Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. E-ticaret dünyası asla sakin bir mahalle değil. Hele söz konusu Amazon Prime Day olunca… Orada her yıl ayrı bir kavga, ayrı bir iddia, ayrı bir dedikodu patlıyor.

Bakın bu yılın bombasını kim patlattı?

Momentum Commerce. “Prime Day’in ilk gün satışları geçen yıla göre tam %41 düştü” dediler. Yani “Amazon eski günlerini arıyor” mesajını net bir şekilde verdiler.

Tabii Amazon durur mu? Şirketin sözcüsü Jessica Martin, Forbes’a çıkıp dedi ki, “Bu rakamlar çok yanlış. Momentum bizim verilerimize erişemiyor, o yüzden yanılıyorlar.”

Bir yandan Momentum diyor ki, “Tamam, büyüme tahminimizi %14’ten %9,1’e indirdik ama Prime Day’in ilk günü satışlar sıradan bir güne göre %477 arttı.”

Düşünsenize… Normalde 1 ürün satılıyorsa, Prime Day’de 5 katı gidiyor. Bu hız sürerse 2025 satışları 2024’ü geçecekmiş.

Adobe Analytics çıkıyor, “Ne %41 düşüşü? Prime Day’in ilk günü online satışlar geçen yıla göre %10’dan fazla arttı” diyor.

Eee şimdi biri “Çakıldı” diyor, öbürü “Rekor kırdı” diyor… Gerçek nerede, muamma. Çünkü Amazon sus pus. Rakam açıklasalar, tartışma bitecek belki de.

Bir de işin Amerikan ticaret politikası tarafı var. Marketplace Pulse’un raporuna bakılırsa, Trump’ın 2 Nisan 2025’te açıkladığı gümrük tarifeleri sonrası herkes “Yurt dışına açılalım!” dedi. Pattern bile diyor ki, uluslararası genişleme başvuruları %47 arttı.

Ama iş gerçek ticarete gelince… Marketplace Pulse diyor ki, o başvuruların çoğu rafta kaldı. Çünkü hâlâ Amazon’daki satıcıların %69’u tek bir pazarda satış yapıyor. Üstelik 6 veya daha fazla pazarda satış yapanların oranı %6,18’den anca %6,23’e çıkabilmiş. Koca gümrük fırtınası bile esnafı yerinden oynatmamış.

Peki Türkiye ne yapıyor bu arada?

Ticaret Bakanlığı’nın yayınladığı E-Ticaretin Görünümü Raporu’na göre. 2024 yılında Türkiye’nin e-ticaret hacmi tam 3 trilyon lira olmuş.

Evet, yanlış duymadınız: Üç trilyon. Üstelik bu rakam bir önceki yıla göre tam %61,7 artış demek. İşlem sayısı da az buz değil, 5 milyar 910 milyon adet.

Üstelik e-ticaretin GSYH içindeki payı %6,5’e çıkmış. Genel ticaretin içindeki payı da %19,1. Yani hâlâ fiziksel ticaretin gölgesindeyiz ama hızla büyüyoruz.

Dolar bazında da iddialıyız: 2019’da 23,9 milyar dolar olan e-ticaret hacmi, 2024’te 89,58 milyar dolara çıkmış. Son beş yılda %274 artış. Az buz bir başarı değil.

Sektörlere bakarsak, başrol yine giyimde.

Giyim, ayakkabı ve aksesuar sektörü 2024’te tam 301 milyar 340 milyon liralık hacim yaratmış. Ardından havayolları, seyahat, taşımacılık, elektronik geliyor.

Kadınlar ise e-ticarette kelimenin tam anlamıyla başroldeler.

2024 itibarıyla e-ticaret harcamalarının %58’i kadınların cüzdanından çıkmış. Giyim, kozmetik, evcil hayvan ürünleri kadınların favorisi.

Erkeklerse elektronik, havayolları, seyahat tarafında daha aktifler.

Bir de hızlı ticaret var ki… Yani dakikalar içinde sipariş kapında. 2024’te bu segment %98,1 büyüyerek 249,8 milyar liraya ulaşmış.

Düşünün, sadece hamburger 20,2 milyar liralık hızlı ticaret hacmi yaratmış. Döner, pizza, kebap onu takip ediyor. E-ticaretin bile fast-food’u var artık.

C2C, yani tüketiciden tüketiciye ticaret de hızla büyüyor.

2024’te 9,8 milyar liralık hacme ulaşmış. Özellikle ikinci el giyim, elektronik, oyuncak, anne-bebek ürünleri bu alanı sürüklüyor. Hem sürdürülebilirlik hem de uygun fiyat derken, insanlar kendi aralarında ticaret yapmayı seviyorlar.

Velhasıl Prime Day cephesinde Amerika’da fırtına koparken, Türkiye e-ticarette turbo motora geçmiş durumda. Ama işin uluslararası kısmında hâlâ biraz tereddütlüyüz.

Marketplace Pulse’un dediği gibi, “Herkes yurtdışına açılmak istiyor ama harekete geçen az.”

Yine de umut var. Kim bilir… Belki birkaç yıl sonra Prime Day tartışmalarında Türkiye, 3 trilyon değil, 10 trilyonluk e-ticaret hacmiyle konuşulur.

E-ticaret bu; sürprizlerin bittiği yer değil.