Öyle görülüyor ki ‘iktidar-muhalefet’ atışması, iyiden iyiye sertleşmeye…
Hatta böyle giderse cezaevindeki hastalar için yaşam tehlikesinin günbegün artmasına…
Milletin sofrasındaki ekmeğinin azalmasına…
Yurdum insanında gelecek kaygılarının daha da oluşturmasına neden oluyor.
*
Keşke en kısa sürede milletin hakemliğine baş vurulsa da her ne olacaksa milletin kararının sonrasında olsa, diyorum.
Hem memleket de önünü görebilsin.
Aksi halde bu durumdan memleket çok zarar görüyor!
*
AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan, 2019 ve 2024 yerel seçimlerinde İstanbul’u kaybetmeyeceğini düşünürken, kaybetti!
Bir eski Başbakan Binali Yıldırım’ın, sonrasında Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u ‘İBB Başkan Adayları’ olarak, göstermiş, her türlü desteği adaylarına vermişse de bir kasaba belediye başkanına karşı ikisinde de İstanbul’u kaybettiler.
*
Böylece 2019 ve 2024 yerel seçimleri AKP için büyük bir şok oldu!
Ve Sayın Erdoğan da İstanbul’u kaybetmeyi bir türlü hazmedemedi.
Çünkü kendileri; “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” diye söylemişti ya, önümüzdeki genel seçimleri kaybetmek istemeyen Erdoğan, muhalefete -özellikle de CHP’ye- çok ciddi baskılar uygulanıyor.
En azından dışarıdan öyle görünüyor.
*
Hem ne var ki demokrasilerde bir parti iktidara gelir, sonra gider, sonra aynı parti yeniden iktidara gelebilir.
Yetkiyi verme kararı milletindir.
Milletin 24 yıl iktidar yaptığı AKP bugün, CHP’li belediye başkanlarına yönelik bir yıldır yaptığı baskının haklılığını maalesef millete anlatamadı. Hatta İktidar baskısını öyle bir sürdürdü ki kendi partililerinden dahi zaman zaman eleştiri aldı.
*
Önceki gün Sayın Erdoğan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki temel atma töreninde:
‘2019 sonrası İBB’nin görevini yerine getirmediğini ve Cerrahpaşa Tıp Tarihi Müzesi’nin ihmal edildiğini’ öne sürerek, “İstanbul, temel atmama, iş yapmama, bahane üretme siyasetinin kurbanı oldu” demiş.
*
İyi de 2019’da İmamoğlu İBB Başkanı olmasıyla birlikte iktidar, İBB’nin elindeki kimi gelir kaynaklarını kısıtlayarak, birçok taşınmazının da ellerinden alınıp AKP’li ilçe belediyelere, kimi bakanlıklara devredilmiş, İmamoğlu köşeye sıkıştırmak istenmemiş miydi?
Ve Sayın Erdoğan: “Hatta Atatürk’ün adını dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal’in mirasına da Tıp Tarihi Müzesi’ne de sahip çıkmadı.” demiş.
Sanki Atatürk’ün mirasına kendileri çok sahip çıkmışlarmış gibi!
*
Her neyse! Erdoğan böyle söyleyince İmamoğlu da:
“Çok kararlıysan hemen İstanbul’da, sonra da Türkiye’de karşılıklı seçime gidelim, yarışalım” demiş.
Madem genelde CHP, İstanbul’da İmamoğlu bu kadar eleştiriliyor…
Madem “İBB İstanbul’da görevini yapmadı.” deniliyor, mealen “Biz başarılıyız, onlar değil” denilmek isteniyor, o zaman İmamoğlu’nun bu teklifi kabul edilebilir düzeyde!
Kim doğru söylüyor kim söylemiyor milletin hakemliğine baş vurulabilir.
*
Sahi olur mu?
Kendilerini başarılı bulan AKP, bir erken seçime gidebilir mi?
Valla hiç belli olmaz.
Yeter ki küçük de olsa bir ışık görülmeye görülsün!