CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu"na açılan "Diploma Davası" Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde görüldü. Savcılık, İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak istendi.
İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın 3. duruşması görüldü. Katılımın yoğun olduğu duruşma, en büyük salon yerine -2'inci kattaki 2 nolu salonda yapıldı.
Bu davaya bakan ilk hakim, kendi talebi olmamasına rağmen dosyadan alınarak Kahramanmaraş’a sürülmüştü. Yerine yeni bir hakim atandı.
Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İmamoğlu Ailesi, CHP PM Üyesi Prof. Dr. Bahadır Erdem, Milletvekili Ali Gökçek başta olmak üzere birçok siyasetçi, diplomatik temsilci ve basın mensubu duruşmada yer aldı.
Avukat Mehmet Can Seyhan ise duruşmada yaşananları anbean salondan aktardı.
Mahkeme, İdare Mahkemesi'nin kararını bekleneceğini açıkladı. Bir sonraki duruşma ise 16 Şubat 2026'ya ertelendi.
'ÇOK YAZIK ÇOK'
İmamoğlu: Çok yazık çok. Sizin yargıçlığınız beş para etmez.
İzleyiciler sıralara vurarak karara tepki gösterdi. Ekrem İmamoğlu’nun annesi ve eşi de tepki gösterenler arasında. Hakim kararı yazmadan salondan hızlıca ayrıldı.
Duruşmaya 14:45’e kadar ara verildi. Ara kararın açıklanması bekleniyor.
Savcı önceki duruşmadaki mütalaasını tekrar ederek idare mahkemesinde görülen İmamoğlu’nun diplomasının iptaline ilişkin davanın sonuçlanmasının beklenmesini talep etti.
İmamoğlu talebe karşın şunları söyledi:
"Ben hukukçu değilim ama bu davanın sürdürülmesi yargıyı lekeler, beni lekelemez. Burada bitirmenizi istiyorum. Burada vereceğiniz karar şunu gösterecek. Mahkeme hukuku siyasete teslim etti veya hukukun onurunu korumaya cesaret etti. Budur. Benim dünya kadar davam var, Ocak ayında 'Çirkin' davam var."
Savcının mütalaasına ise İmamoğlu’nun avukatı Fikret İlkiz şu cevabı verdi:
“Bu iddianamenin kendisi herhangi bir şekilde bir iddiaya dahil değil. Böyle bir iddianame üzerine kurulu bu dava yoktur. Olmayan bir konuda biz kendi kendimize farklı yorumlarda bulunmak üzere tartışıyoruz. Durum şu; bu iddianameyi yazarken idare mahkemesindeki davanın olduğunu biliyordunuz. Bu iddianamenin hiç yazılmaması gerekirdi. Olmayan bir suç üzerine nasıl savunma yapacağız. Şimdi 'İdare mahkemesini bekleyelim' diyorsunuz. Ceza mahkemesi burada bağlayıcıdır. İdare mahkemesi durumunda böyle bir şey yoktur. Olmayan bir iddia nedeniyle savcının da böyle bir mütalaası yoktur.”
2 saate yaklaşan İmamoğlu'nun savunması tamamlandı. Duruşma, avukatların savunmalarıyla devam ediyor.
'KARAR VERİLMİŞ ZATEN, BAĞLAMAYACAĞIZ'
Av. Hasan Fehmi Demir: Sayın Başkan kütükteki yanlış yazımdan dolayı suçlanıyor. Tesadüf hepimiz İstanbul Üniversitesi mezunuyuz, öğrenci işlerinin görevinde olan bir iştir. İmamoğlu’nun sunduğu sahte bir evrakı yoktur. O zaman bu sahteciliğe öğrenci işleri ve üniversite yöneticileri de iştirak etmişlerdir. Örgüt bile kurmuş denebilirdi hatta. Bu iş bu kadar yalındır.
İkinci olarak İmamoğlu geçiş olmadığını bildiği halde kayıt yaptırdığı ve böylelikle kamuoyu oluşturduğu söyleniyor. 19 yaşındaki öğrenci kamuoyunu nasıl oluşturabilir? Biz anlayamıyoruz. Sayın İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi'ne sunduğu tek bir gerçek dışı evrak yoktur. Daha ne diyelim?..
