İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 106'sı tutuklu 407 sanıklı davada 4. gün savunmalar alınmaya devam ediyor. İşte anbean yaşananlar...

DAVADA BUGÜN:

Basının yeri değiştirilmek istendi, kriz çıktı

Öğle arası sırasında Ekrem İmamoğlu, salondan çıkarken gazetecilere konuşmuştu. Bunun ardından mahkeme başkanı basın mensuplarının yerini değiştirmişti. Duruşmayı başlatmak için salona gelen heyet, mahkemeyi başlatmadı. Gazeteciler, yerlerinin değiştirilmesine itiraz etti.

Gazeteciler hareket etmeyeceklerini belirtirken, mahkeme başkanı kolluk güçleri ile yerlerinin değiştirileceğini söyledi.

Ekrem İmamoğlu, “TRT haber yapıyor ama bağımsız gazetecilere müdahale ediyorsunuz” derken, Özgür Çelik de “Bu mahkemeyi kaosa sürüklemeyin” dedi.

Duruşmaya yeniden ara verildi, heyet salondan ayrıldı.

Duruşmaya öğle arası

İBB Davası'nın dördüncü celsesine öğle arası verildi.

İtirafçı Polat: Süreç normal oldu

Duruşmada ekrana yansıtılan tabloya ilişkin tartışma, daha sonra savunma tarafının sorularıyla da sürdü. Ali Sukas’ın, grafikte kısa sürede çok yüksek bir artış gösterildiğini söyleyerek bunun mümkün olup olmadığını sorması üzerine Polat, “5 milyardı. bir yılda 20 milyarlık ödeme yapma ihtimalimiz yok tabii ki” dedi.

Polat ayrıca, Ali Sukas’ın, AĞAÇ AŞ’nin yıllık bütçesi ve ödeme-gelir düzeyiyle ilgili sorularına da, “Ben ona bakmadım, direkt yükselişe bakmadım. Bu kadar ödeme yapılamaz, böyle bir gelir yok” yanıtını verdi.

Ali Sukas’ın avukatının, şirketin ödeme planına ilişkin sorusuna ise Polat, “Benim ihale ile gilili bilgim yok. Ödeme planını bilmem. Haberdar olmam. Süreç normal oldu” dedi.

Ekrem İmamoğlu'ndan savcıya tepki

Gerilim, savcının ekrana yansıttığı tablo ve bu tablo üzerinden Ümit Polat'a yönelttiği sorularla yükseldi. Ekrem İmamoğlu ayağa kalkarak itiraz etti. İmamoğlu söz isteyerek, "İddia makamı yalan bir tabloyu soramaz. İftira makamı" ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine savcı, mahkeme başkanından İmamoğlu'na hakaretten işlem yapıp salondan çıkarılmasını istedi. İmamoğlu’nun "İftira makamı" demesinin ardından duruşma savcısı, Mahkeme Başkanı'na seslenerek, "Hakaret ediyor, gerekeni yapın" dedi.

Mahkeme Başkanı, duruşma savcısına yanıt verdi: "Savcım karşılıklı tartışmaya girmeyelim."

Savcı ile İmamoğlu arasındaki gerilim şu şekilde gelişti:

Hakimin, Tamer Gümüş ve Murat Or’la ilgili soruları üzerine de Polat, şöyle konuştu: “Murat Or’un yanında şirket avukatı Emre Kırmızı vardı. Sukas, bize hakkımızda gizli tanık ifadesi olduğunu ve bizi ifadeye çağıracaklarını söyledi. Ben, bildiğim neyse onu söyleyeceğimi belirttim. 28 Mayıs’ta ifade verdim, Haziran 16’da Ağaç AŞ’de işten çıkarıldım.”

Yalova bağlantısının sorulması üzerine Polat, “Firmalarla görüşmek için gittim” dedi.

