Malum Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ali Yerlikaya'yı görevden alarak İçişleri Bakanlığı'na Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi'yi atadı. Bu atama üzerine İçişleri Bakanlığı görevine yeni gelen eski Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi'nin geçmiş dönem görevleri ve bu görevleri sırasında yaşanan skandal olaylar hızla gündemde yerini aldı.
Bu skandal olaylardan en önemlisi: Erzurum'dan önce Çorum'da vali olarak görev yapan Çiftçi'nin, 2021 yılında düzenlenen İskilipli Atıf anmasına katılmasıdır. Zamanında da bu katılım epeyce bir tartışma yaratmış, hatta Çiftçi'nin böyle bir anmaya katılması yargıya taşınmış fakat bakanlık tarafından soruşturma izni verilmemişti.
Öncelikle şunu söylemek isterim: Bulunduğu ilde Cumhurbaşkanını ve Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil eden bir valinin İskilipli Atıf gibi Cumhuriyet düşmanı birinin anıldığı bir törene katılması izaha muhtaçtır.
Peki, neden izaha muhtaçtır?
İzaha muhtaçtır çünkü: İskilipli Atıf Cumhuriyete ve Cumhuriyet’in temsil ettiği tüm değerlere düşmandır ve bu yüzden de bir Cumhuriyet valisinin onu anması son derecede çelişkili bir olaydır.
Açıkça söylemek gerekirse; Cumhuriyete düşmanlık güden birinin anma törenine temel görevi cumhuriyeti savunmak olan bir devlet memurunun katılmasından daha tuhaf bir olay ben hiç duymadım.
Adama Cumhuriyet’e bağlı bir vali isen bu anmada ne işin var, yok değil Cumhuriyet’i yıkmayı amaçlayan birinin peşinde koşuyorsan niye valilik görevine devam ediyor, cumhuriyetten maaş alıyorsun diye sormazlar mı?
Peki, İskilipli Atıf hain miydi?
Bakınız hainlik ya da ihanet kavramı görecelidir, kimin hain neyin ihanet olduğu durduğunuz yere, temsil ettiğiniz ya da benimsediğiniz değerlere göre değişir.
Örneğin Hitler’e karşı olan Almanlar Hitler için haindir ve bunlar Nazi rejimine ihanet etmektedirler değil mi?
Peki, Hitler’e karşı olanları demokrasiyi savunanlar da hain olarak niteleyebilir mi?
Neticede İskilipli Atıf için de benzer bir göreceli durum bulunmaktadır!
İskilipli Atıf monarşi ve teokrasiyi savunan, milli egemenlik hak ve özgürlüklerine düşman bir kişiliktir. Milli egemenlik hak ve özgürlüklerini savunan bir Türk Milliyetçisi ve bir Cumhuriyetçi için İskilipli Atıf elbetteki haindir.
Yok eğer feodal düzeni, Osmanlı monarşisi ve teokrasisini savunan biri iseniz elbetteki İskilipli Atıf sizin için bir hain olmayacaktır.
Yani İskilipli Attıf ve benzerlerinin niteliği tamamen sizin durduğunuz yer ve savunduğunuz değerlere bağlı olarak şekillenmektedir.
Burada tuhaf olan yukarıda da belirttiğim gibi Cumhurbaşkanını temsil eden ve Türkiye Cumhuriyeti devletini savunması gereken bir valinin böyle bir adamın peşine düşmüş olmasıdır.
Bahse konu kişinin kahve geyiği yapan bir emekli değil Mülkiye mezunu bir vali olduğu da düşünülürse bunları bilmemesi mümkün değildir yani bu eylemin bilgisizlik sonucu ortaya çıktığını kimse söyleyemez.
Neticede İskilipli Atıf, şapka karşıtı bir kitap yazdığı için değil; “halkı isyan ve irticaya teşvik” ettiği tespit edilip,“anayasayı tağyir” ve “vatana ihanet” suçu sabit görülerek idam edilmiş bir hükümlüdür.
Tamam, memlekette demokrasi var! İsteyen istediği düşünce, ideoloji ve inancı savunabilir amma ve lakin konumu, yaptıkları ve düşünceleri birbiri ile çelişmemelidir.