Avukat Mehmet Pehlivan’ın talebi vardı buna ilişkin karar verecek misiniz?
Hakim: Karar verilmiş zaten, bağlamayacağız.
'KARARINIZ HATALIDIR'
Demir: Bu davada bu celse karar vermeniz gerekir. Suç yoktur, iştirak yoktur, sahtecilik yoktur.
Demir: Bizim üniversitede geçiş olmaz diye tanıklık yapan Özalp Tozan, İmamoğlu’nun geçiş belgesine imza atmış. Ne diyeceğiz ki buna? Artık ne biçim baskı altındaysa.
Av. Tora Pekin: Av. Mehmet Pehlivan’ın duruşmaya bağlanması meselesini karar verilmişti dediniz kısa geçtiniz. Ama irdelemek gerekir. 5 aralıkta meslektaşımız dilekçe sundu, cübbbesi de temin edildi. Kararınız hatalıdır.
Pekin: Geçen perşembe eski hakim duruşma yaptı, sizi buraya getiren aracın yazısını bile eski hakim yazdı, ne oldu da bugün siz çıktınız? Bu doğal hakim ilkesine aykırıdır.
Hakim: Cuma günü bitti görevi.
Pekin: Cuma mesai sonrası yazılmış yazı ama neyse kayda geçirmiş olalım. Belli ki HSK Anayasaya 37 nin varlığına inanmıyor.
Pekin: Doğal yargıç ilkesi nedir? Sizi yargılayacak hakimi biliyor olmanızdır. Bizim müvekkilimiz bunu bilemiyor, her celse değişiklik yapılıyor.
Pekin: Önceki hakim SON TV hedef göstermesi ile gönderildi. Performansı hoşa gitmedi belli ki. Suç duyurusunda bulunmasına rağmen. Bunlar adil yargılanma hakkına aykırıdır.
Av. Nusret Yılmaz: Diploma iptal kararına dayanak rapor sonradan 2 üye eklenmiştir. Bu rapor yok hükmündedir.
Yılmaz: 572 yıllık bir üniversitede, en gözde hukuk fakültelerinden biri olarak kabul edilen yerde bir idare hukukçusu olmadan onkoloji akademisyenleri imzası ile rapor tanzim edilmiştir. Bu kabul edilemez.
Av. Bürgehan Emrah: Diploma iptal kararının hukuksuz olduğu belli olduğu için bir sahtecilik bulmaya çalışıyorlar bu yüzden böyle davalar açıyorlar.
'MAÇ ORTASINDA HAKEM DEĞİŞTİRİLMEZ'
İBB Başkanı İmamoğlu salona alkışlarla geldi. Hakim ise alkışın yapılmamasını istedi. Görüntü almanın da yasak olduğu hatırlatıldı.
İmamoğlu'nun başladığı savunmasından öne çıkan satırlar şöyle:
“Bu dava adaylığımı engelleme girişimidir, siyasi operasyondur. Beyanlarımı bu yönde dinleyin lütfen. Kalben konuşacağım, sizin de öyle dinlemenizi istiyorum. Yüce Türk yargısı, salon beğenmiyor, yargıç beğenmiyor. Umarım sizin gibi şerefli hakimlerin başına bir şey gelmez diyeceğim ama maalesef geliyor. Zalimlere karşı mücadelemde kararlıyım. Beni kimse yıldıramaz."
Gücüm her gün artıyor, 86 milyonun arkamda olduğunu biliyorum. Mücadeleyi katiyen bırakmayacağım. Mücadelenin kutsal olduğunu biliyorum. Mücadelem Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet yaşaması ve demokrasiyle taçlanması mücadelesidir. Susmayacağız, daha gür sesle konuşacağız, cesareti büyüteceğiz. Ben buraya suçlamaya geldim. Adil yargıyı engelleyenlerin, adil ve bağımsız mahkemelerde yargılanacağı günler yakındır.