Cezaevindeki temaslarına ilişkin de bilgi veren Polat, “Fatih Keleş’i bir kere görmedim. Burada Adem Soytekin gösterdi. Ertan Yıldız ile görüşmek istedim ama bir kere görmedim. Bana ziyaretime gelen CHP’li ise Gökan Zeybek” ifadelerini kullandı.

Savcının soruları ve “yukarısı” iddiası

Daha sonra söz alan savcı, Polat’a “Yukarıdan para isteyen şahıslar var demiştin. Bunlar kimler?” diye sordu.

Polat bu soruya, “Ali Sukas’la dışarıda görüştüm. 25 yıllık emeğin var ama seni görevden alacağım. Çok konuşuyorsun, dikkat et. Bu işlerden Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’in haberi var” dedi. Daha sonraki süreçte, Ali Sukas’ın talimatıyla darp edildim. Şikayette bulunmadım çünkü korktum. Sonraki gün de Ekrem İmamoğlu tutuklandı zaten” yanıtını verdi.

Savcının, savcılık ifadesindeki başka bir bölümü hatırlatması üzerine Polat, “İşleyiş olarak bunu Sukas’ın yaptırdığını düşünüyorum” dedi.

Duruşmadaki asıl gerilim, savcının AĞAÇ AŞ’ye yıllara göre giren para miktarını gösterdiği belirtilen tabloyu ekrana yansıtmasıyla yaşandı. Savcı, Polat’a, İmamoğlu ile Ali Sukas arasında seçim için para toplanmasına ilişkin bir görüşme olduğunu söylediğini hatırlatarak, 2023-2024 dönemindeki para girişindeki artışın bu görüşmeyle bağlantılı olup olmadığını sordu.

Polat, “Para toplandı ama ne için ne zaman bilmiyorum” dedi. Savcının “Para toplanması seçimle mi ilgili yani?” sorusuna da “Para neden toplanır bilmiyorum” yanıtını verdi. Savcı bunun üzerine, “25 senedir bu işin içindesin Ümit. Bunu da kendi ifadende söylemişsin. Ne için para toplanmış?” diye sordu. Polat ise, “Daha çok toplamıştır o ara, bilmiyorum ki” dedi.

Bu sırada Ekrem İmamoğlu ayağa kalkarak soruya müdahale etti. İmamoğlu, “Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin” dedi. Mahkeme başkanının, “Ekrem Bey bu şekilde olmaz” sözleri üzerine İmamoğlu, “Bu soruya karşı söz hakkımı kullanıyorum” diye konuştu.

Mahkeme başkanının, “Bu sorunun sorulmasına itirazınız mı var?” sorusuna İmamoğlu, “Evet” yanıtını verdi. Başkan, bunun üzerine, “Ekrem Bey, savunma hakkını size verdiğimizde bunların tamamına yönelik sizi dinleyeceğim. Bu tablo iddianamede AĞAÇ AŞ ile ilgili kısma yerleştirilmiş zaten” dedi.

İmamoğlu ise itirazını sürdürerek, “Ama bana müsaade etmiyorsunuz ki..” dedi. Mahkeme başkanı, “Uzatmayalım, yerimize oturalım. Siz savunmanızı yaparken bunları aynen anlatırsınız” karşılığını verdi.

Bunun ardından İmamoğlu, “İddia makamının yalan bir tabloyu oraya yatsıtmasının… iddia makamı bu iftiranamedeki şeyi yansıtıyor ekrana..” sözleriyle tepkisini sürdürdü. Duruşma sırasında ayrıca İmamoğlu’nun, “bu tablo yalan, külliyen yalan. iddia makamı yalan konuşuyor” diyerek de itiraz ettiği aktarıldı.

İmamoğlu’nun müdahalesi üzerine duruşma savcısı da mahkeme başkanına dönerek, “Başkanım, CMK 204 gereği gerekeni yapın. Sanık bana hakaret ediyor” dedi. Daha sonra bu talebini, “Başkanım, CMK 204 gereği lütfen gereğini yapın. Sanık hakarette bulunuyor” sözleriyle tekrarladı.

