Vali Davut Gül ile protokol üyeleri kabre karanfil bıraktı, öğrenciler dua etti ve İstiklal Marşı coşkuyla okundu.İstanbul Valiliği’nin organize ettiği törende önce saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı okundu.
Kur’an-ı Kerim tilaveti sonrasında İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel dua etti. Vali Davut Gül ve protokol üyeleri, Mehmet Akif Ersoy’un kabrine karanfil bıraktı.
Törene katılan öğrenciler de şairin mezarı başında dua etti. Vali Gül, öğrencilerle bir süre sohbet etti. Törene 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen, Eyüpsultan Kaymakamı Arslan Yurt, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin katıldı.

MEHMET AKİF ERSOY KİMDİR?
Kosova’nın Suşitsa köyünden İstanbul’a göç eden bir ailenin oğlu olan Ersoy, 20 Aralık 1873’te İstanbul’un Fatih ilçesinde doğdu.Fatih’teki mahalle mektebinde iki yıl Kur’an eğitimi alan Ersoy, 1879’da Fatih Emir Buhari Mahalle Mektebi’ne başladı ve 1882’de Fatih Merkez Rüştiyesi’nde orta öğrenimine devam etti.
“Ne biliyorsam kendisinden öğrendim” dediği babası Mehmet Tahir Efendi’den Arapça dersleri alan Ersoy, Fatih Camisi’nde Farsça eğitimini de sürdürdü.

Babası tarafından “Ragif” olarak adlandırılan ancak annesi ve arkadaşları tarafından “Akif” diye çağrılan şair, bu ismi benimsedi. Rüştiye eğitimi süresince Türkçe, Arapça, Farsça ve Fransızca’da üstün başarı gösterdi.Rüştiye yıllarında şiire ilgi duyan Ersoy, ilk manzum eseri olarak Fuzuli’nin “Leyla ve Mecnun”unu okudu.
Rüştiyeyi bitirdikten sonra 1885’te Mülkiye İdadisi’ne kaydolan Ersoy, burada Muallim Naci Bey’den edebiyat dersleri aldı.
1888’de babasını veremden kaybeden ve ertesi yıl büyük Fatih yangınında evleri yanan Ersoy, ailesiyle maddi sıkıntı yaşadı.

Meslek sahibi olmak ve yatılı okumak isteyen Ersoy, Mülkiye İdadisi’ni bırakarak yeni açılan Ziraat ve Baytar Mektebi’ne başladı. 1893’te baytarlık bölümünü birincilikle bitirdi.
Okul yıllarında güreş, yüzücülük, uzun yürüyüş, koşu ve gülle atma gibi sporlara ilgi gösterdi.Eğitiminin son yıllarında şiire yönelen Ersoy, divan edebiyatına merak sardı ve arkadaşlarına manzum mektuplar yazdı.
Şiirleri çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan Ersoy’un bilinen ilk matbu eseri, 1893’te “Hazine-i Fünun” mecmuasında çıkan gazeldir.

1898’de “Tophane-i Amire” veznedarı Mehmet Emin Bey’in kızı İsmet Hanım’la evlenen Ersoy’un 3 kız ve 3 erkek çocuğu oldu; oğullarından biri 1,5 yaşında vefat etti.
Şiir ve öğretmenlik çalışmalarını sürdüren Ersoy, arkadaşları Eşref Edip ve Ebül’ula Mardin’in çıkardığı “Sırat-ı Müstakim” dergisinin 27 Ağustos 1908’de yayımlanan ilk sayısından itibaren başyazarı oldu.Şiirlerini yedi bölümden oluşan “Safahat” adlı eserinde toplayan Ersoy, 1911’de Osmanlı meşrutiyet dönemini, 1912’de “Süleymaniye Kürsüsünde” ile aydınları, 1913’te “Halkın Sesleri”ni, 1914’te “Fatih Kürsüsünde”yi kaleme aldı.

1917’de “Hatıralar”, 1924’te “Asım” ve 1933’te “Gölgeler” bölümlerini tamamladı.
Yoğun ısrarlar üzerine Kur’an-ı Kerim’i Türkçeye çevirmeyi kabul eden Ersoy, 6-7 yıl çalıştıktan sonra sonuçtan memnun kalmayarak anlaşmayı feshetti.
Mehmet Akif Ersoy, Türk milletine armağan ettiği için İstiklal Marşı’nı “Safahat” eserine koymadı.
Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele dönemlerinde halkı bilinçlendirmek için camilerde vaaz veren Ersoy, “Camideki Şair” olarak anıldı.

Vefatından sonra “Safahat” Ömer Ziya Doğrul ve M. Ertuğrul Düzdağ tarafından yeniden basıldı; “Kur’an’dan Ayet ve Hadisler” ile “Mehmet Akif Ersoy’un Makaleleri” eserleri de ölümünden sonra yayımlandı.Birinci Büyük Millet Meclisi’nde Burdur Mebusu olarak yer alan Ersoy, 1921’de Ankara Taceddin Dergahı’na yerleşti.
İstiklal Marşı yarışmasına 500 lira ödül nedeniyle katılmayan Ersoy, Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey’in ricası ve arkadaşı Hasan Basri Bey’in teşvikiyle marşı yazdı.
17 Şubat’ta Sırat-ı Müstakim ve Hakimiyet-i Milliye’de yayımlanan İstiklal Marşı, Meclis’te ayakta alkışlandı ve 12 Mart 1921’de milli marş olarak kabul edildi. Ersoy ödülü hayır kurumuna bağışladı.
Kurtuluş Savaşı sonrası Mısır’da uzun yıllar yaşayan ve Türkçe dersleri veren Ersoy, 17 Haziran 1936’da tedavi için İstanbul’a döndü.

Hasta ve yorgun halde Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda kalan Ersoy, 27 Aralık 1936’da vefat etti.
Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği kabri Edirnekapı Şehitliği’ndedir.20-27 Aralık “Mehmet Akif Ersoy’u Anma Haftası” ilan edildi
2018’de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nde “Vefa Ödülü”ne layık görülen Akif için, 20 Aralık doğum ve 27 Aralık vefat günlerini kapsayan hafta anma amacıyla belirlendi.
İçişleri, Milli Eğitim ile Kültür ve Turizm Bakanlıklarının 2019’da çıkardığı yönetmelikle 20-27 Aralık “Mehmet Akif Ersoy’u Anma Haftası” olarak ilan edildi.
İstiklal Marşı'nın kabul yıldönümünde Mansur Yavaş'tan paylaşımGündem