Emekli amiral Türker Ertürk’ün “Ama acılı ama acısız” sözleri, herkesin aklına, Necmettin Erbakan’ın, 13 Nisan 1994 tarihindeki Meclis grup konuşmasında “Refah Partisi iktidara gelecek ve adil düzen kurulacak. Sorun ne? Geçiş dönemi sert mi olacak, yumuşak mı olacak? Tatlı mı olacak, kanlı mı olacak? Altmış milyon buna karar verecek.” demesini getirdi.

Yalnız gazeteci Ahmet Hakan, konuyla ilgili şöyle yazdı:

“Emekli Amiral Türker Ertürk, şöyle demiş:

‘İktidar değişecek. Ama acılı, ama acısız. Herkes aklını başına devşirmeli.’

Türker Ertürk, dün bu söz nedeniyle gözaltına alındı.

Ertürk’ün sözü bana Erbakan Hoca’nın ‘Geçiş kanlı mı olacak, kansız mı olacak’ şeklindeki meşhur konuşmasını anımsattı. Erbakan’ın o konuşma nedeniyle başı bayağı belaya girmişti.

Madem ‘kanlı mı, kansız mı’ nedeniyle Erbakan Hoca’nın başı belaya girmişti, ‘ama acılı, ama acısız’ nedeniyle Türker Ertürk’ün başı neden belaya girmesin ki?”

***

Savcı yardımcılığına soyunan Ahmet Hakan, “Hoca’nın başı belaya girmişti” diyor ama ayrıntıya girmiyor.

O sözlerden dolayı Erbakan’ın başına ne geldiğini, Ahmet Hakan’ın genel yayın müdürü olduğu Hürriyet gazetesi, 5 Mart 1998 tarihinde şöyle vermişti:

“Erbakan ‘Kanlı’dan kurtardı. Ankara DGM Başsavcısı Cevdet Volkan, RP'nin kapatılmasına ‘delil’ olan ‘RP’nin iktidara gelişi kanlı mı olacak kansız mı, tatlı mı olacak acı mı' sözleri nedeniyle Necmettin Erbakan hakkında açılan soruşturmada ‘yasama dokunulmazlığı’ gerekçesiyle ‘takipsizlik’ kararı verdi.”

***

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ise Ertürk’e, “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” ve “suç işlemeye tahrik” suçlamaları yöneltti. Ertürk bu gerekçeyle tutuklandı.

Ertürk ise savcılık ifadesinde "Söz konusu videoların bir tanesi yaklaşık 3 buçuk yıl önce, diğeri ise yaklaşık 11 yıl önce yapılan yayınlara aittir. Söz konusu içerikler bağlamından koparılarak paylaşılmıştır.

Bir an önce iktidar değişirse ülkemiz acı çekmez şeklinde düşündüğüm için bu sözleri söyledim. Nitekim şu an görüldüğü üzere devletin yetkili mercileri PKK ve teröristlerle masaya oturmaktadır. Bu da benim söylemlerimin haklı olduğunu göstermektedir.” dedi.

***

Önce Nasuh Mahruki, sonra Fatma Sibel Gürcihan ve son olarak Türker Ertürk’ün tutuklanmasından anlaşılan o ki, AKP, iktidarın her an gidebileceği yönündeki etkili sözlerden çok çekiniyor...

Gerçi Ertürk o sözlerden birini üç buçuk yıl diğerini 11 yıl önce söylemiş ama fıkradaki gibi iktidar, “Olsun, ben yeni duydum” diyor...

Halbuki, Basın Kanunu'na göre basın ve yayın yoluyla işlenen suçlarda kamu davası açma süresi; günlük süreli yayınlar için 4 ay, diğer basılmış eserler (kitap, dergi vb.) için ise 6 ay olarak belirlenmiştir.

***

Diğer taraftan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, PKK affıyla ilgili şöyle konuştu:

“Devlet Bahçeli, Öcalan'ın af yasası oluşurken üstlendiği işlevden övgüyle bahsederek, bundan sonra da katkıda bulunması için kendisine bir misyon ve unvan verilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu konuda görüşlerimizi paylaştığımız için beş ay Silivri'de tutuklu olarak tutuldum ve hiç dahlim olmayan bir suç isnadıyla mahkûm edildim.

Bu süreçte yine görüyoruz ki PKK affı ve anayasanın değiştirilerek Türkiye'nin Yugoslavyalaştırılması, Lübnanlaştırılması, Iraklaştırılması, Türk milletinin etnisitelere ve mezheplere bölünmesine karşı çıkan aydınlar, siyasetçiler, vatandaşlar ağır bir baskı altına alınacak.

15 Ağustos'ta PKK'nın lanet ve uğursuz terör eylemini kutlamak için Mersin'de, Adana'da, Ankara'da üç ilçede eylemler yapılırken, bu eylemlerle ilgili, yani Türk askerlerinin şehit edilmesini kutlayan eylemlerle ilgili soruşturma dahi açılmazken, bu eylemlere karşı çıkan, PKK affına karşı çıkan, 'Mehmetçik katillerine af yok' diyen yurttaşların mahkemelere sürüklendiğini görüyoruz.”