Adımın geçtiği her davada hakimler değiştirildi. Bunu sizin itibarınızı korumak için söylüyorum. Siyasete göre mi karar veriyorsunuz, Türk Milleti adına mı göreceğiz. Bu mahkemenin de hakimi değişti. Sizin de durumunuz zordur biliyorum ama gönderilen hakimin işi daha zor. Kendisi zan altında bırakıldı.
Maç ortasında hakem değiştirilmez. Ben bir soru soracağım, ben iddia edilenin aksini ispatlasam bu baskı altında bağımsız bir karar verebilecek misiniz? Hakim değiştirerek adalet değiştirilemez. Bugün gizlerseniz yarın açığa çıkar.
İMAMOĞLU'NDAN HAKİME İMALI SORU
İmamoğlu önceki celsede ‘su içebilirsiniz’ diyen hakimin sürgününe işaret ederek, ‘Tehlikeli bir soru soracağım, su içebilir miyim?’ diye hakime sordu.
Hakim, ‘Tabii’ diye yanıt verirken, İmamoğlu da ‘Teşekkür ederim’ dedi. İmamoğlu savunmasına devam ediyor:
Neymiş, evrakta sahtecilik yapmış. Yalan, dolan, iftira. Diplomam anamın ak sütü kadar helaldir. Siz geri sarıp 19 yaşındaki Ekrem’i yargılamaya çalışıyorsunuz.
Diplomamla uğraşanlarla sonsuz mücadele edeceğim, buradan duyuruyorum. Ben konumum ne olursa olsun hesap soracağım onlarla. Adil bir şekilde. Öbür dünyada da soracağım hesabını. Bu dava diploma davası değildir, Ekrem İmamoğlu’num Cumhurbaşkanı Adaylığının engellenmesi davasıdır. Bu absürt günleri aşacağız, kimse merak etmesin. Kendimi tarihteki en korkusuz insan olarak görüyorum. Bu tezgahın içinde bulunanları affetmeyeceğiz.
SORU POLEMİĞİ
Bu sürecin içinde olanlar evlatlarının yüzüne bakamayacak. Bu dosyayı derhal kapatın Sayın Hakim, yargının namusunu kurtarın. Bu davada 19 yaşındaki İmamoğlu yargılanıyor, zaten şu an da 25 yaşında gösteriyorum gencim de neyse sağlığım yerinde.
Hakim: Ekonomik durumunuz iyi değil miydi o zaman? Böyle bir yazı var dosyada.
İmamoğlu: O mu dikkatinizi çekti. Hemen açıklayacağım. Sahtecilik dosyasında benim 19 yaşımdaki Fakirliğim ilgilendirdi sizi. O zaman öyleydi. O dönem sıkıntılarım vardı İstanbul’a gelmek istiyordum.
Hakim: Evet, Girne Amerikan Üniversitesi'ne banka hesabınızı bildirmişmişsiniz.
İmamoğlu: Bu soruya ne denir biliyor musunuz; “zurnanın zırt deliği” Sahte evrak falan yok.
Hakim: Evrak sahte demedim zaten.
İmamoğlu: Benim tavsiyem sorularınızı iyi düşünün Sayın Hakim. İptal edilen diplomalardan bir tek benim hakkımda dava açıldı, neden biliyor musunuz? Cumhurbaşkanı Adayı olduğum için olabilir mi?
Hakim: Bilemiyorum.
İmamoğlu: Bilemezsiniz tabii çok zor bir soru bu.
Hakim: Soruşturmayı ben yapmıyorum.
İmamoğlu: Beni devre dışı bırakacaklarmış bu uyduruluk davalarla, Sıkar, beni devre dışı bırakamazsınız.
