Altın, kritik bir eşikte bulunuyor. Ons altın, 2026 yılının Ocak ayında gördüğü 5 bin 598 dolarlık tarihi zirvenin ardından geri çekilerek sert bir düşüş yaşadı. Buna rağmen fiyatlar geçen yılın aynı dönemine göre hâlâ yaklaşık yüzde 40 daha yüksek seviyede bulunuyor. Uzmanlara göre piyasadaki ana belirleyici unsur artık yalnızca jeopolitik riskler değil; ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası, tahvil getirileri ve doların küresel gücü altın üzerinde çok daha belirleyici hale gelmiş durumda.
Altında yön aranıyor: Altın tahminleri güncelleniyor, 6 bin dolar senaryosu hala masada
Güçlenen dolar, yükselen ABD tahvil faizleri ve Orta Doğu’daki gerilimler, yatırımcıların güvenli liman arayışını yeniden şekillendiriyor. Dev bankalar tahminlerini güncellerken, piyasalarda artık tek soru var: Altında yeni zirve mi geliyor, yoksa sert düzeltme sürecek mi?
ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin son bir yılın zirvelerine yaklaşması, yatırımcıların altından çıkıp faiz getirili araçlara yönelmesine neden oluyor. Çünkü altın, faiz getirisi olmayan bir yatırım aracı olarak değerlendiriliyor. Özellikle dolar endeksindeki güçlenme de altını küresel yatırımcı için daha pahalı hale getiriyor. Bu durum kısa vadede altın fiyatları üzerinde baskıyı artırırken, piyasalarda “düzeltme süreci devam edecek mi?” sorusunu gündeme taşıyor.
Dünyanın önde gelen yatırım bankaları ise altına ilişkin tahminlerini yeniden güncellemeye başladı. JP Morgan, yatırımcı ilgisinin zayıfladığını belirterek 2026 yılı ortalama altın fiyatı tahminini aşağı çekti. Banka, kısa vadede baskının sürebileceğini kabul etse de yıl sonuna doğru toparlanma bekliyor. Kurumun senaryosuna göre merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi ve ETF girişlerinin yeniden hızlanması halinde ons altında yeniden 6 bin dolar seviyesi görülebilir.
ANZ Bank da benzer şekilde kısa vadeli baskının süreceğini ancak jeopolitik risklerin piyasayı yeniden yukarı taşıyabileceğini düşünüyor. Goldman Sachs ve UBS gibi kurumlar ise daha iyimser bir tablo çiziyor. Özellikle Orta Doğu’daki gerilimlerin büyümesi, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme politikaları ve küresel enflasyon korkularının sürmesi halinde altının yeniden güçlü yükseliş trendine girebileceği belirtiliyor.
Piyasalardaki genel beklenti ise 2026 yılı boyunca ons altının 4 bin 900 ila 5 bin 600 dolar bandında dalgalanacağı yönünde şekilleniyor. Ancak ekonomik verilerde yavaşlama sinyalleri görülmesi durumunda piyasalarda faiz indirimi beklentileri yeniden güçlenebilir. Böyle bir senaryo, altın için yeni bir yükseliş dalgasını tetikleyebilir. Uzmanlara göre özellikle ABD işsizlik verileri, PMI rakamları ve enflasyon göstergeleri önümüzdeki haftalarda altının yönünü belirleyecek en kritik başlıklar arasında yer alıyor.
ABD ile İran arasındaki gerilim ve Orta Doğu’daki ateşkes sürecine ilişkin belirsizlikler de altın piyasasında yakından izleniyor. Jeopolitik risklerin büyümesi halinde yatırımcıların yeniden güvenli liman arayışına yönelebileceği değerlendiriliyor.
Analistler, özellikle enerji piyasasında yaşanabilecek yeni krizlerin enflasyon baskısını artırabileceğini, bunun da uzun vadede altın fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabileceğini ifade ediyor. Teknik analizlere göre ons altında kısa vadeli görünüm zayıf kalmayı sürdürüyor. Fiyatın önemli hareketli ortalamaların altında işlem görmesi satış baskısının devam ettiğine işaret ediyor.
Altın piyasasında şu an en büyük tartışma, son iki yıldaki tarihi rallinin devam edip etmeyeceği. Bir kesim yatırımcı merkez bankalarının yoğun alımları ve küresel risklerin altını yeniden rekor seviyelere taşıyacağını düşünürken, diğer kesim yüksek faiz döneminin altın üzerindeki baskıyı uzun süre devam ettireceğini savunuyor. Önümüzdeki haftalarda açıklanacak ekonomik veriler ve jeopolitik gelişmelerin, yalnızca altının değil tüm küresel piyasaların yönünü belirlemesi bekleniyor.