Öcalan’ın birinci çözüm sürecinden beri önerdiği komisyon ilk toplantısını yaptı.

İsminin “ Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”olmasına karar verildi. “Terörsüz Türkiye” Komisyonu söylemi terk edildi, çünkü PKK kendini terör örgütü olarak değil milli bir kurtuluş örgütü olarak görüyor, bu isme sıcak bakmıyordu.

Barış kardeşlik ifadesi kulaklara hoş geliyor, ama kiminle barış? Bu milletin Kürtlerle hiç bir zaman savaşı olmadı ki. PKK ile mücadelesi ise Kürtlerle savaş veya mücadele olarak nitelendirilemez. Böyle nitelemek Kürtlerle ilgili konularda PKK’yı meşru muhatap kabul etmektir. Yani Kürtlerle ilgili sorunlarda PKK’yı muhatap almaktır.

Komisyondan ne çıkacağını hep birlikte göreceğiz, ama orada DEM parti dışında etnikçilerle aynı paralelde düşünen birçok isim var. HÜDAPAR onlardan biri. Yeni Yol partisinin bileşenlerinin liderlerinin geçmişte Örgüt’ün talepleri ile örtüşen açıklamaları var. CHP’li Sezgin Tanrıkulu, AKP’li Hüseyin Yayman çok mu farklı düşünüyor?

Komisyonda elbette farklı düşünen, üniter yapıdan taviz vermeyeceğini düşündüğümüz isimler de var.

İlk toplantıdan sonra komisyona katılan isimler anayasa konusunun gündeme gelmeyeceğine dair prensipte anlaşmaya varıldığını söylediler. Bu komisyonda böyle bir gündem olmayabilir, fakat Erdoğan’ın hedefi bu komisyon amacına ulaşırsa ondan alacağı hızla yeni bir anayasa yapmak. Başarıya ulaşırsa bu komisyon onun manivelası olacak. Devlet hayatında moral değerlerin önemi büyüktür. Toplumda sürece Öcalan’ın rehberlik ettiğine dair bir algı doğarsa, bütün değerler alt üst olur. Nitekim çoğunluk sürecin böyle yürütüldüğünü düşünüyor. Kanaatim, bu tarz bir silah bırakma dürecinin doğru olmadığıdır. Zira, PKK, bu komisyon vasıtasıyla kendini meşrulaştırıyor, Kürtlerle ilgili konularda muhatabınız benim diyor, kendine terör örgütü denilmesini reddediyor. Bu tip süreçlerde eğilmeye bir alıştınız mı bir daha doğrulamazsınız. Bundan sonra olacakların sorumluluğu masada oturan partilere aittir. Dün akil adamlarla kamuoyunun rızasını üretmeye çalışmışlardı, bugün Bahçeli ve bunu komisyonla yapmaya çalışıyorlar. Dilerim Türkiye yeni bir “Allah affetsin, aldatıldık” süreci yaşamaz!

İYİ PARTİNİN BURSA MİTİNGİ

İYİ Parti Bursa’da muhteşem bir miting yaptı. Orada değildim ama alanda bulunanlardan dakika dakika bilgi aldım. Sn. Dervişoğlu’nun konuşmasını dikkatle dinledim. İyi etkili bir konuşma yaptı. Kalabalık beklenenin çok üzerindeydi. Yangınlarda büyük yara alan Bursalılar miting meydanını doldurdular, yandaş on beş bin dediğine göre siz bunun iki katını düşünün. Ancak bir önerim var, konuşmalar kişiler üzerine çok odaklanmamalı. MHP seçmenini kilitleyecek ifadelerden kaçınmalı.

Orayı çözmek, Türk milliyetçiletini iyide doğruda, milli menfaatlerimizde buluşturmak gerekir. İnsanlar en zor liderleri bırakıyor. Doğrularımızı söylersek bazıları kendi yanlışlarını herhangi bir duygusal tepkime yaşamadan daha kolay bulur.

İYİ Parti bu muhteşem mitingden sonra artık durmamalıdır. En az yüzde 50-55’lik bir kitle Öcalan’a yapılan filozof muamelesinden rahatsızlık duyuyor ve önlerine geçecek, duygularına tercüman olacak bir ses bekliyor.

İYİ Parti ve Dervişoğlu bu beklentiye en uygun alternatif. Bundan sonra toplumla buluşma yeri meydanlar olmalı… Onlar komisyonda İYİ Parti milletin yanında…