye'yi yakmayın' uyarısında bulundu. Gültekin, Suriye'deki iktidar değişimine değinerek, "Zaten Suriye'yi mahvettiniz. Ya zaten yapmış olduğunuz o yıkımın sonucunu çıkaramıyorsunuz şu an. Toparlayamıyorsunuz" dedi.

Gültekin'in Youtube kanalında yaptığı yayındaki yorumları şöyle:

"Ben bu Türkiye'deki herkesin buna Kürtler dahil, Aleviler dahil, İslamcılar dahil, iktidar dahil, muhalefet dahil. Arkadaş size ne Suriye'den ya? Mesela Hakan Fidan açıklama yapmış. İşte SDG adım atmıyor. Milli Savunma Bakanlığı açıklama yapmış. Eğer e Suriye yönetimi SDG ile mücadelede bize ihtiyaç duyarsa yardıma gideriz. Sana ne? Senin başka işin gücün yok mu? Zaten Suriye'yi mahvettiniz. Ya zaten yapmış olduğunuz o yıkımın sonucunu çıkaramıyorsunuz şu an. Toparlayamıyorsunuz. Toparlanmıyor. Kangrene dönüşmüş."

'BİLGİ KRİLİLİĞİ VAR'

Yaşananlarla ilgili büyük bir bilgi kirliliği olduğunu belirten Gültekin şunları dile getirdi:

"Şimdi inanılmaz bir kirli bir bilgi kirliliği var. Bir taraftan Suriye yönetiminin yaptığı açıklamaya bakıyorum. SDG'ye bir anlamda böyle bir dostane el açıyor. Gel beraber toparlayacağız diye. Bir taraftan SDG'nin açıklamasına bakıyorum onlar olumlu ama öbür taraftan yazılan çizilere bakıyorum. Orada birbirini öldürüyorlar. Bir taraftan diyorlar ki işte Halep'te iki Kürt mahallesi var. HTŞ onlara da tahammül edemedi. Öbür taraftan dönüyorum diyorlar ki okuyorum. Bu sefer diyorlar ki hayır o iki Kürt mahallesi sadece mahalle değil. SDG orada kendine bir özerklik alanı ilan etmiş. Yani kendi asayişini kendi sağlıyor mahallede. Yani devlet içerisinde bir devlet gibi. Dönüp diyorlar ki arkadaş düzelt yani hani bu entegrasyon yapalım. Halep'in iki mahallesi senin olmaz. Böyle bir şey olmaz diyorlar. O da yok falan. Önce anlaşalım sonra şey yapalım ya. Anlaşsınlar. SDG'nin de HTŞ'nin de canı cehenneme kendileri otursunlar konuşsunlar. Kendi ülkelerinde nasıl yaşayacaklarına kendilerine karar versinler."

'SEN SINIR İÇİNDEKİ GÜVENLİĞE BAK'

Türkiye'nin sınır içindeki güvenliğe dikkat etmesi gerektiğini belirten Gültekin, şunları dile getirdi:

"Türkiye senin işin mi? Sen oradaki HTŞ'ye haber gönderiyorsun. Eğer SDG'ye operasyon yapacaksan ve bizden yardım istersen biz de geliriz. Sana ne? Senin baban oğlu mu? Sen sınırın içindeki güvenliği esas alman lazım. böyle yaptığı için hepimi herkes buradaki Türkiye orada Ahmet Şara'Nın avukatlığına, hamiliğine soyunduğu için buradaki Kürt de oradaki SDG'nin hamiliğine soyunuyor. Buradaki İslamcı Sünni, oradaki bir İslamcı IŞİDçinin hamiliğine, avukatlığına soyununca buradaki Alevi oradaki Nusayri'nin avukatlığına soyunuyor. Burada Suriye savaşı veriyoruz şu anda. Diyarbakır sokakları her taraf insanlar dökülmüşler. Vay Suriye'de niye SDG Halep'ten çıkarılıyor? Sana ne? Baban oğlu mu, akrabam mı, dayım mı? Ha insan olarak orada gerçekten insani bir haksızlık var. İtiraz ederiz. Aynı şeyi devlete de söylüyorum. Aynı şeyi mesela anladığım kadarıyla kendi içerilerinde de bir sorun var bunların."

'SORUNUN KAYNAĞI SDG'

DEM Parti'nin 'Öcalan, Mazlum Abdi ile görüşsün' çıkışına değinen Gültekin, şunları söyledi:

"Mesela bugün DEM Parti sözcüsü Ayşegül Doğan ne dedi? 'Devletin acilen Öcalan'ın Mazlum Abdi ile görüşmesine izin vermeli." Niye bunu söylüyor? Belli ki Mazlum Abdi, Öcalan'ı yani Öcalan'dan giden mesajlara uymuyor. Öcalan anladığım kadarıyla entegrasyonu, barışmayı öneriyor. Belli ki uymuyor. Bunlar da rahatsız. Yani orada Mazlum Abdi başkanlığında bir birazcık daha Öcalan'an da bağımsız davranan bir yapı var. Onlar kuyruğu dik tutuyorlar. Buradakiler de ya devlete diyor ki bırakın Öcalan konuşsun çözer bu sorunu diye. E o zaman demek ki sorunun bir kaynağı da oradaki SDG'nin tutumu yani yanaşmıyor. Ne diyorlar aylardır ekranlarda? Anlaşma oldu olacak değil mi? Bugün oldu yarın olacak. Aha da SDG ile anlaşıyorlar. Aha da bütünlüklü Suriye. Ben ne diyordum? palavra anlaşamazlar."