Aralık 2025 döneminde emeklilik için resmi başvuruda bulunan ancak 2007 yılına ait 30 günlük çalışma süresi denetmen incelemesine takılan bir sigortalının durumu, süreçteki bürokratik riskleri gözler önüne serdi.
Fiilen çalıştı, SGK’ya takıldı: Bir ay yüzünden altı aylık maaşı yandı
SGK Uzmanı Nergis Şimşek, köşe yazısında emeklilik bekleyenlerin merak ettiği soruları yanıtladı. İncelemedeki prim günleri, EYT'li memurların yaş şartı, çift maaş hakları ve 2008 sonrası sigortalananlar için kritik uyarılar detaylarıyla açıklandı.
İlgili ayda fiilen çalışmasına rağmen denetmenin olumsuz rapor düzenlediği ve sürecin uzadığı vakada, vatandaş hak kaybı yaşayıp yaşamayacağını sordu.
Uzman Nergis Şimşek, Cumhuriyet gazetesindeki yazısında bu tür durumlarda Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin her zaman uygulanamayacağına dikkat çekti.
Bekleyerek yerine gelen yaş ve sigortalılık süresi gibi şartlarda sonraki aybaşının baz alındığını, ancak bu dosyada temel sorunun prim gün eksikliği olduğunu belirtti.
İptal edilen 30 günlük hizmet nedeniyle talep tarihinde kanuni gün koşulunun oluşmadığı, bu sebeple ilk emeklilik talebinin reddedileceği ifade edildi.
Eksik günlerin isteğe bağlı sigorta primiyle kapatılarak yeniden başvurulması gerektiği, fakat arada geçen 5-6 aylık bekleme süresinin geriye dönük olarak telafi edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı vurgulandı.
Mayıs 1974 doğumlu olan, 1999 Mart ile 2017 Aralık arasında 6500 gün memuriyeti bulunan ve 2023-2025 yılları arasında 700 gün Bağ-Kur ödemesi yaptıktan sonra çalışmayı bırakan bir okurun emeklilik tablosu netleştirildi.
Farklı kurumlarda prim ödemesi bulunan sigortalılarda hangi statünün geçerli olacağı sorusu, 2829 sayılı kanunun 8. maddesi çerçevesinde çözüme kavuşuyor.
Bu maddeye göre, son 7 yıllık yani 2520 günlük fiili hizmet süresi içinde en fazla hangi statüde çalışıldıysa o kanun hükümleri uygulanıyor.
Mevcut durumda hem Emekli Sandığı hem de Bağ-Kur geçmişi bulunan okurun son dönemdeki ağırlıklı hizmeti devlet memurluğunda olduğu için, işlemler 5434 sayılı kanun üzerinden yürüyor. Memuriyet başlangıcı Mart 1999 olduğu için sigortalı EYT kapsamında yer alıyor.
Ancak bundan sonra hiç prim ödemeden, yani çalışmadan emekli olmak isteyenlerin 5434 sayılı kanuna göre ya 25 tam yıl (9000 gün) şartını ya da 61 yaş ve en az 15 tam yıl (5400 gün) koşulunu sağlaması gerekiyor.
Sigortalı çalışmayı bıraktığı ve prim ödemeyeceği için bu şartlar arasında yer alan 61 yaşını beklemek durumunda kalıyor.
SSK emeklisi babasını 2009 yılında kaybeden, geçtiğimiz ay ise Bağ-Kur emeklisi annesini yitiren bekâr ve çalışmayan bir vatandaşın çift maaş alıp alamayacağı merak konusu oldu. Mevzuatın bu konudaki hükümleri net bir şekilde hak sahiplerinin korunmasını amaçlıyor.
5510 sayılı kanunun 34. maddesi gereğince, kız çocuklarına Ekim 2008 sonrasında vefat eden ebeveynlerinden ölüm aylığı bağlanabilmesi için bekâr, dul veya boşanmış olmaları, çalışmamaları ve kendi sigortalılıkları üzerinden gelir ya da aylık almıyor olmaları şartı aranıyor.
Aynı kanunun 54. maddesinde ise hem annesinden hem babasından ölüm aylığına hak kazanan çocuklara her iki aylığın da bağlanacağı hükme bağlanıyor. Bu durumda yüksek olan maaş tam olarak ödenirken, az olan maaşın ise yarısı hak sahibinin hesaplarına yatırılıyor.
Haziran 2009 tarihinde 4/a (SSK) kapsamında ilk defa sigortalı olan, 1970 doğumlu ve toplamda 4852 primi bulunan bir okurun emeklilik hesaplaması yapıldı.
Sigortalılık başlangıç tarihi Ekim 2008 sonrasında kaldığı için kişi doğrudan 5510 sayılı kanun hükümlerine tabi tutuluyor.
Bu kapsamdaki sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için iki temel alternatif bulunuyor: Ya 58 yaş doldurularak en az 7200 prim günü tamamlanacak ya da 61 yaş ve en az 4700 prim günü şartı yerine getirilecek.