Türkiye Güven Endeksi sıralamasına baktınız mı?

Kimler var kamuoyunun en çok güvendiği, bu güvenilen kişilerin işi, mesleği, görevi nedir? Örneğin en çok güvenilen isim Sedat Peker…

Devlet kurumsal olarak güvenin merkezi niye değil?

Uluslararası güven endeksinde Türkiye riskli mi değerlendiriliyor?

Hiç merak ettiniz mi?

Devlet yalnızca anayasal bir organizasyon değildir. Devlet, aynı zamanda sosyolojik bir inşadır. Toprak üzerinde kurulur ama kalplerde yaşar. Kanunla şekillenir ama güvenle ayakta kalır.

Ve güven talep edilmez; güven inşa edilir.

Bugün toplumsal uzlaşma dediğimiz şeyin önündeki en büyük engel; yönetenler ile yönetilenler arasındaki güvensizliğin derinleşmesidir. Bu mesafe büyüdükçe sadece siyaset gerilmez; toplumun ruhu gerilir. Çünkü devlet ile millet arasındaki bağ hukuki olmaktan önce sosyolojiktir.

Sosyoloji bize şunu söyler; meşruiyet yalnızca sandıkla ölçülmez. Meşruiyet, kolektif bilinçte karşılık bulmakla ilgilidir. İnsanlar devlete baktığında adalet görmüyorsa, eşitlik hissetmiyorsa, liyakate inanmıyorsa; orada hukuki yapı ayakta olsa bile sosyolojik çözülme başlamıştır.

Toplumsal uzlaşma, ortak bir gelecek fikrinde buluşabilmektir. Fakat güven erozyona uğradığında ortak gelecek duygusu da aşınır. İnsanlar devlete mesafe koyar, devlet topluma şüpheyle bakar. Bu karşılıklı güvensizlik sarmalı derinleştikçe, siyasal iktidar güçleniyor gibi görünse bile devlet küçülür.

Çünkü zor itaati sağlar; güven ise bağlılık üretir. İtaat sessizliktir. Bağlılık ise sadakat.

Devletin büyüklüğü zor kapasitesiyle değil, rıza üretme kapasitesiyle ölçülür. Rıza ise korkuyla değil, adaletle oluşur.

Güven nasıl inşa edilir?

Şeffaflıkla inşa edilir.

Hesap verebilirlikle pekişir.

Liyakatle güçlenir.

Eşit uygulanan hukukla kalıcı hale gelir.

***

Toplumlar hafızası olan organizmalardır. Çifte standartlar, kayırmacılık, adalet duygusunu zedeleyen uygulamalar kolektif bilinçte birikir. Bir gün gelir; yönetenler hâlâ güçlü olduklarını düşünürken, yönetilenler artık inanmıyordur. İşte o an, toplumsal uzlaşma zemini kaymıştır.

Devlet mi millete güvenmeli, millet mi devlete?

Güven karşılıklıdır; fakat inşa sorumluluğu öncelikle gücü elinde bulundurana aittir. Çünkü yetki tek taraflıdır. Devlet millete güven verirse, millet devlete güven duyar. Güvensizlik derinleşirse, siyaset sertleşir; siyaset sertleştikçe uzlaşma imkânı daralır.

Toplumsal uzlaşmanın anahtarı güven inşasıdır.

Güven inşa edilmeden birlik sağlanamaz.

Birlik olmadan da güçlü bir devlet kurulamaz.

Devlet korkuyla ayakta kalabilir.

Ama güvenle büyür.

Ve güven, her gün yeniden inşa edilmek zorundadır.