Eski CHP’li Hasan Ufuk Çakır, AKP’ye katılırken yeni rozetini takan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dönüp asker selamı vermişti. Aynı hareketi daha sonra da tekrarladı ama bu sefer yaptığı bir konuşma sırasında Erdoğan’ın fotoğrafına dönüp asker selamı verdi.

Bir sivil neden başka bir sivile asker selamı verir bu tuhaflığı anlamak pek kolay değil ama ben asıl Hasan Ufuk Çakır’ın askeriliğini yapıp yapmadığını merak ettim! Merak ettim çünkü verdiği selam nizami değildi!

Kardeşim madem asker selamı vermeye bu kadar meraklısın asker selamının nasıl verileceğini doğru düzgün öğren nizami olarak selam ver değil mi?

Askere gidenler bilir her askere giden eğitim alayında önce nizami olarak nasıl selam verileceğini ve nasıl yürünüleceğini öğrenir.

Bakın özellikle Türk Ordusu'nda selamlama kurala bağlı ve çok ciddiye alınan bir ritüeldir, nizami selam vermeyi öğrenmeyen tezkereyi alamaz desem yeridir.

Türk Ordu geleneğinde askeri selam ritüeli esas olarak asker kişilere mahsus bir imtiyazdır...

Nasıl ki askeri üniformayı her canı çeken dilediği gibi giyemezse benzer bir şekilde herkes olur olmaz yerde olur olmaz asker selamı veremez!

Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği Madde 133 de şöyle der: "Bir askerî veya bir kıt'ayı selâmlamak, o askerin veya o kıt'anın şahsiyetinde münderiç yüksek Türk Silâhlı Kuvvetlerini selâmlamak ve ona bağlılığı, sevgi ve saygıyı göstermek demektir. Buna karşılık her asker de askerî tavır, vaziyet ve kıyafetini her yerde ve kusursuz olarak muhafaza etmelidir."

Türk Ordusu'nda selamlama ile ilgili kuralları şöyledir:

TSK mensubu askerlerin selamlamayı nasıl yapacakları Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği, Umumi Vazifeler bölümündeki “Selamlama” başlığı altında detaylarıyla anlatılıyor.

Selamlamanın ciddiyetiyle ilgili yönetmeliğin 135. maddesinde şöyle deniliyor:

“Selâmlama, rütbe ve makam farkı olmıyarak her asker tarafından bütün bir ciddiyet ve hürmetle tam olarak yapılır. Selâmlamada hareketleri usulden aykırı yapmak, laubalilik göstermek, eli yarım ve ağır kaldırmak, sol eli cepte bulundurmak, sağ elde bir şey bulundurarak sol el ile selâmlamak, selâmlarken baş ve gözle başka tarafa bakmak yasaktır."

Yönetmeliğin selamlamayla ilgili 137. maddesi ise şöyledir:

“Selâmlama el ve baş ile (Gözler başla beraber), yalnız baş ile, kılıç, boru... ilâh. ile olur.

  1. El ve baş ile selâmlama, baş açık değil iken ve sağ el boş iken yapılır. Yapılış tarzı şudur:

Üstü selâmlıyacak ast, dururken hazırol vaziyeti aldıktan sonra (Yürürken uygun adıma geçerek ve sol kolu sallamıyarak) başını selâmlıyacağı zata çevirmekle beraber sağ elini Dört parmak bitişik, baş parmak bitişik, baş parmak ucu şahadet parmağın ikinci boğumu üzerine ve el hafifçe bükük avuç içi yere dönük ve cepheden görünmiyecek şekilde sağ kaşın hizasında şapkanın güneşliği kenarına gelecek surette sertçe kaldırır, göz selâmlanan zatın gözüne bakar, bakışta canlı ve tatlı olur. Ve omuz dirsek tabii vaziyette bulunur. El selâmlanan zatı geçince aynı sertlikle indirilir.

Üstler de astlarını ciddi bir vaziyette ve tam olarak selâmlarlar.”

Bunu okuyan kişinin öncelikle baş açıkken el ile selamlama yapılmayacağını bilmesi gerekir.

Ayrıca selam verirken elin konumu ve duruşu da nizami olmalıdır videodaki görüntülerden anlaşılan asker selamı verme meraklısı bu Hasan Ufuk Çakır, hiç çavuş fırçası yememiş ki nizami olarak nasıl selam verileceğini bile öğrenememiş.

Çavuşların selam vermeyi doğru düzgün öğrenmeyen erata nizami selam vermeyi öğrenene kadar fırça kayması askerliğin doğası gereği olduğundan çavuşların bunu atlayacağını sanmam ve bu da benim Hasan Ufuk Çakır’ın askerliğini yapıp yapmadığını merak etmeme yol açtı, zat-ı alileri bu konuda beni ve kamuoyunu bilgilendirirse çok sevinirim...