Keir Starmer, 2020 yılında İngiltere’deki muhalefet partilerinden İşçi Partisi’nin başına geçti.

Açıkladığı program ve yaptığı konuşmalarla kısa sürede geniş kitlelerin desteğini arkasına aldı.

2024 genel seçiminde kazanılan zaferin mimarıydı.

14 yıllık Muhafazakar Parti iktidarını devirip Başbakanlık koltuğuna oturdu.

Ne var ki, seçim kampanyasındaki vaatlerinin çoğunu henüz yerine getirememişken bu yıl Mayıs ayında yerel seçim yapıldı ve partisinin oylarında düşme oldu.

Bunun üzerine geçtiğimiz günlerde hem Başbakanlıktan hem İşçi Partisi Genel Başkanlığından istifa etti.

***

Starmer, istifa kararını vermeden önce keşke bizim deneyimli bazı siyasetçilerimizle görüşseydi.

Böyle bir görüşme olsaydı kendisine muhtemelen şu tavsiyelerde bulunulurdu:

İstifa ne demek kardeşim, aklını mı yitirdin sen...

Bizde 12-13 seçim kaybedip istifayı aklının ucundan bile geçirmeyen arkadaşlar var.

Sen daha siftah yapmışsın...

Dur bakalım, acelen ne?

Bunun ikisi, üçü, dördü, beşi, onu, on biri, on ikisi, on üçü var...

İnsan, yerel seçimde partisi oy kaybına uğradı diye Başbakanlığı ve Genel Başkanlığı bırakır mı ya!

Siyaseti neden otuzlu yaşlarda başlayıp ölünceye kadar yapılacak bir meslek gibi görmüyorsun da geçici bir görev olarak algılıyorsun Allah aşkına?

Hayret etmemek mümkün değil vallahi!

Yerel seçimde istediğin oyu alamayınca bir basın toplantısı yapıp, ‘Sonucu değerli halkımızdan gelen önemli bir uyarı olarak kabul ediyoruz. Bu uyarı bizi kamçılayacak ve gelecek seçimlerde yeni zaferlere taşıyacaktır’ desen yeterdi.

Tabii, partinde istifa etmeni isteyenler mutlaka olur.

Onlarla başa çıkmanın yolu da pek zor değil yani.

Parti ilkelerine aykırılık, disiplinsizlik gibi gerekçelerle ihraç süreci başlatılabilir pekâlâ.

Her halükarda seni destekleyecek bir medya ile sosyal medya yaratmak gerektiğini de önemle hatırlatırız.

Bunu sağlamanın kolay bir yolu var: Para...

Birçoğu kabul etmez ama bazıları dünden razıdır.

Yanlışın bile olsa ölümüne savunurlar onlar seni.

***

Ah Starmer ah!

Boşu boşuna gitti hem Başbakanlık hem İşçi Partisi Genel Başkanlığı...

Yaşın da çok küçükmüş ya... 63 yaşında siyasetten emekli olunur mu?

Hiç mi düşünmedin bizim bazı siyasetçilerden akıl almayı.

YANLIŞ SİYASETİN SONUCU

Dünya Kupası’ndan daha ilk turda elenmemiz yüzünden “Bizim Çocuklar” televizyon ekranlarında, gazete köşelerinde, sosyal medyada adeta linç edildi.

Başarısızlık onların ruhsuzluklarına, inançsızlıklarına, gerekli mücadeleyi ortaya koymayışlarına bağlandı.

Futbolda izlenen siyasetin bu sonucu getirdiğini söyleyenler azınlıkta kaldı.

-Her kentte, her ilçede, her bucakta futbol okulları açılsa, yetenekli çocuklar bu okullarda yetiştirilse ve onlar zamanla profesyonel takımlarda oynama fırsatı bulsa sonuç böyle mi olurdu?

-Süper Lig’deki takımlar için 10 yabancı futbolcuyla sahaya çıkma hakkı getirilmeseydi, takımlarımızda ağırlıklı olarak Türk futbolcular yer alıp tecrübe kazansalardı sonuç böyle mi olurdu?

-Liglerde mücadele eden tüm takımlar kadrolarının en az yarısını alt yapıdan yetişen futbolcularla oluşturmak zorunda olsaydı sonuç böyle mi olurdu?

***

Evet, özetlemek gerekirse...

24 yıl sonra katıldığımız Dünya Kupası’ndan ilk turda elenmemizin sorumlusu “Bizim Çocuklar” değildir, futbol konusunda yanlış siyaset izleyenlerdir.

MAHALLE OKULU SEMİNERLERİ

Ayrancım Derneği, Ankara’da sadece Ayrancı semtine değil tüm kentin kültür yaşamına dokunup önemli katkılar sunmasıyla dikkat çekiyor.

Dernek son olarak, “Yaşadığımız sokakları sadece bir adres değil bir hikâye olarak görmek gerek. Şehir hayatının hızı içinde bazen en büyük hazineyi, yani komşumuzu ve sokağı unutuyoruz. Onları yeniden hatırlamalı ve geleceğimizi birlikte örmeliyiz” diyerek “Mahalle Okulu Seminerleri” düzenledi.

Bu seminerlerde Mehmet Sarıoğlu “Osmanlı’dan günümüze mahalle tarihi”, Halil Memiş “Mahalle yönetimi ve muhtarlık”, Ezgi Orhan “Mahalle kültürü, barınma ve kentte gece yaşamı”, Begüm Özden Fırat “Dayanışma ekonomisi ve mahalle dayanışma ağları”, Besim Can Zırh “Mahallenin oluşumu, göç ve kimlik”, İlhan Tekeli “Gündelik yaşam ve yaşam kalitesi” konularında konuştu.

Uzun yıllardır Ayrancı’da yaşayan biri olarak derneğin çalışmalarını ilgi ve takdirle izliyorum.