İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının suç duyurusu üzerine büyük bir rüşvet ve usulsüzlük soruşturması başlatıldı. Aralarında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü personelinin ve özel okul sahiplerinin de yer aldığı 43 şüpheli hakkında, "iştirak halinde rüşvet" ve "kamu kurumu zararına dolandırıcılık" suçlarından 7'şer yıldan 22'şer yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıkların yargılanmasına İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı.

YABANCI ÖĞRENCİLERE USULSÜZ DENKLİK VE KOPYA DESTEĞİ

Soruşturma dosyasında, Türkiye’ye eğitim için gelen ancak oturma izni, ikametgahı, yeterli Türkçe bilgisi bulunmayan ve ülkesinde ortaöğretimini tamamlamamış yabancı uyruklu kişilere rüşvet karşılığında denklik belgesi verildiği tespiti yer aldı. Türkçe yeterlilik sınavlarında bu öğrencilere kopya verilerek yüksek puan almalarının sağlandığı, anlaşmalı özel eğitim kurumlarına son sınıf olarak kaydedilen öğrencilerin kısa sürede mezun edilmiş gibi gösterildiği belirlendi.

Ayrıca, YÖS’e girecek yabancı öğrenciler için avantaj sağlamak için, ortaöğretim başarı puanlarının yüksek olması amacıyla, ders notlarının sisteme özellikle 85 ve üzeri olarak girildiği, bu sayede haksız avantaj sağlanarak kamunun zarara uğratıldığı vurgulandı. Evrakları tam olan kişilerden bile işlemlerinin hızlandırılması amacıyla ya da bilgisizliklerinden faydalanılarak rüşvet alındığı da iddianameye yansıdı.

SINAVA GİRMEDEN 3 AYDA LİSE DİPLOMASI

Usulsüzlüklerin yalnızca yabancı öğrencilerle sınırlı kalmadığı, eğitimini yarıda bırakan veya hiç lise eğitimi almamış Türk vatandaşlarının da sisteme dahil edildiği aktarıldı. Anlaşmalı özel kurumlara son sınıf olarak kaydedilen bu kişilere, sınavlara girmeden ders notu verilerek 3 ay gibi kısa bir sürede diploma sağlandığı tespit edildi. Özel, akşam ve açık liseler ile milletlerarası kurumlarda okuyan öğrencilerin, mezuniyetlerine yakın dönemde rüşvet karşılığında devlet okullarına nakledilerek buradan mezunmuş gibi gösterildikleri de belirlendi. Yapılan tüm bu işlemler karşılığında şüphelilerin öğrenci başına ortalama 1500 dolar maddi menfaat elde ettikleri kayıtlara geçti.

DEPREM SONRASI ZORUNLU KAROT RAPORLARINDA SAHTECİLİK

İddianamede dikkat çeken bir diğer önemli usulsüzlük ise okul binalarının güvenliğiyle ilgili oldu. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullar için zorunlu kılınan karot raporlarının, rüşvet karşılığında mevzuata aykırı olarak düzenlendiğine dair delillere ulaşıldı.

Bunun yanı sıra, Türkiye'de faaliyet göstermek isteyen yerli ve yabancı eğitim kurumlarının ruhsat işlemleri sırasında, kaçak öğrenci barındırma veya bina yapısındaki teknik eksiklikler gibi olumsuz durumların rüşvet karşılığında sahte raporlarla gizlendiği ortaya çıkarıldı.

MAHKEMEDEN YENİ SUÇ DUYURUSU

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan davanın ilk duruşmasında mahkeme heyeti önemli bir karara imza attı. Heyet, yargılanan şüpheliler hakkında ayrıca "resmi belgede sahtecilik" suçundan da soruşturma yürütülmesi ve ana davayla birleştirilme talepli yeni bir dava açılması için cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı.