Futbol milyonları birleştiren muazzam bir tutkudur.

Doksan dakika boyunca kalpler ortak bir ritimle atar. Bazen yeşil sahalar masumiyetini kaybedebiliyor. Toplumun sinir uçlarıyla oynamak isteyen karanlık eller için tribünler eşsiz bir laboratuvara dönüşüyor.

Hassas fay hatlarına sahip coğrafyalarda kitleleri birbirine düşürmek isteyenler sporu bir silah gibi kullanmaktan kesinlikle çekinmezler.

En üst lige çıkan arkasında kanlı bir siyasi rüzgâr estirilen malum takım üzerinden yürütülen operasyonları çok net görebiliyoruz.

Manzara son derece berrak: Hedeflenen şey sahada maç kazanmak veya kupa kaldırmak olmaktan çoktan çıkmıştır.

Söz konusu kulüp alenen terör örgütü yandaşlığına soyunmuş durumdadır. Dağdaki kanlı yapının tepe yönetiminden gelen takımı sahiplenen ve destekleyen açıklamalar oynanan tehlikeli oyunun boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Asıl gaye kulübün adını, renklerini ve taraftarını kullanarak ülkenin huzuruna kastetmektir. İnsanların arasına nifak tohumları ekmek, terör propagandasıyla komşuyu komşuya düşman etmektir.

Büyük derbileri düşünün

Milyonlarca insanın kalbi heyecanla çarparken stadyumdaki ufak bir provokasyon her şeyi altüst edebilir. Açılan yasadışı bir pankart, kasten atılan ayrılıkçı bir slogan veya sosyal medyada planlı şekilde yayılan yalan haberler öfkeli kitleleri anında sokağa döker.

Kritik anlarda toplumsal histeri yaratmak son derece kolaydır. İnsanların aidiyet duyguları manipüle edilerek çok önceden yazılmış tehlikeli bir senaryo hayata geçirilmek isteniyor.

İnsanları kutuplaştırmak, toplumu keskin çizgilere bölmek en eski ve en yıkıcı savaş taktiğidir. Tribünlerde ateşlenen bir kıvılcımın sokaklarda devasa bir yangına dönüşme ihtimali her zaman masadadır.

Karşımızda basit bir sportif rekabet yok; karşımızda ince ince işlenmiş kitle psikolojisini hedef alan bir kışkırtma planı duruyor.

Bize düşen görev son derece açıktır: Mutlak soğukkanlılığı korumak.

Kurgulanan oyuna kesinlikle gelmemeliyiz. Terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürecek, toplumsal barışı zedeleyecek her türlü galeyandan uzak durmalıyız.

Stadyumlar ayrışmanın mekânı olmamalıdır. Gizli ajandalarla kurulan tuzağı fark edip inadına sağduyuya sarılmalıyız.

Futbolun sahada kaldığı, kardeşliğin tribünlerden taştığı yarınları inşa etmek hepimizin elindedir.

Bölücülüğe göz yummanın adını demokrasi koyamayız. Ayrılıkçı fikirlere saygı duymayı, insan hakları ya da özgürlük kisvesi altında meşrulaştırmak büyük bir yanılgıdır.