Mahkeme başkanı ise savcının bu talebini duruşma sırasında değerlendirmedi. Böylece salondaki gerilim kısa süre daha devam etse de duruşma Polat’ın ifadesiyle sürdü.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 204. maddesi, duruşma düzenini bozan sanığın salondan çıkarılmasına ilişkin düzenlemeyi içeriyor. Savcının talebi de bu maddeye dayandırıldı.

Duruşmada ekrana yansıtılan tabloya ilişkin tartışma, daha sonra savunma tarafının sorularıyla da sürdü. Ali Sukas’ın, grafikte kısa sürede çok yüksek bir artış gösterildiğini söyleyerek bunun mümkün olup olmadığını sorması üzerine Polat, “5 milyardı. bir yılda 20 milyarlık ödeme yapma ihtimalimiz yok tabii ki” dedi.

Polat ayrıca, Ali Sukas’ın, AĞAÇ AŞ’nin yıllık bütçesi ve ödeme-gelir düzeyiyle ilgili sorularına da, “Ben ona bakmadım, direkt yükselişe bakmadım. Bu kadar ödeme yapılamaz, böyle bir gelir yok” yanıtını verdi.

Ali Sukas’ın avukatının, şirketin ödeme planına ilişkin sorusuna ise Polat, “Benim ihale ile gilili bilgim yok. Ödeme planını bilmem. Haberdar olmam. Süreç normal oldu” dedi.

İLK DEFA BİR İTİRAFÇI İFADE VERİYOR | 11

Hakim: Sen de itirafçı oldun

Mahkeme başkanının Ümit Polat'a "Üç farklı ifade vermişsin. Hep Ali Sukas'la ilgili bilgi vermişsin o aldı demişsin. Ben para almadım demişsin ama senin aldığını söyleyenler var." demesi üzerine Polat şu yanıtı verdi:

"Onlar etkin pişmanlıktan yararlanmak için söylemiş olabilirler"
Bunun üzerine de mahkeme başkanının "Sen de etkin pişmanlıktan yararlanmak istemişsin" demesi üzerine Polat şu yanıtı verdi:

"Savunmamı yapıyorum ne yapayım?

İlk defa bir "itirafçı" ifade veriyor

Etkin pişmanlıktan yararlanıp "itirafçı" olan Ağaç A.Ş'nin Satın Alma Müdürü Ümit Polat, sanık kürsüsüne gelerek savunmasına başladı.

İtirafçı olan ancak tahliye edilmeyen Ümit Polat, İstanbul Valisi Davut Gül'ün kuzeni olan Ağaç AŞ personeli aracılığıyla kendisine "Ses çıkarmasın, beklesin, zaten bir şeyler olacak yakında" dediğini söyledi.

Polat, “2023 yılındaki seçim öncesi Ali Sukas’ın eşi Berna Hanım milletvekili adayıydı. Ali Sukas bir gün beni yanına çağırdı. “Bir liste var buradaki listelerdeki şirketlerden yüzde 10 pay alınacak” dedi. Ben kim istiyor diye sordum. “Yukarısı istiyor” dedi. Yukarısı gelsin kendi alsın dedim. İş yapan mütahitler bu durumu gelip şikayet etmeye başladılar. dedi.

Polat, “Sonrasında ben bu konuyu Ertan Yıldız’a taşıdım. Sonra Ali Sukas’ın bana mobingleri başladı. Ben sonra konuyu Ekrem İmamoğlu’na taşımak istedim” ifadelerini kullandı.

Polat, “Ertan Yıldız’a tekrar ulaşmaya çalıştım. Duygu Hanım bunun üzerine bana gelip, “emekli olup gençlerin önünü açsan” dedi. Kamu zararı söz konusuydu ben bir şey yapamayınca konuyu Valiye taşımak istedim.” diye konuştu.