'BURADA SİZİN DE HAKKINIZ YENİYOR'
Ben 19 yaşında çok iyi düşünmüşüm. Yarın bir gün namussuzun biri çıkar diye. Bütün belgelerimi saklamışım. Bu benim diplomam. Köküne kadar gerçek. Hepsi gerçek. İmzam olgunlaşmış biraz ve fotoğrafımda Ergenliğin verdiği bir çirkinlik olur bu yaşlarda o kadar olur. (Kartondan göstererek)
İmamoğlu hakime “Siz hangi üniversiteden mezun oldunuz?” diye sordu. Hakim, “İstanbul Üniversitesi” yanıtını verince İmamoğlu, “Burada sizin de hakkınız yeniyor” ifadelerini kullandı.
Bu nasıl bir korku ya? Ben öyle korkulacak biri değilim. Neden korkuyorlar? birini seçimle devireceğim diye, emekli olup gidecek diye. İstanbul Üniversitesi Rektörü bir zavallıdır, bu suçun işbirlikçisidir. Seni hikayeci, masalcı rektör. Yandaş medyaya ropörtaj veren rektör seni kınıyorum. Bu rektörün telefonda bana o cılız sesiyle dediğini burada söylemeyeceğim. Devlet üniversitesi rektörü aparat olmuştur. Bu akademiye hakarettir. Akademisyenler merak etmesin, bizim iktidarımızda atanmış rektörlerle yöneltilmeyecek üniversiteler. Buradan mücadele veren Boğaziçi Üniversitesinin akademisyen ve öğrencilerine selam gönderiyorum.
Bu savcılık rahmetli Denktaş’ın desteği ile Bakanlar Kurulu kararı ile kurulan yavru vatandaki üniversiteye şirket diyor ya böyle bir şey olabilir mi. Bu yavru vatana hakarettir. Kuzey Kıbrıs sizin de onurunuz değil midir Sayın Hakim?
Hakim: Elbette.
Savcılık dil sınavına girmemiş diyor yalan atıyor ya, iyi ki belgemi saklamışım ya. Koca savcı terfi edecek diye yalan atıyor ya. İddianameyi yazanları suçluyorum, böyle iddia makamı olmaz. Keşke kendisi burada olsa da ona söylesem. Duruşma savcısı alınmasın. Giden hakim suç duyurusunda bulunmuş, kendisine teşekkür ederim. Gönderilen Hakim dosyanın namusunu korumuş ve size lekesiz bir dosya bırakmıştır. Yolu açık olsun.
Cesaretiniz varsa kendinize güveniyorsanız samimiyseniz kul hakkında gerçekten saygınız varsa herkesin mal varlığı en geniş şekilde incelensin. En tepeden tırnağa. Ak koyun kara koyun ortaya çıkar böylece. Kimin diploması sahte kimin diploması yok ortaya çıksın."
'DOĞUMUMU BİLE İPTAL EDECEKLER'
Duruşmada MSB’den İmamoğlu’nun diplomasını askerlik başvurusunda da kullandığı yönünde yazı geldiği belirtildi. İmamoğlu, hakimin sorusuna “Askerliğimi de hatta doğum belgemi de iptal edin. Annem, babam burada olmasa doğumumu bile iptal edecekler” dedi.
Bir ekonomik durum beyanı hakkında soru soran hâkime İmamoğlu, “Benim fakirliğim sizi bu davada neden ilgilendiriyor? Bir dönem sıkışık bir zamanım olmuştu. O zamanlar iyi olmadığım yönünde beyanım olmuş. İnsanın milyonlarca lirası vardır ama fakirdir. Bazı insanların da bin lirası vardır ama çok zengindir. Benim gönlüm zengin önemli olan da o” yanıtını verdi.
'SİZ SANIK ROLÜNDESİNİZ BEN HAKİM ROLÜNDEYİM'
İmamoğlu: Önceki hakimin gönderilmesine bu kadar takılmadınız. İki söz etmenizi isterdim. Allah sizi de korusun.
Hakim: Hepimizi korusun.
İmamoğlu: 91 de alınan bir karar 90’ı bağlar mı bunu soruyorum?
Hakim: Siz sanık rolündesiniz ben hakim rolündeyim.
İmamoğlu: Ben sanık rolünde değilim siz de rolde değil makamdasınız.
Hakim: Sözleriniz bitti mi?
İmamoğlu: Şimdilik.
DETAYLAR GELİYOR...