Orta Doğu’da bir süredir süren nükleer kriz, cumartesi günü ABD ve İsrail’in İran’a yönelik “Destansı Gazap” operasyonuyla kritik bir eşiğe geldi. İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ve birçok üst düzey yetkilinin yaşamını yitirdiği saldırılara, Tahran yönetimi misillemeyle karşılık verdi.

İSRAİL'DEN YENİ SALDIRI DALGASI

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonun dördüncü gününde, istihbarat odaklı en sert hamle yapıldı. Fox News’a açıklamalarda bulunan İsrailli üst düzey bir yetkili, Ali Hamaney’in yerine geçecek ismi belirlemek üzere bir araya gelen Uzmanlar Meclisi’nin (Meclis-i Hubregan) toplantı halindeyken hedef alındığını duyurdu.

İsrail ordusu (IDF), "Kükreyen Aslan" operasyonu kapsamında "Tahran’ın kalbine" yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattığını ve rejimin devamlılığını sağlayacak en üst kurumu devre dışı bırakmayı hedeflediğini açıkladı.

Gelen ilk görüntülerde, yeni lideri seçme yetkisine sahip din adamlarının yer aldığı stratejik binanın büyük kısmının enkaza döndüğü ve bölgeden dumanların yükseldiği fark ediliyor.

İran devlet televizyonu, binanın saldırı öncesi tahliye edildiğini ve herhangi bir can kaybının yaşanmadığını duyurdu.

Ali Hamaney’in suikast sonucu öldürülmesinden sonra İran anayasasına göre kurulan geçici konseyin (Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Ejei ve Ayetullah Arafi) yeni lideri belirleme süreci, bu son saldırıyla fiziksel olarak da kesintiye uğradı. İsrail’in bu hamlesi, sadece askeri bir saldırı değil, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurumsal varlığını ve "devlet aklını" tamamen felç etmeye yönelik bir strateji olarak değerlendiriliyor.