Tarih, ilk devletlerin ve imparatorlukların ortaya çıkması sonrası sadece büyük fatihleri ve devlet adamlarını yazmadı. Bunların yanında deli krallar da vardı. Bunlardan bir tanesi Roma İmparatorlarından Caligula.. Bir önceki imparator Tiberius’un varisi olarak öne çıkan Caligula, kibirli, bencil, acımasız ve zalim olarak tasvir edilir. Caligula’nın acımasız davranışları onu ölüme kadar götürdü.
İşte deli krallara rahmet okutan diktatörler. Hepsi ‘Halk için çalıştım’ demişti
Tarih, büyük imparatorlar ve fatihlerin yanı sıra deli kralları da yazdı. 20. Yüzyılda ise deli kralların yerini diktatörler aldı. İşte ‘Halk için çalıştıklarını’ iddia eden ve deli krallara rahmet okutan zalim diktatörler…
Deli krallara en iyi örnek olabilecek bir başka isim olarak Çin’in siyasi birliğini sağlayan ve ilk imparatoru Çin Şi Huang rahatlıkla sayılabilir. Çin Şi Huang, Çin’i fethettiği yıllardaki acımasız tavrıyla tarihe geçti. Özellikle ölümsüzlüğe kafayı takmasıyla bilinen imparator, hâlâ gelmiş geçmiş en esrarengiz yapılardan biri olarak bilinen Terrakotta Ordusu’nu yaptırmıştı. Ayrıca, Türklere karşı Çin Seddi’ni yaptıran da Çin Şi Huang’dan başkası değildi.
DELİ KRALLARA RAHMET OKUTTULAR
Fransız İhtilali sonrası çıkan yeni düzenle birlikte imparatorluklar yerini merkezi devletlere bıraktı. Bu süreçte ortaya çıkan yeni akımlar 20. Yüzyılın yapısını şekillendirdi. Bu dönemde liberal düzenin yanı sıra milliyetçilik ve komünizm dünyanın siyasi yapısını kökten değiştirdi.
Devleti yönetenler bu yeni düzende artık yetkiyi Tanrı’dan değil halktan almaya başladı. Ancak bazı liderler halk için çalıştıklarını iddia etseler de yapıkları katliamlar ve soykırımlar ile birlikte tarihin deli krallarına rahmet okuttu.
İşte tarihin gördüğü en korkunç diktatörler:
BENİTO MUSSOLİNİ
İtalya’da faşist düzenin kurucusu olan Mussolini iktidarı 1922 yılında ele geçirdi. İtalyan diktatör, iktidarı ele geçirmesi sonrası çıkardığı bir dizi düzenleme ile birlikte kendisine rakip olabilecek kesimleri bertaraf ederek ‘İl Duche’ lakabını aldı. Mussolini iktidarını sağlamlaştırmak için bütün gazete editörlerini kendi seçti ve neredeyse tüm bakanlıkların işini kendi yaptı. Ancak daha fazla sömürge elde etmek için 2. Dünya Savaşı’na girmesi sonunu hazırladı. Mussolini, 1945 yılında İtalyan partizanlar tarafından yakalanarak öldürüldü.
MAO ZEDUNG
Çin’de komünist devrimi gerçekleştiren Mao Zedung, kendi düzenini sağlamak için Büyük İleri Atılım, Kültür Devrimi ve Sağcı Karşıtı Hareket gibi projeler geliştirdi. Yıllarca süren projelerin etkileri günümüzde de devam ediyor. Mao, özellikle Kültür Devrimi ile birlikte ülke içindeki bütün farklı etnik ve dini unsurları yok sayarak herkesi ‘Çinlileştirmeye’ çalıştı. Tarihin en tartışmalı liderlerinden Mao, bir dizi hastalık nedeniyle 1976 yılında hayatını kaybetti.
JOSEF STALİN
Tarihin en zalim liderlerinden biri olarak bilinen Josef Stalin, Sovyet Rusya’nın kurucusu Lenin’in ölümü sonrası ülkenin başına geçti. Stalin, ilk olarak bütün okullu subayları tasfiye ederek yerine alaylı isimleri atadı. Stalin, 2. Dünya Savaşı’na Hitler’e karşı verdiği mücadele nedeniyle Avrupa’da olumlu bir şekilde nam salsa da savaş sonrası dünyanın ‘Kötü çocuğu oldu’ Stalin, özellikle Kırım Tatarlarını sürgün etmesi, toprakları kamulaştırarak milyonlarca kişinin açlıktan ölmesine seyirci kalması ve ‘Gulag’ olarak bilinen toplama kamplarında milyonlarca Rus’un ölümüne neden olmasıyla biliniyor. Bazı tarihçiler Stalin’in en az 30 milyon kişinin ölümünden sorumlu tutsa da bu rakam asla kanıtlanamadı. Stalin, 1943 yılında hayatını kaybetti.
ADOLF HİTLER
Tarihin en acımasız ve en zalim diktatörleri listesi yapıldığında en üst sırada elbette Adolf Hitler yer alır. Almanya’da 1933 yılında iktidara gelmesi sonrası aşırı milliyetçi ve ırkçı bir düzen kuran Hitler, Almanya’nın kötü gidişi ile ilgili hep Yahudileri suçladı. 2. Dünya Savaşı’nı başlatan saldırıyı gerçekleştiren Hitler, savaş boyunca yaklaşık 8 milyon Yahudiyi soykırımda öldürürken, milyonlarca Bolşevik, Roman, eşcinsel ve liberalin ölümünün de baş sorumlusudur. Hitler, savaşı kaybettiğini anlayarak 1945 yılında intihar etti.