İtirafçı sanık Ümit Polat, Ağaç AŞ’nin Boyner kart talep etmesine ilişkin, “Biz zaten Genel Müdür Ali Sukas’la kavgalıydık. Başka müdürlüğe geçmiştim. O dönem bizimle konuyla ilgili konuşmamız mümkün değil. Bizim şirkette Boyner kart diye bir şey olmadı.” dedi.

Mahkemeden İBB borsası ihbarı istendi

Fatih Keleş'in avukatı söz aldı.

Avukat Baran Kaya, şunları ifade etti:

Dün Sırrı Bey'in (Sırrı Küçük) müdafinin ifadesinde, cezaevinde kendisini Recep Seyhan isimli bir avukatın ziyaret ettiğini ve itirafçı olması konusunda baskıya uğradığından bahsetmişti. Benzer aynı avukatla ilgili, biz de suç duyurusunda bulunmuştuk. Kamuoyuna da yansımıştı. Kendisi gelip, müvekkilime cezaevinde ziyaret ederek itirafçı olması yönünde baskı yaptı. Eğer olmazsa, hakkındaki iddiaların ağırlaşacağından bahsetmişti. Buna işte suç duyurumuz da vardı. Şimdi bu dosyada görüyoruz ki aynı zamanda bu şahıs, etkin pişmanlık beyanında bulunan sanık Adem Soytekin’in de etkin pişmanlık esnasındaki müdafiydi. Yani burada görüldüğü kadarıyla, bir baskı mekanizması da arka taraftan yürümüş. Biz aynı zamanda Adem Soytekin'in de bu baskılar neticesinde etkin pişmanlık beyanlarında bulunduğunu da düşünüyoruz. Bu aynı zamanda sizin de sorgularda sanıklara sorduğunuz ‘Etkin pişmanlıkçıyla aranızda bir husumet var mı’ sorusunun da cevabını taşıyor. Çünkü gösteriyor ki husumet, etkin pişmanlıkta bulunanlarla diğer sanıklar arasında değil, doğrudan savcılıkla bizim müvekkillerimiz arasında. Dolayısıyla bu avukat hakkında, mahkemeniz tarafından ihbarda bulunulmasını talep ediyoruz.

Mahkeme Başkan da Kaya'nın sözleri üzerine, "Siz suç duyurusunda bulundunuz değil mi?" dedi.

Avukat Kaya da şu yanıtı verdi:

Biz bulunduk. Ancak burada göründü ki başka bir kişiye karşı da başka birine karşı da aynı fiillerde bulunmuş. Bu da dün ortaya çıktı. Dolayısıyla mahkememizden ihbarda bulunmasını talep ediyoruz.

İmamoğlu: Akşam konuşacağım

Ekrem İmamoğlu, duruşma salonuna geldi. İmamoğlu, basın mensuplarına el sallayıp, "Akşam konuşacağım" dedi.

Kızının ilk sözünü duruşma salonunda öğrendi

Tutuklu İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gültekin kızının ilk sözlerini duruşma salonunda öğrendi

Tutuklular duruşma salonuna getirilmeye başlandı. Ramazan Gülten'in sekiz ay önce kızı Maya dünyaya gelmişti.

Gülten'in eşi Pınar Çalışkan Gülten’in kızları Maya'nın "Baba" dediğini eşi duruşma salonuna girerken söyledi. Duruşma salonunda duygusal anlar yaşandı.

Dilek İmamoğlu'ndan mübaşire sert tepki

İBB davasının 4. günü de gergin başladı. Mahkeme heyeti salonda yokken, mübaşir izleyici sıralarında oturan aileleri fotoğraf çektikleri gerekçesiyle uyardı. Bu sırada Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu tepki gösterdi.
Dilek İmamoğlu, “Her sabah gerginlik çıkarıyorsunuz. Sizin aileniz, çoluğunuz çocuğunuz yok mu? Bir tanesi suçsuz yere içeri girse bir gün dayanabilir misiniz? Bu insanların bir yıldır sevdikleri içeride. Bu günler geçer, geçer bu günler. Gidin bakın bakalım orada haksız yere bir gece yatabilecek misiniz?" dedi.

