Doğal güzellikleri sayesinde pek çok hayvan türüne ve zengin bir yaban hayatına ev sahipliği yapan Aydın’da, kentin simgelerinden biri haline gelen leyleklerin göç yolculuğu sürüyor.
Bu çerçevede Kuşadası’nın Davutlar Mahallesi’nde, yaklaşık 40 yılın ardından leylekler yeniden yuva kurdu. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Davutlar yol kavşağı yakınındaki bir mermer atölyesinde yuva yapan leyleklerin bu yıl geri dönüp dönmeyeceği merak ediliyordu. Beklenen gelişme kısa süre önce yaşandı. “Efe” adı verilen erkek leylek yaklaşık 6 gün önce bölgeye gelerek yuvasını onarmaya başladı. Günlerdir takip edilen süreçte, dün akşam saatlerinde “Ada” isimli dişi leyleğin de gelmesiyle çift yeniden bir araya geldi.
Kuşadası’nın, Aydın genelinde leylek yuvası bulunmayan tek ilçe olduğunu hatırlatan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, yaklaşık 40 yıl sonra oluşan bu gelişmenin önemine dikkat çekti. Sürücü, geçen yıl Ağustos ayında Davutlar yol kavşağı yakınındaki bir mermer atölyesinde kurulan yuvanın ardından leyleklerin bu yıl tekrar gelip gelmeyeceğinin merak edildiğini belirtti. Erkek leylek Efe’nin yaklaşık 6 gün önce gelip yuvaya malzeme taşıdığının gözlemlendiğini, ancak burada kalıp kalmayacağı ve eşinin gelip gelmeyeceğinin belirsiz olduğunu ifade etti. Dün akşam saatlerinde dişi leylek Ada’nın da gelmesiyle beklenen sevindirici haberin geldiğini söyledi.
Bu gelişmeyle birlikte Kuşadası’nın da yeniden leylek yuvasına sahip olduğunu vurgulayan Sürücü, çiftin burada üreme sürecini gerçekleştireceğini dile getirdi. Yumurtaların muhtemelen Mayıs ayının ikinci haftasında çatlayacağını ve yavruların dünyaya geleceğini belirten Sürücü, ebeveynlerin yavrularını büyütmek için yoğun bir çaba göstereceğini ifade etti. Bölgedeki yoğun yapılaşma, beslenme alanlarının azalması, elektrik hatları ve trafik gibi risklere rağmen leyleklerin burayı tercih ettiğine dikkat çekti. Bunun, Kuşadası’na ve insanlara doğayı koruma konusunda önemli bir mesaj verdiğini belirten Sürücü, doğal alanların, zeytinliklerin ve sulak bölgelerin korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı. Ayrıca bu durumun, bölgenin ne kadar değerli bir coğrafya olduğunu ve bu güzelliklerin yalnızca insanlara ait olmadığını bir kez daha hatırlattığını söyledi. Kuşadası’ndaki tek leylek yuvasının korunması için tüm ilçe halkının sahip çıkacağına inandığını da sözlerine ekledi.