Son yıllarda “süper meyve” olarak anılan aronya (Aronia melanocarpa), sağlık dünyasında yankı uyandırmaya devam ediyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ve Akçaabat Belediyesi iş birliğiyle yürütülen bir bilimsel çalışma, bu küçük ama güçlü meyvenin kan şekeri üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koydu.
Araştırmalar, aronyanın yüksek antioksidan içeriğiyle yalnızca bağışıklığı güçlendirmekle kalmadığını, aynı zamanda diyabet riski taşıyan bireyler için kan şekeri regülasyonunda önemli bir rol oynadığını gösterdi.
Yabancı uzmanlar da aronyanın potansiyeline dikkat çekerek, bu meyvenin diyabet yönetiminde doğal bir destekleyici olabileceğini vurguladı.

BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?
Akçaabat’ta yetiştirilen aronya meyvesinin kan şekeri üzerindeki etkilerini incelemek için KTÜ İlaç ve Farmasötik Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (İLAFAR) dört ay süren bir çalışma gerçekleştirildi.
Üç aşamalı deneysel sürecin ilk iki aşamasında, aronyanın farelerde akut kan şekeri yüksekliği ve deneysel diyabet modelleri üzerindeki etkileri araştırıldı.
Şekerin gölgesinde yatan kanser riski! Uzmanlardan hayat kurtaran uyarılar
Son aşamada ise Akçaabat’ta üretilen aronya meyve suyu, piyasadaki ticari meyve sularıyla karşılaştırıldı.
Yüksek karbonhidrat içeriğine rağmen, aronya meyve suyu kan şekerini artırmıyor ve ticari meyve sularına kıyasla daha dengeli bir glisemik yanıt sağladı.

Araştırma ekibi, aronyanın düşük glisemik indeksi sayesinde diyabet hastaları ve insülin direnci olan bireyler için güvenli bir seçenek olduğunu belirtti.
Polonya’da yapılan bir başka çalışma, Varşova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Anna Kowalska liderliğinde, aronya suyunun Tip 2 diyabetli hastalarda kan şekeri düzeylerini stabilize ettiğini ve insülin duyarlılığını artırdığını ortaya koydu. Kowalska, “Aronya, içerdiği antosiyaninler ve polifenoller sayesinde oksidatif stresi azaltarak metabolik dengeyi destekliyor. Bu, diyabet yönetiminde doğal bir tamamlayıcı olarak kullanılabileceğini gösteriyor” dedi.

YABANCI UZMANLARDAN ÖVGÜ
ABD’deki Cornell Üniversitesi’nden beslenme uzmanı Dr. Michael Greger, aronyanın antioksidan kapasitesini överek, “Aronya, ORAC (Oksijen Radikal Emilim Kapasitesi) değeri açısından en güçlü meyvelerden biri. Kan şekeri kontrolü ve kardiyovasküler sağlık üzerindeki etkileri, onu modern diyetlerin vazgeçilmezi haline getirebilir” yorumunda bulundu. Greger, aronyanın düşük glisemik indeksine dikkat çekerek, düzenli tüketiminin diyabet riskini azaltabileceğini belirtti.
İngiltere’de King’s College London’dan Prof. Dr. Tim Spector ise bağırsak sağlığıyla aronya arasındaki bağlantıya vurgu yaptı. Spector, “Aronya, polifenol içeriğiyle bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkiliyor. Bu da kan şekeri regülasyonunda dolaylı bir fayda sağlıyor” dedi.

Uzmanlar, aronyanın diyabet ilaçlarıyla olası etkileşimlerini önlemek için doktor kontrolünde tüketilmesi gerektiğini de hatırlattı.
ARONYA’NIN DİĞER FAYDALARI
Aronya, yalnızca kan şekeri regülasyonuyla değil, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren, kolesterolü düşüren ve kalp sağlığını destekleyen özellikleriyle de dikkat çekti.
Türkiye’de yapılan çalışmalarda, aronyanın LDL (kötü kolesterol) seviyelerini azalttığı ve kan akışını iyileştirdiği gözlemlendi. Ayrıca, yüksek C vitamini, folat, potasyum ve çinko içeriğiyle genel sağlık üzerinde olumlu etkiler oluşturdu.
Kan şekerinden böbreklere kadar şifa olan mucize! Doğanın sırrı çözüldü
NASIL TÜKETİLMELİ?
Aronya, taze, kurutulmuş veya meyve suyu şeklinde tüketilebildi. Uzmanlar, günlük bir çay bardağı (yaklaşık 20 adet) aronya tüketiminin yeterli olduğunu, ancak diyabet hastalarının tüketim miktarını diyetisyenleriyle belirlemesi gerektiğini önerdi. Aronya, yoğurt, müsli veya salatalarla birleştirilerek lezzetli ve sağlıklı bir alternatif sundu.

DOĞAL BİR DESTEKLEYİCİ
Aronya, bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleriyle desteklenen faydalarıyla, diyabetle mücadelede umut verici bir doğal seçenek olarak öne çıktı. Ancak, her bireyin sağlık durumu farklı olduğundan, aronya tüketimine başlamadan önce bir uzmana danışılması büyük önem taşıdı.
Türkiye’nin aronya üretimindeki artışı, bu mucizevi meyvenin hem sağlık hem de ekonomi alanında geleceğinin parlak olduğunu gösterdi.