DÜN NELER YAŞANDI?

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından hazırlanan listeye göre dün, CHP PM Üyesi Baki Aydöner’in kardeşi ve iş insanı Bulut Aydöner ve Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük'ün savunması alındı. Listenin ilk iki sırasındaki isimlerin savunmaları üç günde tamamlanmış oldu.

DURUŞMADA "EL SALLAMA" KRİZİ

Tutuklu sanık Yavuz Saltık, duruşma salonuna getirildiği sırada el sallayan izleyicilere dönerek karşılık verdiği için jandarmanın müdahalesiyle karşılaştı. Jandarma, Saltık'ın kolundan tutarak zorla yerine oturtmaya çalıştı. Saltık buna tepki gösterirken, avukatlar ve izleyiciler de alkışlarla protesto etti. Sanık avukatları, müdahalede bulunan jandarmanın salondan çıkarılmasını talep etti.

Salonda avukatlar ve kolluk arasında gerginlik nedeniyle jandarma yoğunluğunun artırıldığı görüldü.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan salona getirildiği anda izleyiciler, "Mehmet, savunmanın onurusun" diye seslendi. Ekrem İmamoğlu salona girdiğinde ise tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.

"YALAN BEYAN VEREN EVRAKTA SAHTECİLİK DE YAPAR"
Bulut Aydöner'in savunmasının bitmesinin ardından Mahkeme Başkanı ve duruşma savcısının sorularını yanıtladı. Hakimin, senetlerle ilgili sorusuna Aydöner, "Ben böyle bir senet düzenlemedim" yanıtını verdi. Aydöner, savcının sorusu üzerine ise hakkında ifade veren Serbülend Danış'la ilgili "Yalan beyan veren evrakta sahtecilik de yapar" ifadelerini kullandı.

AVUKATTAN SUÇ DUYURUSU TALEBİ
Aydöner’in savunmasının ardından söz alan avukatı Aysun Okur, müvekkilinin tutuklanmasına neden olan Serbülend Danış'ın emniyet ifadesinde "Ekonomik olarak zor durumdayım" dediğini hatırlattı ve Danış'ın 5 milyar liralık hesap hareketleri dökümünü mahkemeye sunarak, "Savcı bunu nasıl görmezden gelmiştir" dedi ve suç duyurusunda bulundu.

İmamoğlu’ndan gazetecilere: "1 yıldır bize hakaret eden ama 3 gündür şurada bir kelime edemeyen basın utansın"

Duruşmaya ara verilmesinin ardından Ekrem İmamoğlu salondan ayrılırken duruşmayı izleyen gazetecilere el sallayarak, "İyi ki varsınız, siz olmasanız sesimiz çıkmazdı. Kelime yazamayan basın var, 1 yıldır bize hakaret eden, 3 gündür şurada bir kelime edemeyen basın utansın" dedi.

Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük ise savunmasında, "5 milyonluk para alacağım, yüzlerce kameranın olduğu yerde ve elimi kolumu sallayarak gideceğim öyle mi? Vicdanım çok rahat. Allah bana öyle paralar yedirmesin. Ben bu yaşıma kadar haram lokma yemedim bu saatten sonra da yemem" dedi.


İMAMOĞLU: "86 MİLYONUN CUMHURBAŞKANI OLACAĞIM"
Duruşma sonunda tutuklu sanıklar alkışlarla uğurlandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken TRT'yi eleştirdi. İmamoğlu, "Milletin parasıyla ahlaksızlık yapmaya devam eden TRT'yi kınıyorum. 86 milyon insanın vergisi haram zıkkım olsun" şeklinde seslendi. CHP Milletvekili Mahmut Tanal, İmamoğlu'na "Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun cezaevinde ne işi var" diye seslendi. İmamoğlu, "86 milyonun cumhurbaşkanı olacağım" şeklinde yanıt verdi.