YENİÇAĞ - Ahmet TAKAN / Derin Analiz

MADAM MİTTERAND’IN RUHUNU DA ÇAĞIRIN!..

Terör örgütü PKK/SDG’ye yakın haber sitelerinde ve Arap basınında yer alan sıcak haberlerde şu ifadelere yer veriliyor;

“Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot’nun Irak ve Kürdistan Bölgesi’ni kapsayan resmi ziyareti kapsamında, bugün Erbil’de DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile bir araya gelmesi planlanıyor.

Edinilen bilgilere göre, Mazlum Abdi ile Fransız Bakan Barrot arasındaki kritik görüşme, Kürdistan Bölgesi Başkanlığı binasında gerçekleştirilecek.

Fransa Dışişleri Bakanlığı kaynakları, bu ziyaretin temel amacının Fransa ile bölge arasındaki stratejik ortaklıkları pekiştirmek ve ikili ilişkilerin önemini vurgulamak olduğunu belirtti.

Bakan Barrot’nun bugün ayrıca Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile görüşmesi planlanıyor.”

*

Genç nesil hatırlayamayabilir veya hiç bilmiyor da olabilir!.. Terör örgütü PKK’nın Paris yönetimi ile ilişkisi 1981’de François Mitterrand’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ile başladı. Mitterrand'ın 1995 yılına kadar sürdürdüğü 2 dönem görevi süresince eşi Danielle Mitterrand'ın da desteğiyle terör örgütünün Fransa'da dernekleşme faaliyetleri yoğunlaştı. Madam Mitterand PKK aşığıydı. O aşk da Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından en ince detaylarına kadar çok iyi bilinirdi!..

Danielle Mitterrand'ın o yıllarda PKK'lı bir teröriste söylediği, "Siz eylem yapmaya devam edin. Görüştüğüm Fransız yetkililer, 'PKK, Kürt sorunu ile özdeş hale gelmedikçe Türkiye'nin Avrupa'nın istediği adımları atması mümkün değildir.' diyor. Bu nedenle de PKK siyasallaşmalıdır ve ülkem de üzerine düşen görevi yapacaktır. Ben size ülkemin serbest dolaşım hakkı vermesi için çalışacağım." sözleri, bölücü örgüte verilen desteği açıkça ortaya koyuyordu.

Kendisini Kürtlerin temsilcisi olarak göstermeye çalışan terör örgütü PKK, Daniella Mitterrand için o yıllarda "Kürtlerin anası" tabirini yaygınlaştırdı.

PKK'nın destek bulması ve Avrupa'da örgütlenmesinin yolunu açan Mitterrand sonrası Jacques Chirac ve Nicolas Sarkozy döneminde, terör örgütü Fransa yönetimiyle ilişkilerini sürdürdü. PKK ile iltisaklı olan dernek, vakıf ve enstitüler ülkede faaliyetlerini devam ettirdi.

Suriye'de Mart 2011'de iç savaşın patlak vermesiyle kendine daha fazla alan bulan ve karışıklıktan yararlanarak Suriye'nin kuzeyinde bir devlet kurmayı hayal eden YPG/PKK, bu konuda Avrupa’da en büyük desteği Fransa'dan aldı.

Özellikle 2012'de göreve gelen eski Cumhurbaşkanı François Hollande, 2015'te Elysee Sarayı'nda YPG/PKK'nın elebaşlarını ve sözde yöneticilerini askeri üniformalarıyla ağırladı. Fransa'nın mevcut Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Nisan 2019'da YPG/PKK'lı teröristleri SDG adı altında Elysee Sarayı'nda kabul ederek örgüte desteğini üst düzeye çıkardı. 9 Ekim-25 Kasım 2019'daki Barış Pınarı Harekatı sonrası Fransız parlamentosu, YPG/PKK'ya desteğini yineleyerek bölücü örgütün yanındaki pozisyonunu bir kez daha belirginleştirdi. Terör örgütünün Suriye’nin kuzeyinde devlet kurma emellerine açıkça destek veren Fransa, Türkiye’nin 2018’de bölgeyi terörden arındırmak amacıyla düzenlediği Zeytin Dalı Harekatı'na en fazla itiraz eden ülke oldu. Macron'un Fransa'sı, PKK/YPG'nin Suriye’de işgal ettiği bölgede askeri varlık göstermekle kalmadı, Fransız askeri danışmanları Ayn İsa üssünde teröristlere eğitim verdi.

*

TBMM Başkanlığı sırasında, 1994 yılında, Paris’e çok önemli bir ziyaret yapan Hüsamettin Cindoruk’un o günlerde Mitterandlara Türkiye Cumhuriyeti devleti adına nasıl sert mesajlar verdiğini – temasları yerinde izleyen gazeteci olarak- çok iyi bilen biriyim. Cindoruk, bana, “yazılmamak” kaydıyla anlattığı ve hala bu kayıt geçerli olduğu için sadece şunu belirteceğim;

Mitterandların anladığı dilden konuşulmuştu!..

Anlaşılıyor ki; Paris yine fırsattan istifade yaparak, klasik Türk düşmanlığı politikaları çerçevesinde harekete geçti. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, terörist Mazlum Abi ile görüşürken bayan Mitterand’ın ruhunu da çağırsınlar bari. Belli mi olur, bir bakarlar, bayan Mitterand çok tanıdıkları bir ismi de yanında getirir!..