İnanıyorum ki:
Sağdan…
Soldan…
Ortadan…
Kıyıdan…
Yandan.
Nereden bakılırsa bakılsın…
Hangi dille anlatılırsa anlatılsın…
İster İslami düşünce ile ele alınsın ister laik düşünce ile, bu yapılan doğruymuş gibi gelmiyor bana.
*
Bu yaklaşımın içinde:
Ne eşitlik…
Ne hakkaniyet…
Ne de kardeşlik duygusu vardır.
Eğer izin verilmeme gerekçesinde kamuoyunun bilmediği önemli bir gerçeklik varsa, o da açıklanmalıdır.
Böyle bir şey olabilir mi?
Bilmiyoruz ki!
Açıklanabilir mi?
Ondan da pek emin değilim.
Niye değilim?
Çünkü TÜGVA hangi gerekçe ile izin istemiş ve İstanbul Valiliği TÜGVA’ya izin vermiş ise CHP de aynı gerekçe ile izin istemiş olmalı.
Başka türlüsünü düşünemiyorum.
O nedenle de İstanbul Valiliği bu ‘Masum’ talebe, niye izin vermesin ki?
*
Amaç aynı çünkü.
İsrail’in Filistin üzerinden yaptığı bu büyük SOYKIRIMA, TÜGVA haklı olarak isyan etti. Geçtiğimiz pazar günü de izin verilmiş olsaydı CHP de isyanını yine haklı olarak dile getirecekti.
Maalesef -kısıtlı şartlarda- basın açıklamasıyla dile getirildi.
CHP İstanbul İl Başkanı söylenmesi gereken ne varsa söyledi…
Amaç da bu idi zaten.
İsrail soykırımının dünyaya bir kez daha duyurulmasıydı, duyuruldu.
Bence vuslat -görünüşte eksikmiş gibi başlasa da- hasıl olmuştur, diye düşünüyorum.
*
Diyeceksiniz ki o zaman sorun neydi?
Valilik neden izin vermedi?
Ben de anlamadım sorunun ne olduğunu, neden izin vermeyişini.
İhtimaldir o dur ki sanki İktidar-Ana muhalefet arasında biraz da ‘Yarıştırma ya da benlik’ sorunu olsa gerek.
Hani eğer izin verilmiş olsaydı, CHP’nin o alana toplayacağı kalabalık TÜGVA’nın kalabalığından fazla olsaydı, CHP, FİLİSTİN’E olan duyarlılıklarıyla alkışı alırdı.
*
CHP, AKP’yi de eleştirecekti…
Bu da seçmenin nezdinde AKP için yüze 0,5-01 oranında dahi bir kayba neden olsa, onlar için önemli bir kayıptı.
Siyaset böyle.
*
Oysa AKP Genel Başkanı olarak değil de Cumhurbaşkanı sıfatıyla keşke bu toplantının yapılmasına vesile olsaydı. En azından -bu işe AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın dahli vardır, ya da yoktur bilmiyorum, algı ‘Vardır’ yönünde çünkü- ‘Sayın Erdoğan’dan kortukları için izin verilmedi’ algısını ortadan kaldırmış olmazlar mıydı?
*
Ama şimdi ne oldu?
CHP’nin yürüyüşüne İstanbul Valiliği izin vermedi, o da 9 Şubat 2025 Pazar günü basın açıklaması yapmak istedi.
Sonra, Galata Köprüsü’nün her iki ucundan girişler engellendi.
Çile bülbülüm çile.
*
Aynı amaç için yürümek isteyen TÜGVA’ya izin var, CHP’ye yok.
Oldu mu ya şimdi!?
*
Tekmili birden 85 milyonun kardeş olduğu söylenirken, bir kardeşe izin verip, diğerine vermemek olmadı!
Sahiden de:
Hakkaniyet…
Eşitlik…
Ve Adalet bu işin neresinde?
*
Küçücük de olsa, keşke ‘Empati’ kurulabilmiş olsaydı, diyorum hani
Daha doğrusu ‘Duygudaşlık’ diyorum.
Aynı duyguları hissedebilme hassasiyetliği yani!
Ama olmuyor ki… hissedilemiyor ki!