IMF, 14 Nisan’da yayımlanacak Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun, savunma harcamaları, çatışmalar ve ekonomik toparlanma üzerindeki etkilerini analiz eden bölümlerini paylaştı.

Raporda, savaşların uzun süredir küresel gündemin bir parçası olduğu vurgulanarak, aktif savaşların sayısının İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş seviyelere ulaştığı hatırlatıldı.

Silahlı çatışmaların sadece yıkıcı insani sonuçlar doğurmakla kalmayıp derin makroekonomik etkiler yarattığı belirtilen raporda, çatışmaların yaşandığı ekonomilerde büyük ve kalıcı üretim kayıplarına, diğer ülkelerde ise önemli ekonomik etkilerle sonuçlandığı ifade edildi.

Raporda, bu kayıpların finansal krizler veya şiddetli doğal afetlerden kaynaklanan kayıpları aştığı, parasal, mali ve dış sektörlerde keskin makroekonomik denge arayışlarına yol açtığı ve kalıcı etkiler bıraktığı aktarıldı.

IMF, ortalama bir çatışma ekonomisinde, savaşın başlangıcında üretimin keskin şekilde düştüğünü ve beş yıl içinde kümülatif kayıpların yaklaşık yüzde 7’ye ulaştığını, çatışmadan kaynaklanan üretim kayıplarının on yıl sonra bile devam ettiğini belirtti.

BARIŞIN KALICILIĞI KRİTİK

Savaş sonrası ekonomik toparlanmanın yavaş ve düzensiz olduğunu vurgulayan raporda, barışın sürdürülebilirliğinin ekonomik toparlanma için kritik önemde olduğu kaydedildi. Barış korunduğunda ekonomik çıktının yükselişe geçtiği, ancak savaş dönemindeki kayıplara kıyasla genellikle sınırlı kaldığı, çatışmanın nüksettiği kırılgan ortamlarda ise toparlanmanın sıklıkla durma noktasına geldiği ifade edildi.

Öte yandan rapor, savunma harcamalarındaki hızlı artışa dikkat çekti. Son 5 yılda ülkelerin yaklaşık yarısının askeri bütçelerini artırdığı, dünyanın en büyük savunma firmalarının silah satışlarının ise 20 yılda reel olarak iki katına çıktığı belirtildi. Jeopolitik gerilimler yoğunlaştıkça bu eğilimlerin devam etmesinin beklendiği ve büyük savunma harcaması patlamalarının özellikle yükselen piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerde daha sık görüldüğü vurgulandı.

Raporda, iki buçuk yıldan uzun süren tipik bir "patlama" döneminde savunma harcamalarının GSYH’nin yaklaşık 2,7 puanı kadar arttığı ve bu artışın üçte ikisinin daha yüksek bütçe açıklarıyla finanse edildiği hatırlatıldı. Savunma birikimlerinin ilgili sektörlerde kısa vadede tüketim ve yatırımı artırsa da enflasyonu geçici olarak yükselttiği, orta vadede ise mali açıkların GSYH’nin yaklaşık 2,6 puanı kadar kötüleştiği ve kamu borcunun yaklaşık 7 puan arttığı ifade edildi.