Romanın adı; “Son Talika”… Şimdi muhtemelen pek çoğunuz, “talika” ne demek? diye soracaksınız. Ben de bilmiyordum, öğrendim… Dört tekerlekli, yaylı, üstü kapalı bir çeşit at arabasıymış.

Romanın yazarı; Sabriye Cemboluk. İlk baskısı 2015 yılında Almanya’da yapılmış.

Altı yüz yıllık ömrü sırasında üç kıtaya yayılmış Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma süreciyle birlikte yaşanan insani trajediler Sabriye Cemboluk’u bu romanı yazmaya iten sebeplerin başında gelmiş. Rumeli’nin elimizden çıkışı, Balkan göçleri, savaşlar ve mübadele döneminde Edirne'de yaşayan bir ailenin dramını, hüzünlü ve akıcı bir dille anlatan “Son Talika” adlı tarihi roman böyle bir sürecin ürünü.

Son Talika’dan, Prof. Dr. Sakine Esen Eruz hocamın vasıtasıyla haberim oldu. Onun tavsiyesi ile okumaya başladığım “Son Talika” tertemiz ve sade Türkçesiyle su gibi akıp giderken Sabriye Cemboluk’un sürükleyici üslubu kitabı elden bırakmaya imkan tanımıyor. “Son Talika” hacim olarak da “kallavi” bir roman, tam 692 sayfa… Ama okumaya başladığınızda bu hacim gözünüzü hiç korkutmuyor. Bu arada kitabın Türkiye’de 6. baskısını yapan ve Sakine hocam sayesinde tanıştığım Edirne merkezli Ceren Yayıncılık’ın sahibi Şeref Kurtiş’den de bahsetmem lazım. 2000 yılından bu yana Edirne’de 400’ü aşkın kitap yayınlamış olan Şeref Bey kültür hayatımıza bu önemli katkısı dolayısıyla her türlü takdiri hak ediyor. Çünkü İstanbul ve Ankara dışında kitap yayıncılığı yapmanın maddi-manevi zorluğunu ve meşakkatini bilen bilir. Keşke yurdumuzun her köşesinde Şeref Kurtiş gibi yayıncılar çoğalıp başarılı olsa…

Kaybedilen vatan yok olan hayatlar - Resim : 1

Ceren Yayıncılık

Tel:(0284) 214 82 82

İKİNCİ KİTAP:

ÇAPKIN ŞEHZADE

-----

Değerli çalışmalarıyla Türk ve dünya tarih literatürüne önemli eserler kazandıran Prof. Dr. Ali Akyıldız, “Abdülkadir” adlı yeni kitabında, Sultan II. Abdülhamid’in ele avuca sığmaz, kural tanımaz, isyankâr, ahlakî açıdan sıkıntılı, haşarı, çapkın ve aile sorumluluğundan uzak oğlu Abdülkadir Efendi’nin ilginç ve sıra dışı hayat hikayesini anlatıyor.

Prof. Dr. Ali Akyıldız, kitabın konusunu oluşturan II. Abdülhamid’in oğlu Abdülkadir Efendi’nin tahta geçme ihtimali bulunan her bir şehzadede ve padişah adayında olması muhtemel siyasî hırsların yerine kadın ve eğlenceyi oturtan ve kadın düşkünlüğü ile ön plana çıkan ilginç bir şehzade olduğunun da altını çiziyor,

Şehzade Abdülkadir’in skandallarla dolu öyküsünü, hanedan ve saray kuralları ve biyografi bütünlüğü çerçevesinde dönemin birinci el kaynaklarına dayalı olarak ele alıp inceleyen kitap, bütün bu konuları ve şehzadenin hayatının bilinmeyen pek çok ayrıntısını anlatarak okura, Sultan II. Abdülhamid dönemine farklı bir pencereden bakma imkanı sunuyor.

Kitaptaki önemli konu başlıklarından bazıları şöyle:

* Şehzade Abdülkadir Efendi’nin doğumu, ailesi, eğitimi, sünnet düğünü…

* Askeriyeye intisabı ve bir şehzade olarak resmî törenlerdeki konumu ve Yıldız Sarayı’ndaki hayatı…

* Babası Sultan II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi öncesinde şehzadenin şehre yerleşmesi, padişah ve hanedan üyeleriyle ilişkileri…

* Beyoğlu âlemlerine hızlı bir giriş yaparak ve hanedanın haysiyet ve şerefiyle bağdaşmayan türlü skandalların öznesi olarak kendi sosyal statüsünün altındaki kadınlarla kurduğu ilişkiler…

* Eşi Macide Hanım’ın tedavisi için gitmiş olduğu Viyana’da ve daha sonra geçtiği Budapeşte’de Birinci Dünya Savaşı’nın ortaya çıkardığı koşullardan ötürü mahsur kalışı…

* Hanedanın yurt dışına sürülmesi üzerine ailesiyle beraber gittiği Budapeşte’yi mesken tutuşu…

* Bohem ve eğlenceye dönük hayatını burada da bıraktığı yerden sürdürerek ailenin mal varlığını kısa bir süre içerisinde tüketişi…

* Bu süreç içerisinde İstanbul’da hakkında açılan davalar, parasızlık yüzünden kahve ve bar gibi eğlence yerlerinde müzik yapmak zorunda kalışı…

* Yaptığı borçlar yüzünden hakkında açılan davalardan ve yapılan takibattan ötürü Budapeşte’den gizlice geçtiği Sofya’daki hayatı, trajik ölümü ve şahsiyeti…

Kaybedilen vatan yok olan hayatlar - Resim : 2

Timaş Yayınları

Tel:(0212) 511 24 24