Bir yayınevi sahibi düşünün ki, pek çok yazarın bine yakın kitabını yayımlamış... Ama, “Eşi benzeri olmayan bir hayat hikayesi yazmak” içinde hep ukde kalmış... Yıllarca hikayesini yazacağı hayatın izini sürmüş... Doğu Kitabevi sahibi İbrahim Horuz sonunda hikayesini yazmaya değer gördüğü o hayatı bulmuş... Hemen peşinen söyleyeyim; hayatını kaleme almak için seçtiği isim çok isabetli bir seçim olmuş.

Eşi benzeri olmayan bir hayat hikayesi... - Resim : 1

Eşi benzeri olmayan bir hayat hikayesi... - Resim : 2

İbrahim Horuz’un, “Acıyı Bal Yapan Adam” adıyla hayatını kitaplaştırdığı kişi Türkiye’de sağcısından solcusuna herkesin saygı duyduğu ünlü yazar, düşünür, aktivist Lütfü Oflaz...

“Derin Devlet” kavramının ve “Susma! Sustukça sıra sana gelecek” sloganının “mucidi” Lütfü Oflaz gerçekten de entelektüel cenahın renkli ve çok yönlü bir ismi...

Aziz Nesin’in, “Güneşi görmek için göğe bakacaksın, yaşayan efsaneyi görmek için Lütfü Oflaz’a bakacaksın” diyerek övdüğü Lütfü Oflaz kaleminin yanı sıra topluma yön verici eylemleriyle de yankı yaratmıştı. Kimsesiz insanların kimsesi, çaresiz insanların çaresi olacak pek çok sosyal yardım faaliyetlerinde çığır açtı. Yeryüzü Sağlıkçıları, Yeryüzü Vicdanlıları, Yeryüzü İyilik Hareketi, Yeryüzü Sofraları, Yeryüzü Sağlık Evleri gibi pek çok sosyal yardım, paylaşım faaliyetlerinin fikir babası, öncüsü oldu.

2000’li yıllarda “Cumhurbaşkanını halk seçsin” tartışmalarının öncülüğünü yaparken Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Benim de gönlümdeki cumhurbaşkanı adayı” dediği Lütfü Oflaz’ın hayatı gerçekten de acılarla dolu bir roman... Öyle ki, bir zamanlar gişe rekorları kıran Yeşilçam filmindeki “Acıların Çocuğu Küçük Emrah”ın acıları Lütfü Oflaz’ın yaşadıklarının yanında çerez bile olmaz... Kitabı kaleme alan İbrahim Horuz bu durumu, "Lütfü Oflaz'ın yaşadığı bedensel ve ruhsal acıları başka bir insan yaşasa ya delirir ya intihar ederdi. Lütfü Oflaz'ın engelleri başka bir insanda olsa, onun başardıklarını asla başaramazdı. Bu kitap, doğumundan yaşlılığına bir insanın yaşayabileceği her türlü bedensel ve ruhsal acıyı yaşamış bir adamın hayat hikayesidir. Tepeden tırnağa her türlü engeline rağmen, asla başarılamaz denilenleri başarmış bir adamın hayat hikayesidir. “Acıyı bal yapan adamın hikayesidir” diye özetliyor.

İşte Lütfü Oflaz’ın sıra dışı çileli hayatından bazı satır başları:

Ayakları çarpık doğduğu için bebekken çelik tabanlıklar konulan ayakkabılar giymek zorundaydı. Çocuk yaşında çok ağır bir kaza geçirdi, minik bedeni hurdahaş olmuştu. Doktorlar “Bu çocuk yaşayamaz, yaşasa bile yürüyemez” demişti. Yaşamayı da yürümeyi de başardı.

Çocukken annesi iki kez intihar etti. Annesi hastanede ölümle boğuşurken babası ona “Annen ölürse ben sana bakamam, seni yetimhaneye vereceğim” dedi.
Babası, kızına da bakmamış, onu terk edip gitmişti. O kız daha sonra Darülaceze’ye bırakılmış ve orada ölmüştü. Ablasının bu şekilde öldüğünü öğrendiğinde şoka girmişti.
12 Eylül askeri darbesi döneminde hukuksuz yargılamaları, işkenceleri protesto etmek için insan hakları kampanyası başlattı. Götürüldüğü işkencehanede gördüğü ağır işkenceler sonucunda zaten ağır yaralı olan bedeni iyice hırpalandı.
Darbecilere yazıları ve eylemleriyle karşı çıktığı için avukat savunması yaptırılmadan, temyiz hakkı kullandırılmadan, Askeri Yargıtay’ın içtihatları bile çiğnenerek mahkum edildi.

Doğu Kitabevi Tel: 0212 527 29 26

  1. ABDÜLHAMİD’İN İSTANBUL’U

Eşi benzeri olmayan bir hayat hikayesi... - Resim : 3

Yüzyıllar boyunca gerek doğrudan gerekse dolaylı olarak İstanbul’la ilgili yerli ve yabancı, birçoğu da kaynak niteliğine sahip binlerce eser kaleme alındı. Bunlar arasında yabancılar tarafından ortaya konulan eserlerin sayısı da oldukça fazla bir yekûn teşkil eder. Bu meyanda, Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’u ziyaret edecek olan yabancı seyyahlar için hazırlanan rehber niteliğindeki bu kitaplar önemli bir yere sahiptir. Doç. Dr. Fatih Köse’nin yayına hazırladığı, Alman yayıncı Leo Woerl’in İstanbul Rehberi, Sultan 2. Abdülhamid döneminde Almanca’dan Osmanlı Türkçesine çevrilen ve yaklaşık 130 sene önce, yabancı seyyahlar için hazırlanan bir eser. Veli Bey Bolland tarafından çevrilmiş olan bu rehber, İstanbul’un o günkü sosyokültürel kimliği, çarşıları, esnafları, anıtsal eserleri, müzeleri, ulaşım araçları, şehrin sınırları gibi daha aklımıza gelebilecek birçok husus hakkında derli toplu bilgi sunuyor.

Ötüken Neşriyat Tel: 0212 251 03 50