Son yıllarda yapılan geniş çaplı bilimsel araştırmalar, hücre çoğalmasıyla karakterize edilen kanser ile sinir hücresi kaybıyla ilerleyen Alzheimer hastalığı arasında dikkat çekici bir "ters orantılı ilişkiyi" işaret etti. Yani, kanser geçmişi olan bireylerde Alzheimer'a yakalanma riskinin daha düşük olduğu, benzer şekilde Alzheimer teşhisi konulan kişilerin kansere yakalanma olasılığının azaldığı görüldü.

Örneğin, on yıl süren ve yaşlı bireyleri takip eden bir kohort çalışması, kanser geçmişi olan kişilerin Alzheimer riskinin yaklaşık yüzde 33 daha düşük olduğunu ortaya koydu.

Imperial College London'dan araştırmacıların milyonlarca kişinin sağlık verilerini incelediği başka bir çalışma da, kanser geçmişi olanlarda demans riskinin yüzde 25 daha az olduğunu gösterdi.

ULUSLARARASI UZMANLARDAN GÖRÜŞLER: MEKANİZMALARIN SIRRI

Bu ters ilişkinin biyolojik nedenlerini aydınlatmak, araştırmacıların en önemli gündem maddelerinden biri.

Alzheimer Araştırmaları Birleşik Krallık (Alzheimer's Research UK) eski Araştırma Direktörü Dr. Eric Karran, bu durumun, iki hastalığın oluşumunda rol oynayan temel biyolojik süreçlerin zıt yönlerde işlemesiyle bağlantılı olabileceğini düşündü.

Karran ve ekibinin çalışmaları, özellikle amiloid beta proteini gibi Alzheimer'a yol açan patolojik belirteçler ve kanser hücrelerinin kontrolsüz büyümesindeki genetik sinyal yolları arasındaki farklılıklara odaklandı.

İspanya Ulusal Kanser Araştırma Merkezi'nden (CNIO) Beyin Tümörü grubu direktörü Dr. Massimo Squatrito ise, kanser ve nörodejenerasyon süreçlerinin kesişiminde DNA hasarı yanıtı mekanizmalarının önemli bir rol oynayabileceğine dikkat çekti.

Squatrito ve ekibinin araştırmaları, bu iki hastalığın hücresel düzeyde birbirini nasıl dışladığını anlamaya çalıştı.

YAŞAM KALİTESİNİ YÜKSELTECEK POTANSİYEL

Türkiye'den de uzmanlar, bu alandaki gelişmeleri yakından takip etti. Nöroloji uzmanları, kanser ve Alzheimer'ın zıt biyolojisini çözmenin, her iki hastalığa karşı yeni, hedefe yönelik tedavilerin geliştirilmesi için bilimsel bir yol haritası çizeceğini belirtti.

GELECEĞE DAİR UMUT: İLAÇ GELİŞTİRME İTTİFAKLARI

Bazı teorilere göre, doku yenilenmesini destekleyen bazı genetik faktörler kansere yatkınlığı artırırken Alzheimer'dan koruma sağlayabilir. Bir diğer olasılık ise, kanser tedavilerinde kullanılan bazı ilaçların (örneğin kemoterapi ajanları) Alzheimer'ı tetikleyen iltihaplanma süreçlerini baskılayarak beyni koruyabilmesi.

Bilim insanları, bu kesişim noktasındaki moleküler hedefleri belirleyerek, hem kanser hem de nörodejeneratif hastalıklar için tek bir tedavi ajanı geliştirme potansiyelini araştırdı. Bu bulmacanın çözülmesi, yaşlanan dünya nüfusu için büyük bir sağlık zaferi anlamına gelebilir.