Türkiye’nin yakın sınırında şiddetlenerek devam eden çatışma karşısında Türkiye’nin taraflara ateşkes ve barış çağrısı yapması gerektiğini ifade eden emekli Büyükelçi Onur Öymen, “Bu çağrıyı yaparken ülke olarak üzerinize düşeni yapmaya hazır olduğunuzu da dile getirmeniz önem taşır. Bu tür hassas süreçlerde ilk gereken tarafların silahtan uzak durmasını sağlayacak tavrı ortaya koymaktır, diplomatik olarak” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın dün iftar yemeğinde basın yayın kuruluşlarını Ankara temsilcileri ile buluşmasında “Türkiye’nin bu savaş ortamında kendisini korur” yönündeki açıklamasının sürecin parçası olduğunu kaydeden emekli Büyükelçi Onur Öymen, “Türkiye kendini korur ifadesi elbette Türkiye’deki ABD üslerine yapılacak bir saldırı karşısında atılacak adımların ifadesidir. İran eğer böyle bir adım atarsa zaten ABD ve İran arasındaki savaşın Türkiye’ye sirayet etmesi söz konusu olabilir” diye konuştu.

Hakan Fidan’ın “Türkiye’nin savaşı geciktirdi” sözlerine de dikkat çeken Onur Öymen, “Türkiye’nin içinden geçtiğimiz süreçte bölgedeki istikrarın bozulmaması ve savaşın genişlemesini önleyip, durdurmak amacıyla yapması gereken ilk açıklamanın taraflara ateşkes ve barış çağrısı ve bu doğrultuda gösterilecek çabalara katkı sunmaya hazır olduğunu, diplomatik olarak yapabileceği ne varsa yapabileceğini ifade etmektir” dedi.

Fidan’ın en kötü senaryo olarak ifade ettiği “çatışmanın bölgeye sıçraması” sözlerini de değerlendiren emekli Büyük elçi Onur Öymen, ABD ve İran arasındaki savaşı bölgeye yayılmaya başladığına da dikkat çekerek, “İran’ gerçekleştirilen saldırının ardından İran’da bölgede Amerikan üslerinin konuşlu olduğu ülkelere yönelik hava saldırıları gerçekleştirdi. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan’daki üsleri vurdu. Bu saldırılar ne kadar sürecek? İsrail, Lübnan’a kara harekatı başlattı, bu kara harekatının da ne kadar süreceğini bilemiyoruz. Meselenin Hürmüz Boğazı boyutu var, bu noktada ne tür gelişmeler yaşanabileceğini kestiremiyoruz. Bu nedenlerin toplamına baktığınızda ateşkes çağrısının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bölgede yaşanan gelişmelerin önümüzdeki süreci görmeyi zorlaştırdığını anlatan Onur Öymen, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Belirsiz bir ortam olmasına rağmen diplomatik süreçlerin bu kadar sessiz olması da ayrıca dikkat çekici bir konu. Oysa yapılacak bir çok şey var diplomatik olarak. BM Güvenlik Konseyi toplanabilir ve yaşananlar karşısında bir çağrı yapıp, sonuç elde edebilir, bir karar alınabilir. Ancak üyeler bir türlü anlaşıp bir araya gelemiyorlar. Diplomatik olarak çatışmaların durdurulması için birçok şey yapılabilir ama sessizlik var.”

İran’ın böyle bir ortamda Türkiye’deki üsleri vurmasının da tatsız sonuçlara yol açabileceğini dile getiren Öymen, “Türkiye topraklarına yönelik bir saldırı söz konusu olur ki, bunun da sonuçları ayrıca sorun yaratacaktır. İran’ın içindeki radikal gruplar böyle bir karar verebilir mi bilemiyoruz elbette. İran’ yönelik saldırılarda rejim değişikliğini beklemek ise bugünkü ortamda gerçekçi olamayacaktır. İran üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından sokaktaki göstericiler de rejime yönelik protestolarını bir kenara bırakıp İran devletinin yanında saf tuttu” dedi.